|
![]() |
|
Knesset'te bir Arapİsrail Parlamentosu'nun Arap milletvekili Dehamshe, Türkiye ve İsrail'in Ortadoğu'da yaşayabilmek için komşu devletlerle işbirliği yapmak zorunda olduğunu söylüyor KÜRŞAT AKYOL
İSTANBUL - Abdulmalik Dehamshe, 120 sandalyeli İsrail Parlamentosu'nun (Knesset) 11 Arap milletvekilinden biri. Köktendinci Hamas örgütü ile aynı adı taşıyan 'İsrail'de İslami Hareket'ten 1996'da milletvekili seçildi. Parlamentodaki Birleşik Arap Listesi'nin de başkanı. 51 yaşındaki Dehamshe'nin mesleği avukatlık. İsrail işgali altındaki Batı Şeria ile Gazze'deki Filistinlileri mahkemelerde savundu. Ekim 1997'de salıverilen Hamas lideri Şeyh Yasin'in de dokuz yıl avukatlığını yaptı.Dehamshe, Radikal'in sorularını yanıtladı. Knesset'te bir Arap milletvekili olarak, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? - Knesset'te bizi hükümet ve karar mekanizmasının dışında tutuyorlar. Tüm Arap milletvekillerine, Arap halkına ve Yahudilerin bir kısmına karşı ayrımcılık var. Doğulu Yahudiler de (Seferatlar) ikinci sınıf olarak görülüyor. Araplar ise üçüncü sınıf. Bu resmen ya da yasal olarak yapılmıyor. Fakat yaşamın içinde görüyorsunuz. Sistemin hem içinde hem dışında görünüyorsunuz? - Bana kalırsa, sistemin içindeyiz. İsrail devletinin gerçek çıkarı, kendi halkıyla ve Arap - Müslüman komşularıyla barış içinde yaşamaktır. İsrail ve Türkiye'nin, Avrupa ve ABD'nin başını çektiği politikaları tamamen yanlış. Eğer coğrafi olarak var oldukları Ortadoğu'da yaşamak istiyorlarsa, komşu devletlerle işbirliği yapmak zorundalar. Fakat Parlamento Başkan Yardımcınız Nawaf Massalha bir Arap milletvekili... - Parlamentoda yaptığım ilk konuşma Arapçaydı. Arapça İsrail'in resmi dillerinden biri. Fakat bunu daha önce kimse yapmamıştı. İbranice'yi parlamentodaki Yahudi milletvekillerinin yüzde 80'inden daha iyi konuşmama rağmen, 'Anadilimde konuşmak benim hakkım' dedim. Şimdi buna alıştılar. Knesset'teki ilk günlerimden bu yana bir mescit yaptırmak için mücadele ettim. Sonunda anlaştık ve bana parlamentoda mescit olarak kullanabileceğim bir yer verdiler. Yasal olarak demokrasiyi inkâr edemiyorlar fakat yapabildikleri herhangi bir şekilde ayrımcılığa devam ediyorlar. İsrail bir Yahudi devleti mi? - İsrail'in bir Yahudi devleti olduğu fikrine katılmıyorum. Bütün vatandaşlarının devleti. Biz Araplar, vatandaşların yüzde 20'siyiz ve yaşamın her alanınıda eşit haklarımız olmalı. İslami Hareket üyesisiniz. Bir tür otonomi mi oluşturmak istiyorsunuz İsrail'de? - Parlamentoya girdiğimde birileri bana 'Diğer milletvekillerini İslam'a yönelmeleri için ikna etmeye çalışacak mısınız?' diye sordu. Onlara açıkça, 'Bu politikadır, benim İslam inancım başkadır. Knesset'te politika yapılır' dedim. Benim isteklerim ve politik amaçlarım birbirinden ayrı. Bir şeriat devleti şu anda benim işim değil. İstekler, insanın hayal edebildikleridir. Fakat ben şu anda insanların ihtiyaçları için en iyisini yapmakla uğraşıyorum. Kendime göre hâlâ iyi bir Müslümanım. Köktendinci HAMAS'ın lideri Şeyh Ahmed Yasin'in avukatlığını yaptınız... - Şeyh Yasin, HAMAS'ın kurucusu ve lideridir. HAMAS, siyasi bir hareket olarak kuruldu. İlk yıllarında 1987'den 1990, 1991'e kadar şiddet kullanmadı. 'Bizi yalnız bırakın' diye barışçı gösteriler yaptı. Fakat daha sonra, Arap topraklarına Yahudi yerleşimciler geldiğinde ve İsrail ordusu Filistinli kadın ve çocukları öldürdüğünde HAMAS, 'Öldürmeyi durdurun, yoksa biz de başka yollar deneriz' dedi. Bu dönemde Şeyh Yasin hapisteydi. (Şeyh Yasin, 1989'dan serbest bırakıldığı Ekim 97'ye kadar İsrail hapishanelerindeydi.) Hapiste bile barış adamı olduğunu söyledi. Ben, HAMAS üyesi değilim. Aralarında Şeyh Yasin'in de bulunduğu örgüt liderlerini temsil eden İsralli bir avukatım. Bu nedenle ne düşündüklerini ve İsrailli yetkililere neler söylediklerini biliyorum. İsrail ordusu, sivilleri ve HAMAS'ın bazı gruplarını öldürmeye devam edince, İzeddin El Kasım (HAMAS'ın askeri kanadı), İsrail askerlerini öldürmeye başladı, sivilleri değil. Hamas nasıl bir örgüt, terörist mi, değil mi? - Her şeyden önce teröre karşıyım ben. Terörün özyönetim ve bağımsızlık mücadelesi verenler için doğru bir yöntem olduğuna inanmıyorum. Fakat HAMAS, sivilleri öldüren işgalcilere karşı savaşma hakkı olduğunu söylüyor. İsrail ordusu, işgal edilmiş topraklarda terör uyguluyor. Bu bütün dünya tarafından biliniyor. İsrailli askerler bazen hiçbir neden olmadan çocukları öldürüyor. İsrail devleti, kendi terörüne hiç bakmıyor. HAMAS'ın yöntemlerini terör olarak mı tanımlıyorsunuz? - Terörü kullanan, bombalar yapan HAMAS'ın askeri kanadı. HAMAS'ın pek çok kanadı var. Fakat askeri kanadı politik liderliğe itaat etmiyor. Sonuç olarak ben yalnızca HAMAS'ın avukatıyım, onlar adına konuşamam. Bağımsız Filistin devleti kurulsa, hangi tarafta yaşarsınız? - Toprağımızı neden terk edelim. Köyümde yaşıyorum ve kendi Filistin'imi seviyorum. İsrail 1948'de gelmiş, toprağımı işgal etmiş ve beni İsrail vatandaşı yapmış olsa bile köyümü evimi ve ülkemi terk etmeyeceğim. Demokratik olmadığı halde bu devlette yaşıyorum ve haklarım için mücadele edeceğim.
[Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] |
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape veya Microsoft Internet Explorer yazılımlarının 3.0 veya üstü sürümleri ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |