|
![]() |
|
Szabo'ya saygı17. Uluslararası İstanbul Film Festivali tarafından 'Yaşam Boyu Başarı' ödülüyle onurlandırılacak Macar sinemacı Istvan Szabo, dört filmiyle festival programında İSTANBUL - Macar sinemasının usta yönetmenlerinden Istvan Szabo, 17. Uluslararası İstanbul Film Festivali tarafından 'Yaşam Boyu Başarı Ödülü'yle onurlandırılacak. Açılış konuğu olarak İstanbul'a gelecek olan Szabo'nun 'Baba' (Apa), 'Güven' (Bizalom), 'Mefisto' (Mephisto) ve 'Albay Redl' (Redl Ezderes) adlı başyapıtları da festival programında yer alıyor.Szabo 1956'daki Sovyet işgalinden sonra Macaristan'da sinema, özgürlük, bağımsızlık ve başkaldırının simgesi olmuştu. Sinemaya bu kanlı dönemden hemen sonra kısa film çekerek adımını atan Szabo, ilk uzun metrajlı filmi 'Baba'da ülkesinin yakın ve acılı tarihini büyük bir cesaretle sorguladı. Siyah beyaz görüntülerin şiirsel duyarlılıkla yansıtıldığı film, küçük bir çocuğun gözlerinden 2. Dünya Savaşı sonrası Macaristan'ından 15 yıllık bir dönemi perdeye taşıyordu. 1970'de sosyalist toplumda aşk olgusunu resmetmeye çalışan 'Aşk Filmi'yle büyük beğeni toplayan Szabo, bundan sonra çektiği iki filmi Budapeşte kentine adadı. 'İtfaiyeciler Sokağı No: 25' ve 'Budapeşte Hikâyeleri' onu Macar sinemasının en büyük ustası konumuna getirdi. 1979'da Nazi işgali altındaki Macaristan'da sıradan bir ev kadınıyla evinde sakladığı direnişçi arasındaki aşk ve ihanet ilişkisini anlatan 'Güven' tüm dünyada hayranlıkla karşılandı. Savaşın insan üzerindeki yıkıcı etkisini tek bir savaş karesi bile göstermeden ustalıkla anlatan bu film Szabo'ya uluslararası çalışmaların kapısını açtı. 1980'lerde arka arkaya çektiği ve temasal bütünlük içeren filmleriyle görkemli bir üçlemeye imza attı. Klaus Mann'ın aynı adlı romanından uyarlanan 'Mefisto', Szvabo'ya 'En İyi Yabancı Film Oscarı' kazandırdı. Film, Nazi Almanya'sında yükselmek için her yolu deneyen, ruhunu şeytana satan bir oyuncunun öyküsüydü. Yine yükselmek uğruna bütün insani duygularından feragat eden ama eşcinselliğinin kurbanı olan bir subayın öyküsünü anlattığı üçlemenin ikinci halkası 'Albay Redl', aynı başarıyı tekrarladı. 'Hanussen'le üçlemeyi sona erdiren usta yönetmen, ardından, opera sanatı üzerine eğelenceli bir hiciv denemesi olan 'Venüs'le Buluşma'yı çekti. Geçen yılki festivalde gösterilen ve şimdilik yönetmenin son filmi 'Sevgili Emma, Tatlı Böbe' ise, komünizm sonrası çürüyen ve yozlaşan Macar toplumuna acımasız bir bakış niteliğinde. 18 Nisan - 3 Mayıs tarihlerinde yapılacak 17. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin bilet satışları Beyoğlu Emek, Alkazar ve Fitaş; Kadıköy Reks ve Bakırköy Sinema 74'te devam ediyor. (Kültür Sanat)
[Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] |
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape veya Microsoft Internet Explorer yazılımlarının 3.0 veya üstü sürümleri ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |