Ağar, Yüce Divan'lık

İstanbul 6 No'lu DGM, çete suçundan yargılanan Mehmet Ağar hakkında görevsizlik kararı verdi. Mahkeme heyeti, davanın tek tutuklu sanığı Sami Hoştan'ı tahliye etti
ADNAN KESKİN
ANKARA - Susurluk davasına İstanbul 6 nolu Devlet Güvenlik mahkemesinde devam edildi. Mehmet Ağar'ın DGM'de yargılanamayacağı yönündeki İstanbul DGM kararı, tüm çete davalarının Yüce Divan'da birleştirilmesi olasılığını gündeme getirdi. Görevsizlik kararı Anayasa Mahkemesi'nin muhalif üyeleriyle, raportörlerini haklı çıkardı.
Dosyayı inceleyen raportörler Ali Kadri Ediz ve Muvaffak Tatar, Ağar'ın bakanlık yaptığı döneme ilişkin suçlamalar nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılmasının Anayasa'ya aykırı olduğunu savunmuştu. Ağar'ın bakanlığı dönemine ait suçlamaların diğer suçlamalardan ayrı tutulması istenmişti. Mahkeme, itirazları oy çokluğuyla reddetmişti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Güven Dinçer, üye Lütfi Tuncel de raportörlerin görüşü yönünde oy kullanmıştı. Bu görüş paylaşılmış olsaydı, Ağar'ın Yüce Divan'a sevkiyle ilgili prosedür derhal başlatılabilecekti.
Davalar birleştirilecek
Ağar'la hakkında soruşturma açılıp açılmayacağı TBMM gündemine alın oylanacak. Önerge kabul edilirse soruşturma komisyonu çalışacak. Komisyon raporda Yüce Divan'a sevk talebinde bulunu genel kurul bu talebi kabul ederse Ağar, Anayasa Mahkemesi'nde bakan olduğu döneme ilişkin çete suçlamasıyla ilgili hesap verecek.
Karar uyarınca Ağar, 'görevi kötüye kullanmaktan' TCY 240, 'aranan kişiyi saklamaktan' TCY 296. maddeye muhalefet suçlarından da kolay yargılanamayacak. Yargılamanın bu bölümünde Memurin Muhakemat Yasası esas alınacak. Dosyanın bu bölümü İçişleri Bakanlığı'nca incelenecek. Bakanlık, Ağar'ın vali ve emniyet müdürü olduğu döneme ait bu suçlardan yargılanmasına karar verirse bu görüş Danıştay'da görüşülecek. Danıştay olası lüzum - u muhakeme kararını onaylarsa Ağar, Yargıtay'da yargılanabilecek. Bakanlığın men-i muhakeme kararı vermesi halinde de dosya Danıştay'da görüşülecek.
DGM'nin Ağar'la ilgili kararı, tüm çete davalarının Yüce Divan'da birleştirilmesi olasılığını gündeme getirdi. Ağar hakkında Yüce Divan'da dava açılması halinde bu süreç işleyebilecek. Yüce Divan en yüksek mahkeme sıfatıyla İstanbul DGM'de görülen ve Bucak ile özel timcilerin yargılandığı çete davasının arasında fiili irtibat bulunması nedeniyle Yüce Divan'da birleştirilmesine karar verebilecek.

'Çete'den tutuklu kalmadı
GÜLŞAH ÇINAR
İSTANBUL - İstanbul 6 No'lu DGM, 'Çete' suçundan yargılanan Mehmet Ağar'ın, suç işlendiği belirtilen dönemde İçişleri Bakanı olması nedeniyle yargılamasının Yüce Divan'da yapılacağına hükmederek 'görevsizlik' kararı verdi. Mahkeme davanın tek tutuklu sanığı Sami Hoştan'ı tahliye etti.
Dünkü duruşmada önce Sami Hoştan salona alındı ve hakkındaki dava, ana davayla birleştirildi. Ardından Sedat Bucak ve Mehmet Ağar, duruşma salonuna alındı. Ağar'ın avukatı, müvekkili hakkındaki yargılamanın Anayasa Mahkemesi'nde yapılması gerektiğini ve bu nedenle 'görevsizlik' kararı verilmesini istedi.
Mahkeme, Sedat Bucak'la ilgili dosyanın birleştirilmesine hükmederken Mehmet Ağar'la ilgili olarak şu kararı verdi:
"Mehmet Ağar hakkındaki suçların mahkeme dışı olduğu, sanığın suç tarihindeki görevinden anlaşılmaktadır. Bu durum göz önüne alındığında yargılamada görevlinin Anayasa Mahkemesi olduğu ve tüm bu işlemlerin irdelenmeden yargılanmanın yapılmasının uygun olmadığı görüldü." Kararın okunmasından sonra salondan çıkarılan Ağar, "Adalete ve yüce yargıya güvenimiz sonsuzdur" dedi.
Bucak: Silahlar benim değil
DYP Grup Başkanvekili Cihan Paçacı ve Çorum Milletvekili Bekir Aksoy'un da izleyici olarak katıldığı duruşmada daha sonra sanıklar Sami Hoştan, Sedat Bucak, Ali Fevzi Bir, İbrahim Şahin, Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Abdülgali Kızılkaya, Yaşar Öz ve Oğuz Yorulmaz salona alındı.
Eski MİT'çi Korkut Eken ile özel tim görevlileri Enver Ulu ve Mustafa Altınok'un katılmadığı duruşmada Sedat Bucak arabadan çıkan silahların kimin olduğunu bilmediğini söyledi. Bucak, "Ben bu silahların kime ait olduğunun öğrenilmesini sizden çok istiyorum. Devlet bu silahları kime verdiyse bulsun. Ben de kurtulayım" dedi. Bucak, silahlarla ilgili olarak "Ben komisyonda bu konuda cevap vermedim. İhtimaller var. Arabadakilerin ve korumalarındır. Tüm bu insanların değilse, benim arabama olaydan sonra konmuştur" diye konuştu.
Sedat Edip Bucak, Abdullah Çatlı için "O devletin üst düzey görevlisiydi. Ben şuna eminim devletin siyasetle ilgili tamamı Mehmet Özbay'ın, Çatlı olduğunu biliyordu" dedi. Yaptığı her şeyden devletin bilgisi olduğunu, Çatlı'yla da 'tanıştırıldığını' dile getiren Bucak, "Devlet, beni kontrol altında tutmak için onu görevlendirmiş olabilir, devlet bunu yaptıysa en çok ona üzülürüm" diye konuştu.
Mahkeme ayrıca Başbakanlık Teftiş Kurulu raporu ile 22 Aralık 1996'da Çankaya Köşkü'nde yapılan görüşmenin tutanaklarının istenmesine ve Mehmet Eymür'ün yeniden tanık olarak çağrılmasına karar verdi.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 


 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız