ismet.berkan@radikal.com.tr

Damlaya damlaya...

TUNUS - Esenboğa Havaalanı'nın Şeref Salonu hınca hınç dolu. Bu aslında biz gazeteciler için alışıldık bir manzara. Ta Kenan Evren'in cumhurbaşkanlığı döneminden beri, cumhurbaşkanlarının yurtdışı gezileri böyle oluyor.
Tabii yine de, gidilecek ülkeye göre uçağın nüfusu artıp azabiliyor. Mesela birkaç ay önce Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne gittiğimizde uçak o kadar da dolu değildi. Buna karşılık Fransa ve İspanya gezilerinde uçakta oturacak yer yoktu neredeyse.
Orta Asya'ya yapılan gezilerde de hep büyük kalabalıklar oluyor. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Demirel Ukrayna'ya gidecek, eminim onda da uçak dolu olacak.
Uçağı çok kalabalık yapan şey, daha doğrusu cumhurbaşkanı gezilerinde uçakların doluluk oranlarını etkileyen şey, işadamlarının yolculuğa gösterdiği ilgi.
Ama bu kez pek bilinen bir yere değil, eski uzak vilayet Tunus'a gidiyoruz. Acaba bu ilgi neden?
Tunus'a Cumhurbaşkanı seviyesinde ilk gezi 1986 yılında olmuş. Kenan Evren ve beraberindeki heyet Tunus'la ilk iş ilişkilerinin başlamasını sağlamış.
Sonra çeşitli seviyelerde pek çok seyahat olmuş, işte biz bunlardan sonuncusunda, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le birlikte Kuzey Afrika'da, Tunus'tayız.
Diyeceksiniz ki, 'Ne işiniz var Tunus'ta'...
Gezi programına bakınca iş çok. Cumhurbaşkanıyla beraber dört bakan da burada. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Işın Çelebi, Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir, Kültür Bakanı İstemihan Talay ve Turizm Bakanı İbrahim Gürdal. Bakanların dakikası boş geçmeyecek.
Türkiye ile Tunus arasındaki ticari ilişkiler şu anda belki 'önemsiz' diye nitelenebilecek bir düzeyde ama hızla büyüyor. Bugün iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 94.5 milyon dolar. Tunus, Türkiye'nin ticaret fazlası verdiği nadir ülkelerden.
Ve galiba önümüzdeki dönemde bu ticaret fazlası daha da çok büyüyecek, çünkü Arçelik burada buzdolabı fabrikası kurmaya hazırlanıyor. Zaten bakıldığında Türkiye'nin Tunus'a yönelik ihracatında en önemli kalemlerin başında buzdolabı geliyor.
Tam, 'Damlaya damlaya göl olur' misali. Böyle çabalarla Türkiye-Tunus ticareti 1992'den beri büyük bir hızla artıyor. Bu artışın en önemli nedeni ise 80'lerin ikinci yarısından itibaren iş dünyasına hükümetler tarafından gösterilen vizyon.
Yeni pazarlar arama, bulma, işadamlarının ufkunu biraz daha açma politikaları böyle böyle sonuç veriyor işte.
Neredeyse bir haftadır Ankara'da bir Yalım Erez rüzgârı esiyor. Erez'in Odalar Birliği'nin toplantısında yaptığı konuşma bazılarınca alkışlanıyor, bazılarınca eleştiriliyor.
Eleştirenlerin başında Demokrat Türkiye Partisi geliyor. DTP lideri Hüsamettin Cindoruk'un Erez için, "Ağzı olan da konuşuyor, olmayan da" dediğini biliyorsunuz zaten.
Dün sabah Esenboğa'da uçağın kalkmasını beklerken bir yandan da Odalar Birliği Başkanı Fuat Miras'la sohbet ediyorduk.
O sırada DTP'li Ulaştırma Bakanı Necdet Menzir salondan içeri girdi, selamlaşırken de Fuat Miras'a, "Yüksek seviyeler burada" dedi, "Biz halkın içinden geldiğimiz için onların seviyesini göremiyoruz tabii..."
Bu küçük kinayenin nedeni, Yalım Erez'in çıkışıydı kuşkusuz. Erez'in söylediklerini önümüzdeki günlerde daha çok tartışacağız herhalde.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 


 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız