![]() |
![]() |
![]() |
|
Şampiyona selam, futbola devam Şimdi artık şampiyon Galatasaray'ı kutlama zamanıdır. Sezon başında favori gösterildiler, sonra düşüş yaşadılar. Dokuz puan gerilerde kalmalarına karşın inançlarını yitirmediler. Fenerbahçe çöktükçe, dirildiler. İstanbulspor gibi zorlu bir rakibi farklı yenerek, ligin bitmesine bir hafta kala şampiyonluklarını ilan ettiler. Sayısız dedikodulara artık bir son verelim. Çirkinliklerle kirletilen sezonu, futbola saygıyla noktalayalım.İstanbulspor karşısında Sarı - Kırmızılılar'ın taktik ve teknik özellikleri pek söz konusu edilemez. Mutlu sona yaklaştıkça, futbolcuların son anda bir aksilik olmasından korkmaları, başlangıçta ayaklarını bağladı. Ama gerisi beklendiği gibiydi. Gol ve atak yağmurunun ardı, ancak 90 dakikanın sonunda kesildi. Şampiyonluğun kazanılmasında her futbolcunun payı büyük. Ancak, takım tıkanma noktasına gelin, Okan'ı yeniden keşfedip en verimli yere koyan ve takımına vites değiştirten Fatih Terim'e bir kez daha tam puan verelim. Ayrıca, en ihtiyaç duyulan zamanda yıldız olduğunu kanıtlayarak, Galatasaray'a "zor eşikler" atlatan Popescu'yu da baş köşeye koyalım. Peki Fenerbahçe, Şekerspor karşısında ne yaptı? diyeceksiniz. Her zaman yaptığını. Donuk, amaçsız, isteksiz, içi boşalmış, fizik olarak da bitmiş futbolunu oynadı. Şekerspor'a karşı Kemalettin, Galatasaray'ın farklı galip olduğu haberi geldiğinde beraberlik golünü attı. Ama bu gole Şekersporlular kadar, Fenerbahçe taraftarları da üzüldüler. Zira, maçı yenik bitirseler, yıllardır kendilerine cehennem azabı yaşatan Gençlerbirliği, son maçta kaderi için ellerine düşecekti. Futbolun cilvesi işte... Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye maçı bilerek verdiğini iddia edenler, Antalya yenilgisi için kimbilir neler söylediler. Oysa iki Beşiktaş da, hatta Galatasaray karşısında Türkiye Kupası'nı kazanan Siyah - Beyazlılar da aynıydı. Sadece yakaladıkları gol fırsatlarını kullanmak bakımından farklıydılar. Futbolun güzeli Trabzon'da oynandı. Ankaragücü'nün de Bordo - Mavililer'in de sıkıntısı yoktu. Böylece futbolcular hiç bir pres görmeden, yazlık maç gibi oynadılar. O zaman, başta Abdullah olmak üzere üstün teknikli ama fizik olarak yetersizler oyunda sivrildi. Tempo yoktu, hoş hareketler ve goller vardı. Bir de, güçlü atakları ile Selahattin... Hakemlerin Ankaragücü'ne neden gol attırmamaya çalıştıklarını anlayamadım. Son söz Gaziantepspor için. UEFA Kupası'nı hedeflerken "havuz kenarından" atılan birçok can yeleği ile boğulmaktan kurtuluyorlar. Böyle bir kadronun bu duruma gelmesinde en son suçlu, futbolculardır. Sezon başından bu yana gerçek rakiplerinin hangi takımlar olduğunu bir türlü kavrayamadılar. Gelecek sezon için sayın Celal Doğan'a bir öneri; büyükleri yenerek ya da küçümseyerek büyük olamazsınız. Büyüklüğün yolu mütevazı ve hoşgörülü olmaktan ve haddini bilmekten geçer.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |