Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Küçük dev Maradona

Ele avuca sığmaz, kovalasan yakalanmaz bir futbol cambazı görürseniz o bücür; Maradona'dır. Golleri rüya, pasları hülya, onunla müzede mutlaka kupa vardır
Pele'nin gidişinden 16 sene sonra sahalara Güney Amerika'dan bir yıldız daha indi. 13. Dünya Kupası'nda Arjantin'in ele avuca sığmaz bücürü ülkesine tek başına bir kupa daha kazandırdı. 1.65'lik bu küçük dev adamın adı; Diego Armando Maradona...
Dünya; boyu küçük futbolu büyük Maradona'yı hayranlıkla seyrederken, İsveç Başbakanı Olof Palme, Stockholm'de bir sinema çıkışında suikaste uğruyordu...
Ukrayna'da ise "Çernobil" nükleer santrali infilak ediyor ve bir radyoaktif bulut Avrupa'nın üzerine yayılıyordu. İnsanlığı tehdit eden terör ve nükleer araştırmalar sürerken Meksika'nın sıcağında yeni bir Dünya Kupası başladı.

Sadece Sanchez
Ev sahibi Meksika Dünya Kupası'nı evinde ikinci kez yapan ilk ülke olurken, golcüsü Sanchez'le ancak çeyrek finale kadar gidebildi ve Almanya karşısında penaltılarla 4-1 kaybederek elendi.
Dünya Kupası'na ilk kez katılan takımlar ise; Danimarka, Güney Kore, Irak, Fas ve Kanada'ydı.
Fas Milli Takımı, Dünya Kupası tarihinde ilk kez grubundan birinci olarak çıkan bir Afrika takımı oluyordu. Hem de İngiltere, Portekiz ve Polonya'nın önünde...
Hollanda bu kez yok.
Dünya Kupası'nda iki kez final oynamış Hollanda bu kez de kupada yoktu...
Meksika 78'de hep favoriler kazandı.
Fransa iyi bir performans gösterdi. Genç golcü Papin ilk turdaki Kanada maçında takımını galibiyete götürmek için doksan dakikada tam 4 kilo verdi. Fransa, İtalyanları 2-0'la geçtikten sonra Brezilya'yı da uzatmada penaltılarla aştı. Platini bir de penaltı kaçırmasına rağmen Fransa skoru 4-3 yaparak finale doğru ilerledi. Platini ise aynı gün 31. yaşını kutluyordu. Penaltı kaçırdıktan sonra gelen galibiyet için şunları söyledi; "Bu tur, arkadaşlarımın bana en büyük armağanıdır."
Bu muhteşem maç için Pele'nin söyledikleri de şöyleydi; "Dünya Kupası tarihinin en güzel maçlarından biri."

7 ölü 2000 yaralı
Brezilya'da ise mağlubiyetin yankısı ölüm getirdi. Rio'nun merkezinde Jose Martins adlı bir fanatik sokak ortasında tek kurşunla hayatına kıydı. 6 kişi daha kalp krizinden öldü. Hastanelerde ise 2000 yaralı vardı.
Fransızlar, Paris'te Champs Elysees kaldırımlarında sabahlara kadar şarap içtiler ve "Yaşasın Maviler" diyerek Brezilya'yı yenmenin tadını çıkardılar.
Platini, Giresse, Tigana, Fernandez ya bu kez şampiyon olacaklardı ya da hiç bir zaman. Çünkü son Dünya Kupası'nı oynuyorlardı.

Fransa'ya iki tokat
Fransızlar, Arjantin 86'nın final değerindeki Almanya maçına bu hislerle başladı. Ancak, iki devrede birer okkalı tokat yiyen Fransa maçı 2-0 kaybetti.
Talih Fransızların yüzüne gülmemişti. Fransa Dünya 3.sü olduğunda Platini gazetecilere şunları söylüyordu: "Artık motorumda benzin kalmadı."
Almanların antrenörü İmparator Beckenbauer ise; "En tehlikeli rakibi aştık" diyerek korkusunu dile getirmişti. Fransızlar ise 1982'de penaltılarla kaybettikleri maçın rövanşını Almanlardan alamamıştı.

Ne ilah ne melek!
Hiç biri değil. Maradona bir şeytan. Tutsan tutulmuyor, vursan vurulmuyor. Göz hapsine alsan izini kaybettiriyor. Ayağını tutsan eliyle gol atıyor. İngiltere'ye attığı gol bileğinin hakkı. Özel imalat. Bana göre "El işi" İngiltere'ye göre "Hand made". Ya da Fransızlara göre "Main de dieu" yani "Allah'ın eli"
Ya Kupa? O da Made in Maradona...
İngiltere ciddi şekilde ketenpereye geldi. 1966'nın diyetini ödedi. Çizgiyi geçip geçmediği saptanamayan golle İngiltere dünya şampiyonu olmuştu. Bu kez Maradona'nın eli İngiltere'yi Kupa'dan etti!... İngiliz Lineker ise attığı 6 golle "Gol Kralı" olurken, Arjantin de Maradona'yla ikinci kez Dünya Şampiyonu oluyordu.
Maradona maç içinde o kadar etkin bir futbolcuydu ki sanki bir takımı tek .başına başarılya itiyordu. Yetenekleri boyunu aşan bir görüntü sergiliyordu

Maradona
Arjantin oynadığı 8 maçta hep Maradona ile güldü. Sanki takım Maradona ile sahada on iki kişiydi. Bakın neler yapmış Maradona;
Marifetli Bücür
G.Kore'ye karşı üç muhteşem gol pası... 3-1
İtalya'ya karşı Maradona'nın ilk golü... 1-1
Bulgar'a karşı bir gol pası... 2-0
Uruguay maçında bütün takıma muhteşem bir servis... 1-0
İngiltere'ye karşı hakemi bile aldatan bir "El-gol" bir de "Dünya harikası" ikinci gol. Sonuç Arjantin 2- İngiltere 1...
Yarı finalde Belçika'ya iki net gol! Skor 2-0...
Finalde Almanya önünde Arjantin şampiyon!... 3-2
Çünkü Arjantin'in Maradona'sı var.
Oynuyor, oynatıyor, atıyor attırıyor.
Bir de kokain düşkünlüğü olmasaydı... Erken gitti. Futbolseverin onu izleme zevkini yarım bıraktı.
Canını seveyim Pele'nin...

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız