![]() |
![]() |
![]() |
|
Şimdi korkmaya başlayalım ayesilada@radikal.com.trEvet, şimdi hafiften telaşlanmaya başlayalım. Haziran boyunca ısınma panikleri yaşayalım, temmuzda tam gaz bir korku krizine hazırlanalım. Yok yok, ekonomide bir sorun yok. Yani, eskiye nazaran yeni bir sorun yok. Gelişmekte olan pazarlarda yaşanan depremler de bize pek koymaz. Sorun dış politka. Hindistan'la Pakistan arasında yaşananlar bu yaz Türkiye ve Yunanistan'ın girmeye hazırlandıkları tehlikeli üriner yarış için acı bir emsal teşkil ediyor, ama herhalde kimse ders almayacak. Hindu temel dinci iktidar partisi erkeklik ispatı uğruna beş nükleer deneme yapıyor. Eh, Pakistan altında kalacak değil ya, o da altı tane karşı deneme patlatıyor. En az bir milyar insan savaşa sürükleniyor, Çin ve Rusya tetikte. Eğer Sn. Kıbrıs Rum Yönetimi S-300'leri adaya yerleştirme konusunda ısrarcı tutumunu sürdürürse, Doğu Akdeniz istenmeden aynı tip bir maceraya sahne olabilir. Sonuçlar da şimdiden belli: Türkiye, muhtemelen bu füzeleri etkisiz hale getirecek, Yunanlı kardeşlerimiz kısa ama bayağı acı verici bir dayak yiyecekler. Sonra, millet bize yaptırım uygulayacak, uzun süre karnımız ağrıyacak. Piyasaların bu riski tam fiyatlandırdığına emin değilim. Belki de, Türkiye ile Yunanistan o kadar savaşın eşiğine gelip döndü ki, herkes yine bir şey olmaz diye düşünüyor. Haziran boyunca ve hatta temmuzun ilk yarısı boyunca da belki fazla tepki verilmez. Ne de olsa, konu global bir boyut taşıyor. NATO ve İsrail de burunlarının dibinde Rus yapımı füze ve radar tesisleri görmekten pek mutlu değiller, ama karşılarında konu Türkiye'ye geldiği zaman pek rasyonal davranmayan bir Rum rejimi var. Öte yanda ise, sevgili basınımız tarafından `AT bize Haçlı Seferi başlatıyor' zırvası ile milli duyguları pompalanan bir Türk halkı ve sayısal zayıflığı malum bir hükümet. Bu hayra alamet bir denklem değil. Kıbrıs sularında en ufak bir ısınma ciddi ekonomik riskleri de beraberinde getiriyor, her iki taraf için de. Her şeyden önce, turizmi unutun. Turizm gelirlerinin yarısı gitse, takriben GSYİH'nın yüzde 3.5'i civarında bir kayıp olur. Bütçe dengesinde yaşanan olumlu gelişmelere de güle güle demek lazım. En ufak bir savaş hazırlığı bile Türkiye'ye çok acıya patlıyor. Bu işler gittikçe pahalı hale geldi. Bir de bunun ötesinde, AT ile iyice papaz olacağız. İşin bu boyutunun getireceği mali hasarı ölçmek zor. En son ve belki de kısa vadede en büyük tehlike ise bankalara hücum veya Türkiye'den sermaye çıkışı. İlk Körfez krizini hatırlayın. TCMB, bankalara hücumu zar zor önlemişti. Zaten, bankaların 10-12 milyar dolar açık pozisyon taşıdığı söyleniyor. Eğer DTH'ye bir saldırı gelirse, veya dış krediler dondurulursa, bankalar açık pozisyonu ciddi boyutta kısmak zorunda kalabilirler. Türkiye, yaza ekonomik açıdan çok güçlü giriyor, ama buna güvenip dengeleri fazla zorlamamak lazım. Ne diyelim, Allah komşularımıza akıl fikir ihsan etsin. Haziran boyunca piyasalarda kalırım. Olayın vahametini kavrayan müttefiklerimizin bir çözüm bulmasını beklerim. Eğer Kıbrıs konusunda bir uzlaşma olmazsa, temmuz başında, portföyümde dövizin ve reponun payını artırırım. Zaten, malum, kısmeti olmayan hacıyı deve üstünde yılan sokarmış, bizde de 10 yılda bir ciddi özelleştirme oldu, onun da ekmeğini yemek kısmet olmayacak belki.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |