Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Cihannüma

hdevrim@radikal.com.tr
"Le Monde' da zorlanıyor
Aslında beğenilen bir gazetedir Le Monde. Tarafsızlığına tarafsızdır, ama Türkiye aleyhinde yazarken üzüldüğü de pek söylenemez.
Milli Meclis'in ÇFransa, 1915 Ermeni soykırımını alenen tanır diye bir cümleyi, anlamı ve ne işe yarayacağı pek bilinmeksizin onaylamasını, Le Monde'un nasıl karşıladığını merak ettim.
Lagaluga yapıyor: Temenni edilir ki bugün Türkiye'yi yönetmekte olanlar, Avrupa Birliği'ne katılma isteklerinde Fransa'nın yıllardır onları nasıl desteklediğini unutmazlar (31 mayıs). Türkler inşallah fazla heyecanlanmaz, Fransızlar da bu lafı umarız, Ermeni seçmenlere şirin görünmek için Meclis kararı haline getirmemiştir diye, densizliğin üstünü örtmeye çalışıyor.
İşin püf noktası, o günkü bir haberde: Aday Lionel Jospin'in seçim vaatlerinden biriydi.
Gerisi boş laftır!
*   *   *

TELAYNAK
Aslı Erdoğan'ı merak ediyordum (Kırmızı Pelerinli Kent'in yazarı). Nükhet Güz'e teşekkürler. Onu ve çocuk kitapları yazarı Dilara Akıncı'yı (Betonlar Çiçek Açsa ile Çitlembik Kız'ın yazarı) bize tanıttığı için (Ekin Rüzgârı, 31 mayıs, Kanal E).
Aslı Hanım düğmesine basınca konuşmaya başlayıp, dur demeyince susmayanlardan değil. Nükhet Güz'ünse iyi bir dinleyici olduğu söylenemez. Peki, köşe yazarı diye tanıttığınız Türker Minibaş Hanım'a ne gerek vardı? İkametgâh kelimesini telaffuz edemeyen bir yorumcu sıfatıyla mı orada bulundu?
*   *   *

Benim kadın gazetecilerim
Mesleğe adım attığım günden beri, ideal gazeteciler hayal ederim. Berrin İnsel, Betül Mardin, Esin Talu Çelikkan benim, kadın gazeteci hayalimin gözde örnekleriydiler. Berrin gideli çok oldu, Esin'i dün toprağa verdik; Betül'le ben, yola devam edenlerdeniz.
Berrin özel hayatı ağır bastığı için gazeteciliğe uzak düştü. Betül, halkla ilişkiler alanında çalışmayı seçti; iyi etti. İçlerinde mesleğe sadık kalan Esin'di. Ön plana çıkmadan, yıllar yılı radyo ve televizyon gazeteciliğini cephe gerisinden besledi; sağlam kültürü, dili ve karakteriyle.
Üçü de soyluydu; yakın tarihimizi ailelerinin hikâyesi olarak da bildiler. Türkçeye üçü de, anadillerinin yüzünü ağartacak ölçüde hâkim; yabancı dil bilgileri mükemmel... Kadınsı olma özentileri yoktur; üçü de vazgeçilmez, yeri doldurulmaz çalışma arkadaşlarıdır... Bütün meziyetlerini bir bir sayamam, ama mesleklerini onurlandıran genel tavırları ve insanlarla kolay ilişki kurma yeteneklerini de söylemeliyim.
Esin Talu, devlet adamı ünlü edebiyatçıların soyundan gelir. Şair Recai Mehmed Efendi, Türk edebiyatının dönüm noktalarından Recaizade Mahmud Ekrem, dostluğuyla gurur duyduğum babası Ercüment Ekrem Talu, kardeşi, ünlü futbol spikerlerinden rahmetli Muvakkar Ekrem Talu; yeğeni Umur Talu... Benim gibi Türkçeyi dert edinmiş biri için, aile değil hazine! Amin Maalouf'tan çevirdiği Semerkand'ı okuduktan sonra, telefon edip de Eline sağlık! diyemediğim, sesini bir kere daha işitemediğim sevgili dostum!
İstanbul işte! Evet hepimizin dostu, gözdesi, ama bir yandan da bizi birimizden ayrı düşüren kıskanç koca şehir.
Kabataş'tan Ali İhsan Çelikkan kardeşime, Murat'a, Kerem Can toruna, Umur cânıma ne diyebilirim ki; kalan sevgililer hatırına, dayanın bakalım!
*   *   *

Dil Yaresi
Ne uzar, ne kısalırın baş tarafı var mıydı?
Türkçe dostlarından
(Engin Bilginer)
Genç Bilginer'den kısa notlar: Diğer gazeteler kadar Radikal'deki hatalara da değiniyorsunuz, ama gene de can sıkıcı olmalı. Hatalarını kabul edenlerin yanı sıra, kabul etmeyenler de...
Pek olmuyor. Bazı itirazları tartışıp aramızda anlaşıyoruz. Benim yanıldığım ortaya çıkarsa, hemen özür diliyorum.
Yabancı dil bilmeme kompleksini Moğolcayla gidermeye çalışan köylüler azaldı. Şimdi Osmanlıca kelimeleri gereksiz yere ve bilip bilmeden kullanma heveslileri var.
Mesela Meclis ihalesinde keyfiyet başlığını verenler (Radikal, 29 mayıs). Belli ki, demek istedikleri keyfiyet değil, keyfilik'tir.
Bilginer bu Osmanlıca merakını biraz da Şiar Yalçın'ın, bazen de benim çabalarımızın olumsuz etkilerinden biri sayıyor.
ayşe düzkan (Bilginer böyle yazmış) kardeşimizi görürseniz, benden selam söyleyin. Öğrenciniz olmayı istemişse akıllı bir karar vermiş. Kendisi bir erkek düşmanı değildir, önceden hatırlarım.
Benden bir şey olur mu, bilmem; ama öğretmen olamayacağım kesindir. Kaldı ki, arkadaşının ümitli bir öğrencilik vakası olacağını da sanmam.
*   *   *

Sevgili Engin,
yazarken zihnim bir yandan da deyim-atasözü avına çıkar; çoğu zaman eli boş dönerim. ÇNe uzar ne kısalır deyiminin ilk satırını sen hatırlıyor musun?

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız