![]() |
![]() |
![]() |
|
'Genocide' kavramı mbelge@radikal.com.tr'Soykırımı' diye Türkçe karşılığını bulduğumuz 'genocide' kelimesi Yunanca 'genos' (soy ya da ırk) ve Latince kökenli '- cide' (öldürmek) köklerinin birleştirilmesiyle türetilmiş bir kelimedir. İkinci kökle türetilmiş başka birçok kelime çok eski zamandan beri kullanılıyordu. Örneğin, benim baktığım tarihi ve etimolojik Oxford Sözlüğü'nde 'adam öldürme' anlamında 'homicide'ın ortaçağ şairi Chaucer'da geçtiği anlaşılıyor. 'Kardeşini öldürme' anlamında 'fratricide' 1450'den, 'annesini öldürme' (matricide) 1594'ten, 'babasını öldürme' (parricide) 1554'ten, 'kralı öldürme' (regicide) 1548'den beri İngilizceden kullanılmış. 'Çocuk öldürme' (intanticide) görece daha yeni: 1656; 'kendini öldürme' (suicide) de öyle: 1651'den. 'Genocide' ise, İngiliz dilinde, ilk olarak 1944'te kullanılmış. Yani bir hayli yeni. İnsanlar, hayatta karşılarına çıkan yeni bir olguya, bildikleri kelimeler arasında uygun bir ad bulamayınca, yeni kavram türetmek ihtiyacını duyarlar. Peki, ta 1944'e kadar, 'genocide' kelimesinin anlattığı olay insanlık tarihinde yaşanmadı mı ki, böyle bir kavrama da ihtiyaç doğmadı. Bir anlamda, hayır: Kitlesel öldürme, insanlık tarihi kadar eski bir şey. Görece yakın zamanlardan başlarsak, Avrupalıların Amerika ve Afrika kıtalarında yaptıkları işlerin çoğu bu kategori içinde düşünülebilir. Daha birkaç gün önce Avustralya'da beyazlar yerlilerden özür dilediler. Ama bunların kelimeleri vardı. Gene Batı dillerinden gidersek, örneğin 'massacre', Osmanlıcada 'Katl - ı am' veya Türkçe kelimesiyle. 'kıyım' dediğimiz şey, öteden beri, böyle durumlar için kullanılmıştı. Demek ki varolan ve kullanılan bu kelimeler İkinci Dünya Savaşı ortamında karşılaşılan olguları açıklamaya yetmemiş ve 'genocide' kavramı 1944'te yaratılmış. Bunun anlaşılır bir yanı var: çünkü Hitler'in Yahudi ırkına uyguladığı muamele dünyada gerçekten yeni bir şeydi (tabii yalnız Yahudi ırkına değil, örneğin Çingenelere de; ama Almanya bu ikinci 'genosid'in gerçekliğini ancak 1980'lerde tanıdı). Bu durumdaki 'kitlesel öldürme', herhangi bir somut çatışmaya, çıkar paylaşmasına, tarihten bildiğimiz 'düşmanlık' duygusuna vb. sığacak bir şey değildi. Hitler Yahudilerin bir ırk olarak kötü ve zararlı olduğuna inanmıştı ve toptan imha edilmeleri dışında herhangi bir 'çözüm' kabul etmiyordu. Bu 'çözüm'ü gerçekleştirmek için, muazzam bir aygıt kurdu. İmha, bütün ayrıntıları düşünülmüş soğukkanlı bir plan çerçevesinde yürütüldü. Dehşet verici Nazi sistematiği bile 'her şeye kadir' olmadığı için bazı Yahudiler canlarını kurtarabildi. Sistem ise bunu da önlemek üzere kurulmuştu. Dünya tarihi üstüne bilgi dağarcığımıza bu olay da eklendikten sonra, 'netrospektif' (bugünden dünü değerlendiren) bir tavırla, geçmişteki bütün kitlesel öldürme olaylarına 'soykırım' demeye başladık. Bu bana yanlış geliyor. Konu ister istemez uluslararası hukuk alanını da ilgilendirdiği için, bireysel suçlarda geçerli ceza hukukunda varolanlara benzer kategorik ayrımları burada da yapmaya başlamamızın zorunlu olduğunu düşünüyorum.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |