Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Bombanın dini imanı olur mu?

Siyasal kariyerinin en parlak dönemlerinde sık sık yineleyip durduğu bir şey vardı Erbakan'ın, 'İslam atom bombası'ndan söz eder dururdu. Kendisi makine mühendisi olduğuna göre ne demek istediğini pekâlâ biliyor olmalıydı ama, ben sıradan bir vatandaş olarak, 'İslam atom bombasının' ne anlama geldiğini hiçbir zaman tam olarak kavrayamadım.
Sadece Müslümanların üretebileceği, kafirlerin üretemeyecekleri bir bomba mı demek isterdi? Yoksa sadece kâfirleri öldürüp Müslümanlara zarar vermeyecek bir bomba mı? Aklından geçen her ne ise, bir çırpıda milyonlarca kişiyi öldürecek bir zulüm aracına İslam adının yakıştırılmasını anlayamadım ve kabul edemedim. Erbakan'ın bu deyimini, İslam dinine yapılmış bir hakaret olarak gördüm hep.
Geçenlerde Hintliler (Erbakan'ı ciddiye alacak olursak) 'Hindu' atom bombası patlatıp deneme yaptılar. Pakistan durur mu hiç, derhal karşılık verip beş adet 'İslam atom bombası' patlatıverdi. Ne oldu sonuçta? Denenler doğruysa, denemelerin yapıldığı fay hattında bulunan Afganistan'ın bir bölgesinde deprem oldu ve beş milyon Müslüman öldü gitti.
Zaten iç savaşın ve fakirliğin getirdiği ağır yük altında inleyip duran Afganistan'a, Pakistanlı din kardeşlerinden küçük bir hediye mi oldu bu deprem? Kim bilir?
Ama haksızlık etmeyelim, belki de Erbakan, Müslümanlara zarar vermeyecek farklı bir atom bombası düşünüyordu.
Bu 'nükleer kulüp' garip bir yer. Kulübe üye olan herkesin ilk söylediği şey, 'Aman, yeni üye olmasın, bu kadar kalabalık yeter,' demek oluyor. Fakat, her yeni nükleer kulüp üyesi, bizzat kendi varlığı ile yeni yeni üyelerin katılımına yol açıyor.
Bir zamanlar, ABD ve SSCB'den başka üyesi yoktu bu dehşet kulübünün. Zamanla, İngiltere, Fransa, derken Çin katıldı nükleer silahı olanlar arasına. İsrail de dahil olmak üzere, pek çok ülkenin ya nükleer silahı var, ya da yapmak üzere çalışıp duruyor.
Ülkeler, böylece güvenliklerini sağladıklarını sanıyorlar. Gerçekten öyle mi acaba? Nükleer silah sahibi olan her ülke, düşmanı olan ülkeleri de nükleer silah sahibi olmaya kışkırttığına göre, bu 'zincirleme reaksiyonun,' sonunda çok ciddi bir patlamaya yol açmasını, kim, nasıl engelleyecek?
1995'te, Norveç'ten atılan bir bilimsel füzeyi ABD saldırısı sanan Rusya karşı nükleer saldırıya geçmek üzereyken, son 7 dakikada hatasını fark ederek vazgeçmiş. O zamandan beri üç kez (yani, ortalama olarak her yıl bir kez) benzeri tehlikeler atlatılmış.
Düşünün ki, genel bir barış ve güven ortamında bu tür tehlikeler ortaya çıkabiliyor. Gergin bir ortamda son yedi dakikayı iyi değerlendiremezlerse ne olacak? ABD ve Rusya gibi iyi işleyen bürokratik mekanizmaları olan ülkelerde sık sık böyle tehlikelerle karşılaşırsak, berbat yönetimlerin ve sorumsuz diktatörlerin kol gezdiği üçüncü dünya ülkelerinde, sonsuza doğru uzayıp giden bir zaman sürecinde, eninde sonunda bir nükleer savaşın patlak vermesi kaçınılmaz olmuyor mu?
'Kimse nükleer silahları kullanamaz' diye kendimizi aldatmayalım. Demokrasi, özgürlük ve insan hakları şampiyonu ABD kullanmadı mı nükleer silahları? Hem de iki kez!
Tam bir nükleer, biyolojik ve kimyasal silahsızlanmadan ve silahsızlanma koşullarını sıkı sıkıya denetleyecek uluslararası bir mekanizmanın geliştirilmesinden başka çare gözükmüyor.
Şimdiki gidişin sonu bir felakettir. Bombaların dini ne olursa olsun!

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız