Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

ABD'nin iki seçeneği

Güney Asya'nın çöllerinde patlayan 10 bomba, yaşadığımız dünyanın genel mitini yıktı geçti; uluslararası anlaşma ve yasalar, kazanımlar, hatta nükleer silahlar üzerindeki hâkimiyetimiz artık eskisi gibi değil. Son 50 yılda silahsızlanmanın ardındaki itici güç soğuk savaştı. ABD ve Sovyetler Birliği tek bir amaç edindiler: Nükleer üstünlüklerini hâkim kılmak. Onlar, istikrarı sağlamak kaygısıyla, bazı ülkeleri koruyacaklarını söylerken, bazılarını da cezalandırmakla korkuttular. Ve bu işe yaradı: Birçok ülke bu tür teknolojiyi geliştirmek yerine, 'nükleer yoldan' vazgeçti. Anlaşmalar içerdikleri istisnalarla boşluklarla dolu olarak hayata geçirildi. Britanya, Fransa ve Çin gibi büyük güçler daha sonra nükleer kulübe dahil edilirken, Hindistan, Pakistan ve İsrail gibi ülkeler tartışılmadı bile. Ve 'küçük kirli nükleer kontrol sırrı', aslında bu ülkelerin de nükleer silahlara sahip olma istekleriyle birlikte sürdü gitti... Bugün Güney Asya çöllerindeki patlamalar, kontrol yalanını da orta yere seriverdi ve artık soğuk savaş döneminin eski garantileriyle korkutma politikalarının işe yaramayacağını da gösterdi. Bunu anlamak istemeyen tek ülke ise Birleşik Devletler. Washington hâlâ kontrol politikasının yasal tuzaklarına sarılıyor. Kongre de, Clinton yönetimi de Hindistan ve Pakistan'ın testleriyle ilgili yasal dayatmalar üzerinde ısrarlı: Uluslararası anlaşmalara göre nükleer denemeler yasaktır (ancak bu anlaşmayı imzalayan hiçbir ülke yok); onlar denemeyi gerçekleştirdiler ve bu yüzden cezalandırılmaları gerekir. Hindistan ve Pakistan ekonomik yaptırım kıskacına alındı ve silahlanma programlarını durdurmaları istendi. Tabii ki yıllardır hiçbir ülkenin bunu yaptığı filan yok. Bu yüzden ABD politikası artık, ya gerçekliği kavramak ya da abesle iştigal etmekle karşı karşıyadır. Uluslararası yasalar önünde her ülke eşittir. Ancak yaşanan gerçeklik bu değil. Hindistan, Pakistan ve İsrail, Irak, İran ve Libya'dan farklıdır. Bunlar istikrarlı, yasal rejimleri olan ve anlaşılır güvenlik nedenleri olan ülkelerdir. Pakistan, Hindistan'dan gelen tehditle, İsrail de Arap ülkeleriyle karşı karşıyadır. Nükleer silahları onlar için en caydırıcı yol olmayabilir, ancak bu silahları niçin istedikleri de anlaşılırdır. Ortaya çıkan yeni dünya düzeninin istikrarlı olması isteniyorsa, ABD yargıç rolünü oynamayı bırakıp, politikacı olmayı bilmelidir. Son krizde çok basit bir anlaşma zemini mümkündür. Washington ve diğer nükleer güçler, Pakistan ve Hindistan'a nükleer silahsızlanmayla ilgili çeşitli anlaşmaları imzalamalarını isteyebilirler. Ve onlara karşı öngörülen tüm yaptırımlar kaldırılmalıdır. Daha da önemlisi, bu ülkelerin hükümetleri ve diğer güçlerle kontrol mekanizmaları oluşturmak için tartışma süreci başlatılmalıdır. Bu kıtadaki asıl nükleer tehlike, füzelerin hâkimiyetinde yatmamaktadır, çünkü her ülke bir diğeri için caydırıcı güç olmaktadır. Hindistan kıtasındaki silahlanma yarışı pahalıya mal olabilir. ABD-Sovyetler Birliği yarışını, Küba füze krizini, Berlin'deki, Kore'deki, Tayvan'daki krizleri hatırlayın. ABD, kürenin bir başka yüzünde bir ikilemle karşı karşıya kalacaktır. Fransa, Çin ve Pakistan gibi, sorunlu bölgelerde yükselen güçler nükleer silah güçlerini geliştirmek ihtiyacı içinde olduklarını düşünebilirler. ABD'nin iki seçeneği vardır. Ya bugünkü politikasında ısrar edecek ya da yeni dünyanın gerçekliğini kabul edip bu gerçekliği daha güvenli kılmaya çalışacaktık. Nükleer 'cin'in lambanın içinde kalmasını umanların, cinlerin sadece masallarda lamba içinde kaldığını hatırlamaları gerekiyor.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız