![]() |
![]() |
![]() |
|
'Hınçlarını benden çıkardılar'Hülya Avşar, '32. Gün' programında üniversitelilerle tartışırken takındığı tavırdan dolayı en ufak bir pişmanlık duymadığını söyledi. Avşar, kendini 'Üstüme gelirlerse ben de onlar gibi davranırım. Seyirci her zaman haklıdır diye bir şey yok' diye savundu SANEM ALTAN-İSTANBUL - Mehmet Ali Birand'ın '32. Gün' programında Hülya Avşar ile Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri arasındaki diyalog, izleyicileri hayal kırıklığına uğrattı. Öğrencilerin yaratıcılıktan uzak ve agresif soruları karşısında Avşar'ın kâh aldırmaz kâh hırçın tavrı, ortaya tatsız bir sohbet çıkardı.'Sanatçı' ile 'öğrenci'nin aynı düzeyi paylaşması, 'saldıran'la 'saldırılan' arasında fark varmış gibi gözükse de, aslında hiçbir fark bulunmadığını gösterdi. Üniversite gençliğiyle bir star arasında geçen konuşmalarda, zekâ ve zârafetin herhangi bir işaretine rastlanmadı. Sohbet süresince akılda kalacak tek bir laf edilmedi. Hülya Avşar programla ilgili sorularımızı yanıtladı. Programdan sonra tartışma başladı, öğrenciler mi nezaket sınırını aştı, yoksa Hülya Avşar mı soruları cevaplamakta zorlandı. 32. Gün'e severek katıldım, çünkü onların fikirleri bana yeni ufuklar açacaktı, çok eğlenecektim onlarla. Bir de üniversiteliler, yani önemliler. Fakat gördüm ki kin kusuyorlar. Beni kendilerine yakın buldular ve benden çıkarmaya çalıştılar acısını, ama zannettiler ki ben de karşılarında kırılacağım, ezileceğim, 'Ah, iyi ki sordunuz bu soruyu, teşekkür ederim' diyeceğim. Biz onlarla aynı jenerasyonuz. Dediğim gibi beni kendilerine yakın buldular, ama tabii ben de onlardan çıkardım acısını. Evet, siz de aynı hırçınlıkla cevapladınız soruları. Sanki üniversiteli gençlerle bir star birbirini tamamlar gibi gözüktü. Üsluplarınızda bir fark yoktu. Eh, tabii. Ben de onlardanım. Benim de sorunlarım var. Bana kalkıp en son gittiğim filmi ve en son okuduğum kitabı soruyorlar. Sanatçılar onların gözünde cahil, hiçbir şey yapmayan insanlar. Sanatçıya kapalılar. Para ve başarıyı kendilerine yediremiyorlar. Halbuki ben kitabını elinden düşürmeyen bir insanım, ama bunu ispat etmek gibi bir zorunluluğum yok. Kısacası bu soru beni çok üzdü. Eline mikrofonu alan havaya girdi. Çabuk mu kırılıyorsunuz? Kimdir sanatçı? Sizin farklılığınız nedir? Yani sanatçı için beyinsel beslenme şart değil mi? Belki de öğrenciler sizi yetenekli buluyor ama yeteneğinizi hor gördüğünüz ve parayı tercih edip sadece televizyon şovları yaptığınız için size kızıyor? Her an, size birinin saldıracağını, sizi çok kıskandıklarını mı düşünüyorsunuz? Müjde Ar 'Ağır Roman'ın senaryosu için yıllarca uğraştı. Siz kendi fırsatınızı yaratmıyor gibisiniz? Siz yapılamayan neyi yapmayı düşünüyorsunuz? Her işin en iyileriyle mi çalışacaksınız? 10 sene sonra ne olacak peki? Nedir planlarınız?
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |