Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Tartışmak

Konuşmak, tüm insanlara özgü bir yetenektir. Konuşarak anlaşan insanlara 'uygar'; kendi konuşmasından başkasını anlamayan ve dinlemeyene de 'ilkel' denir. Tüm fanatizm biçimlerinin kökeninde, tüm koşullanmışlıklarda işte bu ilkelliğe rastlarsınız. Ne gariptir ki, Türkçe sözlüklerin tamamında 'bir konuyu, karşıt ve değişik yönlerini ortaya koyarak incelemek, çözümlemek, eleştirisini yaptıktan sonra karara varmak' anlamına gelen 'tartışmak' eylemi, toplumsal bilinçte önce 'kavga etmek' diye algılanır. Karı koca tartıştı mı, kavga ettiklerini anlarız. Taksi sürücüsüyle müşterinin tartışması, fikir alışverişinden çok, bir anlaşmazlığı aklımıza getirir hemen. Dövüşe varmayan kavgalar tartışmadır bizim için. Nasıl olmasın ki? Bir ülkenin en üst düzeyde tartışma ortamı Meclis'imizde, tüm fikir alışverişine karşın herkes sonunda kendi kararını oylamakta, kendi söyleyip kendi dinleyenler raslantı sonucu değişik bir görüşe kulak verse, diller susup tekme yumruklar konuşmaya başlamaktadır.
Yüzyıllardır, emir almadan itaat, iktisat, icraat, hatta kıraat yapamayanların ülkesi Türkiye'nin afakını, yine dış güçler, yine düşmanlar sardı! Rumlar hain, Ermeniler haksız; herkes düşmanımız ve biz masumuz. Niye bu kadar çok düşmanımız olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Öylesine haklı ve masumuz ki; en çabuk kirlenen beyaz renk gibi, üstümüze sıçrayan çamurdan kurtulamıyoruz. İyi de, gerçekten beyaz mıyız? Olmadığımızı hepimiz biliyoruz, ama dünyada beyaz ve masum bir toplum var mı?
Eğer bir toplum, geçmişini ve geleceğini özgürce tartışabiliyorsa, evet, beyaz ve masumdur. Çünkü bu tartışma sonucu, iyiyi kötüden ayırma olgunluğuna erişmiş demektir. Kamuoyunda şeffaflıktan kastedilen 'doğruyu aramak'tır temiz toplum.
Bugün Türkiye'nin pek çok sorunu arasında öne çıkan iki diken var topuğunda. İleriye doğru yürümesini engelleyen iki ayak bağı; Kıbrıs ve biz tartışamadığımız için sonunda yabancı bir devletin, Fransa parlamentosunun diline düşen Ermeni soykırımı. Biz tarihimizi biliyoruz. O tarihte korkunç şeyler olduğunu, ancak bir soykırım olmadığını da. Öyleyse niçin art niyetli ve taraflı bir Fransa'ya bırakıyoruz, bizim yaşadığımız tarihi tartışmayı ve yargılamayı?
Türkiye'de sivil toplum kuruluşları var. Bunlardan biri TESEV adıyla anılan düşünce üretim merkezi. Bilim adamları, aydınlar, işadamları bir araya gelmişler, yüzyıllardır yapmadığımız bir şeyi, yani geleceğe ışık tutacak fikir üretmeye çalışıyorlar. Devletten bağımsız oldukları için, yansız ve özgürce tartışma ortamı yaratmak avantajları var. TESEV gibi bir kuruluş, Ermeni Soykırımı konusunda; Türkiye ve Yunanistan politikalarının karşılaştırılacağı Kıbrıs sorunu üzerinde, geniş çapta tartışmalar açamaz mı?
Kendi söylediğimizi kendimizin dinlediği, sonuçta kimseye dert anlatamadığımız için küplere bindiğimiz resmi görüşü, gayri resmi görüşü incelemek, sorgulamak, eleştirmek; haklı olanı, doğruyu, gerçeği ortaya çıkarmaz mı? Eğer haklıysak, eğer tarihte 'soykırım' diye adlandırılacak bir yanı yoksa Ermeni tehcirinin; işte Osmanlı arşivleri, işte biz. Neden tartışmıyoruz, niye korkuyoruz konuşmaktan? Düşmanlarımızın karşısına, onların tezlerini çürütecek gerçeklerle çıkmak, güçlü kılmaz mı Türkiye'yi? Niçin çekiniyoruz, Türkiye'nin Kıbrıs politikasını yansız bir laboratuvarın merceğinde incelemekten?
Yoksa haksız mıyız?

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız