Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Aşil ile kaplumbağa

'Kentlerin hızı birbirinden farklıdır.'
Uçak dönerek alçalırken düşünüyorum.
Öyle duyumsanıyorsa, öyledir. Açıklanamaz.
Hakkında çok şey söylenebilir. Kentlilerin
yaşam temposu teknolojiye aşinalık,
İklimin etkisi, 'tarihsel' nedenler.
Duyumsananı açıklamaya yetmez.
Belki hıza ve tanımına dönmek
gerekiyor. Fizikten aklımızda kalan.
Hız = mesafe / zaman. O halde
zaman içinde daha az mesafe
kat ettiğimizi duyumsuyoruz kimi kentlerde.
Bu duyumsamanın bir kaynağı var.
Zaman içinde daha fazla mesafe
kat etmiş olmak. Başka bir yerlerde.
Yavaşlık, hız ödeyerek satın alınıyor.
*   *   *

'Uyy çocuklar, uyy, ne harikulade
bir şeydir...' diye başlıyordu
şiiri şairin. Romantik hız fütürizmi
yapıyordu. Şairin öpüşmek istediği
hız çoktan aşıldı. Koyu özlem
şiirleri yazdığı kentte mezarbaşı
törenleri yapılıyor. Hem de yoldaşlar
değil, sıladan gelmiş vatandaşlar
yapıyor töreni. Yitik düşler ülkesini
sömürmeye gelmiş inşaat ve ticaret
şirketlerinin yöneticileri. Dünya dönüyor.
*   *   *

Daha hızlı, daha etkin, daha ileri.
Bu üç 'daha' olmazsa geri kalınır.
Bilgisayar modeli iki yılda bir
değişmeli. Aşil'in kaplumbağa ile
yarışında olduğu gibi. Ne denli
hızlı koşulursa koşulsun, tek parmak
gerisinde kalınır yavaşlığın. Arkadaşım
bürosundan e-mail bekliyor. İki
satırlık bir yazı. Ekran karşısında
bekliyoruz. Merak ve şaşkınlıkla. Mesaj
gelmiyor. 'Mesaj medyadır' demişti
birileri. Ancak gelmiyor. Arkadaşım
telefon ediyor. Yanıt mükemmel.
'Bizde gitti görünüyor.' Gelgelelim
bizde 'geldi' görünmüyor. Bunca
görüntü arasında, mesaj yok.
Faksa başvuruluyor. Mesaj alınıyor.
Hız yavaşlıktır. Tıpkı, iki tane
kitap siparişi için: Internette iki
saat harcamak gibi. Yeni fiber-optik
kablo ile 10 milyon görüşme yapılabilecek.
Ya da 10 milyon görüşme kilitlenecek.
Daha hızlı: evet. Daha ileri: evet.
Daha etkin: olmayabilir. Kundera
'Yavaşlık'da, 'Yavaşlıkla bellek, hızla
unutma arasında gizli bir bağ
var' diye yazar. Doğru olabilir (mi?
*   *   *

İngiliz Limanı'nda bir gece. Rakıyla
yükselmiş kafalar. Jeneratöre bağlı
teypte bir yeni beste. Sözleri
şairin. 'Rum tiki tak tak, rum tiki
tak; makinalaşmak istiyorum.' Yüzler
asılıyor, beste susuyor. Sıkıntının
nedeni makineler mi? Değil. Sıkıntı
hız artışında. Formüldeki gibi. Giderek
mesafe arttıkça, zamanımız azalıyor.
*   *   *

Yer ve çekimiyle didişme araçlarından
biri hız. Uçmak gibi. Sonu hüsran
Cronenberg'in 'Crash'deki kahramanları gibi.
Sonunda çakılmak için hızlanmak
Hız ödeyerek yavaşlık satın almak.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız