![]() |
![]() |
![]() |
|
Aşil ile kaplumbağaUçak dönerek alçalırken düşünüyorum. Öyle duyumsanıyorsa, öyledir. Açıklanamaz. Hakkında çok şey söylenebilir. Kentlilerin yaşam temposu teknolojiye aşinalık, İklimin etkisi, 'tarihsel' nedenler. Duyumsananı açıklamaya yetmez. Belki hıza ve tanımına dönmek gerekiyor. Fizikten aklımızda kalan. Hız = mesafe / zaman. O halde zaman içinde daha az mesafe kat ettiğimizi duyumsuyoruz kimi kentlerde. Bu duyumsamanın bir kaynağı var. Zaman içinde daha fazla mesafe kat etmiş olmak. Başka bir yerlerde. Yavaşlık, hız ödeyerek satın alınıyor. 'Uyy çocuklar, uyy, ne harikulade bir şeydir...' diye başlıyordu şiiri şairin. Romantik hız fütürizmi yapıyordu. Şairin öpüşmek istediği hız çoktan aşıldı. Koyu özlem şiirleri yazdığı kentte mezarbaşı törenleri yapılıyor. Hem de yoldaşlar değil, sıladan gelmiş vatandaşlar yapıyor töreni. Yitik düşler ülkesini sömürmeye gelmiş inşaat ve ticaret şirketlerinin yöneticileri. Dünya dönüyor. Daha hızlı, daha etkin, daha ileri. Bu üç 'daha' olmazsa geri kalınır. Bilgisayar modeli iki yılda bir değişmeli. Aşil'in kaplumbağa ile yarışında olduğu gibi. Ne denli hızlı koşulursa koşulsun, tek parmak gerisinde kalınır yavaşlığın. Arkadaşım bürosundan e-mail bekliyor. İki satırlık bir yazı. Ekran karşısında bekliyoruz. Merak ve şaşkınlıkla. Mesaj gelmiyor. 'Mesaj medyadır' demişti birileri. Ancak gelmiyor. Arkadaşım telefon ediyor. Yanıt mükemmel. 'Bizde gitti görünüyor.' Gelgelelim bizde 'geldi' görünmüyor. Bunca görüntü arasında, mesaj yok. Faksa başvuruluyor. Mesaj alınıyor. Hız yavaşlıktır. Tıpkı, iki tane kitap siparişi için: Internette iki saat harcamak gibi. Yeni fiber-optik kablo ile 10 milyon görüşme yapılabilecek. Ya da 10 milyon görüşme kilitlenecek. Daha hızlı: evet. Daha ileri: evet. Daha etkin: olmayabilir. Kundera 'Yavaşlık'da, 'Yavaşlıkla bellek, hızla unutma arasında gizli bir bağ var' diye yazar. Doğru olabilir (mi? İngiliz Limanı'nda bir gece. Rakıyla yükselmiş kafalar. Jeneratöre bağlı teypte bir yeni beste. Sözleri şairin. 'Rum tiki tak tak, rum tiki tak; makinalaşmak istiyorum.' Yüzler asılıyor, beste susuyor. Sıkıntının nedeni makineler mi? Değil. Sıkıntı hız artışında. Formüldeki gibi. Giderek mesafe arttıkça, zamanımız azalıyor. Yer ve çekimiyle didişme araçlarından biri hız. Uçmak gibi. Sonu hüsran Cronenberg'in 'Crash'deki kahramanları gibi. Sonunda çakılmak için hızlanmak Hız ödeyerek yavaşlık satın almak.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |