Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Yanlış tercihler

Enflasyonunn kalıcı bir şekilde geriletilmesi için bir yandan iç talebin kısılması, diğer yandan yerli üretimin rekabet gücünün artırılması gereği pek çok kişi tarafından dile getirildi. Fakat bölüşümdeki aşırı dengesizlik nedeniyle artan sosyal patlama endişesi gerekli önlemlerin alınmasına izin vermedi. Kısa vadeli geçici önlemlerle gün kurtarılmaya çalışılınca sorunlar giderek büyüdü, enflasyon kademeli bir şekilde yükseldi. Bu kısırdöngüyü kurabilecek tutarlı yaklaşımlar bir türlü gündeme gelemedi.
Ekonomide dengeler bozuktu; gerek mal, gerekse kaynak piyasalarındaki talep fazlası nedeniyle fiyat ve faizlerdeki yükseliş baskısı ön plana çıkıyordu. Fiyat ve faizlerin yükselmesi istenmiyorsa ya her iki piyasadaki toplam talebin kısılması ya da arzın bir şekilde artırılması gerekiyordu. Enflasyonda mücadele çerçevesinde talebin kısılması orta vadeli ve kalıcı çözümde, fakat sabır istiyordu, arzın arttırılması ise kısa vadeli ve geçici idi, üstelik kısa vadede sonuç veriyordu!
Koalisyon hükümeti göreve başladığı ilk aylarda yapısal sorunlar konusunda dile getirdiği tutarlı teşhis ve tedavi önerileri ile herkesi şaşırtmış; içeride ve dışarıda kamuoyu desteğini arkasına almayı başarmıştı. Aralık ayında tüm söylemlerin lafta kalacağı anlaşılınca artan umutlar yerini hayal kırıklığına bırakmıştı. Onlar da kendilerinden önceki hükümetler gibi kolay olanı tercih etmişler, riski göze alamamışlardı. Belki de Asya krizi konusundaki yanlış değerlendirmeler bu sonuçta etkili olmuştu.
Sanal bir istikrar paketi ve kamu ürün fiyatlarının dondurulması yanı sıra birkaç göstermelik uygulama ile beklentiler manipüle edilmeye çalışıldı. Bu süreçte enflasyon kısmen geriledi, fakat olumsuz beklentiler kurulamadı. Dış piyasalardaki deflasyonist baskı da fiyatlardaki artış hızının gerilemesinde etkili olmuş, fakat yerli üretimin gerek iç, gerekse dış piyasalardaki rekabet gücü gerilemeye başlamıştı. Tüketim malı ithalatı artarken yerli üretim pazar payını kaybetmeye başlamıştı. Yerli sanayinin stokları belli seviyeleri aşınca zorunlu olarak üretim kısılması, sanayi istihdamının azaltılması gündeme geldi. Reel ekonomideki olumsuz gelişmeleri görmezden gelen hükümet, kendisi dışında herkesi suçlamaya başladı: Enflasyonla mücadeleye destek verilmiyordu!
Son icraat olarak ta Merkez Bankası üzerindeki baskı artırılarak döviz kur artışının yavaşlatılması gündeme geldi. Yerli sanayi iyice bunalmaya başladı. İç talep kısılmamış, rekabet gücündeki gerileme ise hızlanmıştı. Enflasyonla orta vadeli bir mücadelede yapılması gerekenlerin tam tersi uygulamaya konmuştu. Bu yaklaşımla belki enflasyon bir süre daha olması gerekenin altında tutulabilir. Fakat bu yolun sonunda bir ödemeler dengesi krizi ihtimali oldukça yüksek. Sınai üretim tehlike sinyali vermeye, olumsuz sonuçlar dış denge rakamlarına yansımaya başladı.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız