Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Yaza girerken önemli dönemeç

Rusya'daki ekonomik kriz mayıs ayının son haftasında Türk piyasalarında da etkili oldu. Dondurulan fiyatlar nedeniyle yavaşlayan enflasyon, kur artış hızını da aşağıya çekiyor. Haziran ayı ise yine 'yaz iyimserliğine dönüş' sinyalleri veriyor
MEHMET BESİMOĞLU
22 - 29 Mayıs haftasında, Rusya'da ortaya çıkan ekonomik kriz, Türkiye piyasalarını da etkiledi. Borsada çalkantılı bir hafta yaşandı. Türk Lirası piyasasında ise gecelik faizler bir gün dışında yüzde 80 gibi yüksek düzeylerde kaldı. Bono faizleri de yüzde 98'lere doğru hareket gösterdi.
Haftalardır artmakta olan Merkez Bankası döviz pozisyonu, dış piyasalardaki bu gelişmeler sonucunda, +8,5 milyar dolardan +8,3 milyar dolara geriledi. Merkez Bankası döviz rezervi de 25,9 milyar dolardan 25,7 milyar dolara indi.
Hazine'nin bir yıllık tahvil ihalesinde, borçlanma gereksiniminin azalması nedeniyle itfa miktarından az satış yapması nedeniyle Merkez Bankası nezdindeki Kamu Mevduatı 451 trilyon liradan 230 trilyon liraya 221 trilyon lira azaldı. Bu durumda açığa çıkan likiditenin bir kısmını Merkez Bankası Açık Piyasa İşlemleri (APİ) yoluyla kontrol etmeye devam etti. APİ Yükümlülükleri 474 trilyon liradan 583 trilyon liraya 109 trilyon lira artış gösterdi. "Diğer Merkez Bankası Parası" da böylelikle 925 trilyon liradan 813 trilyon liraya geriledi. Piyasada likiditenin artması, Rezerv Para'nın 1,447 trilyon liradan 1,515 trilyon liraya 68 trilyon lira genişlemesine yol açtı. Sonuç olarak, Merkez Bankası Parası ise 2,372 trilyon liradan 2,328 trilyon liraya 44 trilyon lira düştü.

Yaz dönemi rahatlığı başlıyor
Mayıs sonuyla birlikte, yaz döneminin özellikleri ağır basmaya başladı. Dondurulan kamu fiyatlarının da etkisiyle yavaşlayan enflasyon, kur artış hızını da aşağı doğru çekiyor. Bu nedenle Türk Lirası bazındaki kısa vadeli yatırımların cazibesi artıyor. Ülkedeki döviz rezervinin güçlülüğü ve ödemeler dengesinin hâlâ rahat durumda olması, reel faizlerin yüksekliği ile birleşince yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor.
Mali politikaları güçlendirecek reform yasalarının devreye girmemesi, enflasyondaki düşüşün ciddi boyutlarda ve kalıcı olması olasılığını azaltıyor. Bu nedenle de döviz talebi olmamasına karşın, TCMB döviz alarak kur artışını yükseltiyor. Bu politika ise tekrar enflasyonist sarmalın devamı sonucunu doğuruyor. Eğer döviz piyasası kendi haline bırakılırsa, yaz aylarında kur artışı oldukça düşük seyredecektir.
Ama, ekonomik temel sorunlar kışa kadar çözülmediği takdirde parasal genişleme önlenemeyecek ve tekrar ortaya çıkacak döviz talebi hem kuru ve enflasyonu yukarı taşırken, hem de sermaye giriş çıkışları açısından dengesizliklere yol açacaktır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde mali, parasal ve döviz kuru politikaları açısından atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Haziran ayı, bu açıdan ilginç başladı ve değişik gelişmelerle devam edebilir.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız