Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Gerçekleşen ütopyaların ağırlığı

emahcupyan@radikal.com.tr
Türkiye'de 'iyi şeyler' de görmeye hasret kalan ve 'iyi'den belirli bir ahlaki sorumluluğu ve uluslararası düzeyi anlayanlar, 'Defter' Dergisi'nin son sayısına (33.) bir göz atabilirler. Türkiye'nin entellektüel direncini taşıyan birçok hemcinsleri gibi, 'Defter' de ülkenin zekâ ve bilgi damlalarını bir arada tutarak hayati bir işlev görüyor. Son sayıdaki birçok parlak yazının yanında, benim üzerinde durmak istediğim Süleyman Seyfi Öğün'ün 'Türk Politik Kültürünün Şekillenmesinde Tarihin Konumu' adlı makalesi.
Öğün, her zamanki zihin berraklığı içinde, insani komplekslerimizin önemini vurgulayarak başladığı yazısını, 'burjuva'nın psikolojik anlam dünyasına, 18. ve 19. yüzyılların bu açıdan farklılığına ve nihayet Kemalizmin bu bağlam içindeki konumuna taşıyor. Basitçe ifade edilirse Öğün, tarihin önemli olup olmamasının yaşanan dönemin zihinsel atmosferine bağlı olduğunu ve Mustafa Kemal için tarihin (sanıldığının aksine) hiç de önemli olmadığını söylüyor. Yazara göre Mustafa Kemal'in anlam dünyası, tarihi yücelten 19. yüzyıla değil, tarihi gereksinmeyen 18. yüzyıla yakındır. Bu bakışın altında Osmanlı'da ve Fransız Devrimi'nde ortak olarak bulunan 'kuruculuk' yaklaşımı; yani politikanın toplumun dışında ve üstünde olduğu kabulü yatmaktadır. Bu noktadan hareketle Öğün, Osmanlı'daki 'devşirme' anlayışı ile Fransız Devrimi'ndeki 'yurttaş' anlayışı arasındaki benzerliğe dikkat çekmekte ve Türkiye ulus-devleti projesinin 'hukuk ve politikanın araçlarıyla bütün bir nüfusun devşirilmesi' olarak anlaşılması gerektiğini öne sürmektedir.
Öte yandan yaşanan dönem tarihe vurgu yapmakta, 'Türk' kimliğinin ayaklarının tarih içinde sağlam basması gerekmektedir. Bu amaçla bir dizi Türk Tarih Tezleri bile yaratılmıştır. Ne var ki, Öğün'ün derine inen analizi 'tek başlarına son derece keskin gözüken' tarih tezlerinin, birlikte ele alındıklarında birbirlerini etkisiz hale getirdiklerine ve dolayısıyla her birinin 'politik meşrulaştırmaya' muhtaç olduğuna işaret etmektedir. Tanzimat'tan bu yana süregelen tarih ve kültür temalarına rağmen, Mustafa Kemal organik toplumsal ilişkileri çağrıştıran her şeyi dışlamış ve 'evrensel bulduğu uygarlığın değerlerine dönük' bir siyaset izlemiştir. Aynen 'karanlık eski rejimle' 'aydınlık yeni rejim' arasında tercih yapan, toplumu bir yana iterek ütopyanın peşinden giden Fransız devrimcileri gibi; Mustafa Kemal de 'Aydınlanmanın politik radikalizasyonunu' kendi siyaseti haline getirmiştir.
Öğün'ün kelimeleriyle: "Mustafa Kemal'in arzuladığı özgür, yani kökler üzerinde ısrarlı olmayan, tarih saplantıları olmayan yurttaşlardan oluşan kamusal-politik bir toplum inşa etmekti." Cumhuriyetin siyasi tarihi bu ütopyanın toplumun en azından bazı kesimlerine rağmen gerçekleştirilmeye çalışılmasının tarihidir. Belki de bu nedenle söz konusu kesimler muhalefetlerini Cumhuriyetin ideolojik dayanaklarına yöneltmekte ve gene belki de bu nedenle Mustafa Kemal'in idealini paylaşanlar hâlâ toplumsal talepler karşısında bu dayanaklara sarılmaktan başka siyaset üretememektedirler. Çünkü her ütopya, gerçekleştiği ölçüde, tarihsel süreci durdurma eğilimi taşır.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız