Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

halsah

Sınıf atlayan spor: Futbol
hsahin@radikal.com.tr
Birkaç gün sonra başlayacak olan Dünya Kupası'nın evlerde nice gerginliklere, karı koca kavgalarına yol açacağını biliyoruz. 10 Haziran'dan sonra bir ayı aşkın bir süreyle şu soru dünyanın hemen her yerinde kadınlar tarafından dile getirilecek:
'Aman, şu futbolda ne buluyorsunuz? Nereden baksan, 22 kişi bir topun peşinden koşuyor.'
Bu soruya net ve açık bir cevap bulamayacak erkeklerin çoğu. Çünkü büyük çoğunluğu için, üzerinde düşünülen değil, varoluşsal bir hazla yaşanan bir şey futbol. Bu yüzden bu soruya cevap vermeye çalışmaktansa kadınları anlayışsızlıkla suçlayarak işin içinden çıkmaya çalışacaklar.
Gerçekten ne buluyor erkekler futbol oyununda? Hayatlarında niçin ona bu kadar büyük bir yer açıyorlar? Neyin yerine geçiyor bu oyun; avın mı, cengâverlik oyunlarının mı, kollektif dayanışmanın mı, güruh ile kaynaşma içgüdüsünün mü, yoksa başka bir şeylerin mi?
Bu sorulara net yanıtlar vermek zor, çünkü birçok şey iç içe. Üstelik, her şey gibi futbol da değişiyor. Kuralları, sınıfsal tabanı, kitlelere ulaşma biçimleri değişiyor. Temelde bir proleter sporu iken son çeyrek yüzyıldır sınıf atlayarak burjuvalaşıyor, 'yuppie'leşiyor, kibarlaşıp inceliyor.
Anavatanı İngiltere'de tam bir işçi sınıfı sporu olarak gelişti futbol. Fabrikalardaki üretim düzenine uygun düşen bir biçimde 'kollektif'ti. Oynanması fazla masraf gerektirmediğinden, polo ya da kriket gibi aristokrat sporlarından çok daha demokratikti. İngiltere'nin en güçlü futbol kentlerinin Manchester ve Liverpool gibi eski tür sanayi kentleri olması boşuna değildir.
Futbolun bu sınıfsal özelliği sanayileşmiş tüm Avrupa ülkeleri için geçerliydi. Amerika hariç. Biraz da bu yüzden Amerika son yıllara kadar dünyayı saran futbol dalgasının dışında kaldı. (Güney Amerika bu şablonun biraz dışındadır.)
İlginçtir: Futbol, İngiltere'nin tersine, Amerika'da hep bir üst sınıf sporu olarak algılandı. Bunun nedeni de futbolun Amerikan elitlerinin çocuklarının gittiği özel okullarda oynanmasıydı. Bu okullar sayıca fazla büyük olmadıklarından Amerikan futbolu ve beyzbol gibi kalabalık sporlara uygun düşmüyorlardı. Kaynağını zenci gettolarından alan basketbol da onlara göre değildi. Bu yüzden hem erkeklere hem de kızlara ayaktopu, yani futbol, oynatmayı tercih ediyorlardı. Böylece futbol Amerika'nın en seçkin liselerinde ve üniversitelerinde birinci spor oldu...
Ve zamanla, çocuklarını bu okullara göndermeye özenen orta sınıflara yayılarak tabanını genişletti. Haftanın üç dört günü ilk ve ortaöğretimdeki çocuklarını futbol antrenmanlarına ve maçlarına götüren Amerikalı annelerin ('soccer moms' deniyor onlara) ABD'nin en güçlü baskı grubunu oluşturdukları söyleniyor. Onların arzularını göz ardı edenlerin vay haline!
Futbolun dünya çapında sınıf atlaması ve 'yuppie'leşmesinde Amerika'daki bu değişimin mutlaka rolü vardır. Ancak, başka etmenleri de unutmamak gerekir. Futbol son yıllarda Türkiye'de de sınıfsal bir değişimden geçti. Tüm bunlar başka bir yazının konusudur.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız