![]() |
![]() |
![]() |
|
Bütün yaşam bir şike mi? Her şey nasıl da tersine dönüyor. İngilizlerin Anglikan Kilisesi servetine servet katmakla meşgul. Bu kilisenin sahip olduğu Pfizer Şirketi'nin hisse senetleri, erkeklerin cinsel gücünü artıran Viagra sayesinde iki kat değer kazandı. Bu arada, İtalya'da Viagra hapı ile müşteri çeken bir randevuevi basıldı. (Viziteleri sadece altmış milyon liraymış.)Hz. İsa bütün bunları görse ne derdi acaba? Laf İsa'dan açılmışken, Papa'yı öldürmeye kalkan eski ülkücülerden, milliyetçi-muhafazakâr Mehmet Ali Ağca Vatikan'dan vatandaşlık istemiş ve "Bu, benim için büyük bir ayrıcalık olur" demiş. Bunları görüp duyunca, "Tanrım, yoksa bütün yaşam bir şikeden mi ibaret?" diye sormadan edemiyor insan. Bu arada en bozulduğum şey, Erzincan Valisi Sayın Recep Yazıcıoğlu'nun Türk erkeklerinin sırlarını ortaya döküvermesi oldu: Siyah ekmeğin Viagra'dan daha etkili olduğunu söylemiş. Türk erkeğinin efsanevi gücünün kaynağı, fakir insanın Viagrası'nın sırrı böylece gözler önüne serilmiş. Ulusal sırlarımızın bir valimiz tarafından dünya kamuoyu önünde sergilenmesi ve erkeklerimizin mahçup duruma düşürülmesi hiç de sevimli bir şey değildi kuşkusuz. Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama herkes fısır fısır konuştuğu zaman durmadan Viagra'dan söz ettiklerini sanıyorum. Hep şöyle şeyler çalınıyor kulağıma: 'Başarılı her erkeğin arkasında bir kutu Viagra hapı vardır.' 'Viagra yiğidin kamçısıdır.' 'Bülbülü altın kafese koymuşlar, 'Viagra, Viagra' demiş.' 'Alet işler el övünür, Viagra işler alet övünür.' 'İyi düşün bakalım, bugün Viagra'yı hak edecek ne yaptın?' 'Çirkin erkek yoktur, Viagra'sız erkek vardır.' 'Öküz altında Viagra arayanlara bakmayın siz.' 'Bugünün Viagra'sını yarına bırakma.' Bilirsiniz, şu Viagra denen şeyi bizim atalarımız yüzyıllar önce keşfetmişti. Haremi dünyanın dört bir yanından gelmiş kadınlarla dolu olan padişah efendimizin en büyük destekçisi, yardımcısı ve yardakçısı, 'kuvvet macunları' hazırlayan hekimbaşı idi. Hekimbaşının başarısı (ve hayatta kalma şansı), padişah efendimizin üreme işlevini gereği gibi yerine getirip getirmemesi ile ölçülürdü. Tabii koskoca padişah siyah ekmekle idare edemeyeceği için inanılmaz karmaşıklıkta kuvvet macunları üretilirdi. Gerçekten varolup olmadığını bile bilemeyeceğiniz otlardan, baharattan, egzotik ürünlerden oluşan bu macunları padişahlardan başkasının üretmesi mümkün gözükmediği için muhterem halkımızın o macunlardan pek bir yarar sağlayabileceğini sanmıyorum. Henüz Viagra'nın satışı Türkiye'de onaylanmadığına ve padişah macunları da pratikte işe yaramadığına göre, Türk erkeğinin şanını kurtarma işi gene siyah ekmeğe kalıyor demek ki. Ne demiş Mao: "Fareyi yakaladığı sürece kedinin hangi renk olduğunun hiç önemi yoktur." Önemli olan ekmeğin rengi değil, hasıl ettiği sonuçlardır, değil mi?
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |