![]() |
![]() |
![]() |
|
Padişahın hazin hikâyesiGazeteci Yılmaz Çetiner'in 'Son Padişah Vahdettin' kitabı sekizinci baskıya ulaştı. Yıllar önce dinlediği anılar ve Vahdettin'in 'hazin hikâyesi' onu yazmaya yöneltmiş'Hazin bir olaya', Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşüne adanan kitabın önsözünde, "Bu incelemeyi hazırlarken lehte ve aleyhte ne kadar bilgi ve belge bulabildiysem, onları aynen sayfalara döktüm, yorumunu yapmadım. Fakat olaylar ortadaydı..." diye yazan Çetiner, yorumu hem okuyuculara hem de tarihe bırakmış. Gene de yorumlamadan edemiyor: "Nereye gideceğini bile bilemeden ülkesini terk etti... Evet, can korkusu ama, son padişahın en büyük hatası ülkesinden bu şekilde ayrılmasıydı. Bir başka hatası ise İngilizlere sonsuz güven duyması ve bu arada Meclisi Mebusan'ı kapatıp, hiç değilse sorumluluğu onlarla paylaşmak imkânını yok etmesiydi." Kitabınız, sekiz baskı yaptı. Sizi Sultan Vahdettin'in acı dolu serüvenini incelemeye yönelten etken nedir? Öncelikle konunun bana çok ilginç gelmesi. Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu anlamına geldiği düşünülürse konunun çekiciliği anlaşılır. Batış ve doğuşun bağlantı yerlerini deşme düşüncesi de Osmanlının son dönemini daha çok merak etmeme yol açtı. Yeni Sabah gazetesinde, genç bir muhabirken, stajyerken hatta, yıl 1948-49, istihbarat şefimiz, tam hatırlamıyorum; ya Sultan Vahdettin'in ya da Damat Ferit Paşa'nın yaveri Tarık Mümtaz Göztepe idi. Tasvir'den gelen Göztepe, aynı zamanda 150'liklerdendi. Aftan sonra Türkiye'ye dönmüş, Atatürk'e karşı olmayan, yaşlı bir adam... O devirde yazıp çizenler hep Osmanlı'dan kalma insanlardı. Onunla zaman zaman oturur, konuşurduk. Milliyet'te de Refi Cevad Ulunay vardı. Meşhur Ulunay, yine 150'liklerden. Bize, Vahdettin'in cenazesini nasıl kaçırdıklarını anlatırdı. Dinlediğim bu hazin hikâye beni yazmaya yöneltti. Kitabınız bir çöküşün belgelere dayanan öyküsü niteliğinde. Bu belge ve bilgilerle kitabın çatısını kurmanız kaç yıla yayıldı? İki sene araştırdım. Önce konu ile ilgili ne kadar kitap varsa topladım. Birkaç kez okudum. Zaman içinde sindirdim galiba. Günün birinde yazma ihtiyacı hissettim ve yazmaya başladım. Gazetecilik başarı ödülleri ile süslü renkli bir meslek yaşamınız var. Gazetecilik birikiminiz çalışmanızı kolaylaştırmış olmalı. Araştırırken de yazarken de gazeteci olmanın şu yararını gördüm: Pratik olmak. Gazeteci pratik adamdır. İşe süratle girer. Olayın çarpıcı bölümlerini, ilgi çekici yönlerini bilir. Benim de kılavuzum bu alışkanlıklarım oldu. Ayrıca dile hâkimiyet ve kısa cümlelerle yazmayı da gazeteciliğe borçluyum.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |