Fransa 98 Dünya Futbol Kupası'nın heyecanı bu sayfalarda atıyor...

Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Clinton'ın Çin ile işbirliği çabası olumlu

Olumlu ya da olumsuz, ABD - Çin ilişkilerinin kaderi 21. yüzyılın uluslararası ilişkilerinin temel ekseninde gerçekleşecek gibi görünüyor. Clinton yönetimi, Çin politikasındaki öngörüsü nedeniyle çağdaşları tarafından değil, tarihçiler tarafından yargılanacak. Arada sırada atılan yanlış adımlar ve beceriksizlikler - muhaliflerin ABD politikasını Çin'e sattıkları yolundaki eleştirilerin odağındaki Tiananmen Meydanı'na gitme kararı gibi - 'büyük tabloyla' karıştırılmamalı. Başkan Clinton, ABD'nin çıkarları doğrultusundaki dış politikanın önemli bir bölümünü oluşturan Çin'le ilişkilerin geliştirilmesi gerektiği konusunda haklıydı. İnsan hakları konusu ve bu doğrultudaki politika, ABD'de pek çok kişiyi öfkelendirdi. Çin'in işçi hakları, politik özgürlük ve çevre konusunda ayaklara düşmüş standartları, Tibet sorunu ile aile planlaması ve kürtaj politikaları, tek partili komünist sistemi ve Hıristiyan nüfusla ilgili sorunlar da kınanıyor. Bütün bu suçlamalar haklı ve belki de daha fazlası bile söylenebilir. Ancak Çin'in kusurlar listesi, Çinlilerin modern yaşamlarının gerçeklerinin görmezden gelinmesini getirmemeli. Bugünkü hükümet, 3 bin yıllık Çin tarihinin tartışmasız en iyi ve başarılı hükümetidir. Çin, bir bütün olarak ele alındığında, insan hakları ve bireysel mülkiyet hiçbir zaman bugünkü kadar kabul görmedi. Bireyler, hiçbir zaman kendi ekonomik, kültürel, dini, politik ve sosyal ilgilerini bu denli özgürce yaşamadılar. Her şeyin ötesinde hiçbir Çin hükümeti ülkeyi dünyaya açmak konusunda bu denli kararlı olmadı. Clinton'ın hayata geçirmek istediği ABD - Çin ilişkileri sadece parayla ilgili değil, Asya'daki barışla da ilgilidir. Çin, Asya'daki güç dengelerini değiştirecek biçimde gelişen bir süpergüç oluyor. ABD, Avrupa ya da Asya bir tek süper gücün her şeyi belirlememesi gerektiğini Almanya, Japonya ve Sovyetler Birliği'nin dengeleri değiştirmesiyle kendisini savaşın içinde bularak, daha sonra da 'Soğuk Savaş' ve Kore ile Vietnam çatışmalarıyla öğrendi. Bu gerçeklik yüzünden ABD seçeneklerle karşı karşıyadır. Ya Çin'le ilişkileri yapılandıracak ve Çin'in Asya ve dünya düzenine entegrasyonunu sağlayacak yönde hareket edecektir ya da büyüyen Çin gücünün yeni bir savaşa bile götürebilecek muhalefetine hazırlanacaktır. Asya'daki Amerikan gücü sayesinde Çin bölgesel düzenle entegrasyon güdüsünü yaşıyor. Ancak eğer Çin'in ilgileri tatmin edilmezse, Çin bu düzene karşı çıkabilir. Bu yüzden Amerikan politikası, bu doğrultuda şekillendirilmelidir. (Walter Russell Mead)

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız