Fransa 98 Dünya Futbol Kupası'nın heyecanı bu sayfalarda atıyor...

Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

İZMİR ESİNTİLERİ

'Gerçekler kısaca böyledir'
DİNÇER SEZGİN- "Üç beş yayınevi sahibi, üç beş görevliyle birlikte dükkânımı bastılar. Neden? Ben korsan kitap satıyormuşum. Didik ettiler her yanı. Bir şey bulamadılar. Bu davranışı yakıştıramadım onlara, üzüldüm." Kim söylüyor bu sözleri? 25 yıllık kitapçı Mehmet Beşeri.
"On yıl öncesine kadar 'korsan kitap' diye bir şey yoktu. Çünkü fiyatlar makuldü. Ama bazı yayınevleri, üzerine yaldız sürdükleri bazı edebiyat starlarıyla, fiyatları sayfa maliyetinin çok üstüne çıkarıverince, korsan kitap türedi. Bu insanlar
hâlâ kendilerini hak, hukuk, adalet, emek yanlısıymış gibi göstermeye çalışıyorlar. Üzgünüm."
Kim söylüyor bu sözleri? Yayıncı Mehmet Beşeri.
"Yazarın telif ücretini doğru dürüst ödemeyen bu insanlara korsan denmez de ne denir? Bu kitabı iki bin basacakları konusunda sözleşme yapan ama üç bin, beş bin basan bazı yayınevi sahiplerine korsan denmez de ne denir yani?"
Kim söylüyor bunları? Şair Mehmet Beşeri.
"İddia ediyorum, şayet korsanı önlemek istiyorlarsa, fiyatları yarı yarıya aşağı çeksinler. Çünkü kitaplar, maliyetinin iki üç katına satılmaktadır. Bunu yapsınlar, 'korsan kitap'
olayı bir günde biter."
Kim söylüyor bunları? İzmir Sahaflar Derneği Başkanı Mehmet Beşeri.
"Bu yalancı, halkı kandıran beyler karşıma gelinceye ve halkın önünde hesaplaşıncaya kadar, 15 Haziran 1998 günü, saat 11.00'den itibaren süresiz olarak açlık grevi başlatıyorum."
Kim söylüyor bu sözleri? Kendisine 'korsan kitap satıyor' diyenlere 'hodri meydan' cevabını veren
43 yaşındaki Mehmet Beşeri.
Bugün açlık grevinin 13. günü. Ülkemiz, konusu 'korsan kitap' olan bir açlık grevine ilk kez tanık oluyor. Gerçeklerin Beşeri'nin söylediklerinden ibaret olduğunu da sanmıyorum. Onun dükkânını basanlar, ona 'korsan satıcısı' diyenler ya çıkın karşısına kıran kırana kapışın onunla, ya da uygun bir dille özür dileyin Mehmet'ten. O birazcık da sizin için aç yaşıyor günlerdir, biliyor musunuz?
Hüzünleri, acıları, coşkuları, güzellikleri iç içe yaşıyor insanoğlu. Elimde, 'Anıtanrıça' adlı nefis bir şiir dosyası var. Dosyanın sahibi Arkadaş Z. Özger Ödülü'nü, bu yıl Hüseyin Köse'yle bölüşen (geçen haftaki yazımda, 'ödülün bu yılki sahibi Hüseyin Köse' diye bir tümce var. Bu tümcenin 'bu yılki sahiplerinden biri' olarak düzeltilmesi gerekiyor. Yanlışlığın bağışlanmasını diliyorum.) Serap Erdoğan "Ve oldukça sık dokunmuştu/yalnızlığın keteni" ve "Esmer bir serinliği vardı yalnızlığımın" dizelerini, "Yalnızlık nedir senin için" diye sorduğumda, söyledi. Yalnızlıktan söz etseler de, çok kalabalık, imge yüklü söyleyişler bunlar. Serap'ın şiirini emziren iki ana kaynak var; biri yalnızlık, öteki hüzün. Elbette aşk, ayrılıklar, terk etme-terk ediliş, kaçış, ölüm temaları da var şiirinde. Ama ille de yalnızlık ve hüzün. Zaten kendisi de "Hüzün olmasa, ben yaratırdım" diyor. Serap'ın zengin bir dili, arka planı çok renkli imgeleri, ayağı yere basan sağlam dizeleri var. İşte üç dize: "İncinmiş yağmurlar gönderiyorum/O eskil aşk bilicisine/Kurgusu hızlansa algısı gecikiyor günün." Ve soruyor, "Ben/sizi/hangi/dönmek şarkıyla avuttum?" Bu şair bizi, 'dönmek' şarkılarıyla avutmayacak. İçimdeki ses böyle söylüyor.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız