Fransa 98 Dünya Futbol Kupası'nın heyecanı bu sayfalarda atıyor...

Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Kimliksizlik

Hemen tüm dillerde, insana ve hayvana ilişkin tanımların değişik sözcüklerle yapılmasına özen gösterilir. Örneğin bir arada, bir hareket içindeki insanlardan söz ederken 'topluluk', hayvanlardan söz ederken 'sürü' deriz. Bir kalabalığı topluluk kabul ettiğimiz andan öteye ise, 'toplu kişilik' sorunu, yani kimlik gündeme gelir. Yıllardan beri Türkiye'nin sağ, sol ve merkezde swing yapan aydınları, toplumsal kimlik sorununa eğiliyorlar. Öyle eğildiler ki, bazıları baş aşağı çakıldı ve Türk toplumunda bir kimlik bunalımı olduğu konusunda mutabık kaldılar. Ancak bunalıma neden olarak gösterdikleri gerekçeler değişikti. Sağcılar, Türklerin etli bamya, imambayıldı, hünkârbeğendi kültürünü tanımadan 'kabak (au gratin) öğreten' ve karidesli avokadoya geçişini, köfteden hamburgere inişini geleneksel değerlerimizi temsil eden din ögesinin göz ardı edilmesine bağladılar, yani laikliği suçlu gösterdiler. Solcular, Cumhuriyetin ilk yıllarını özledi, ancak mutabık kaldıkları bunalımın sorumlusu olarak Amerikan hegemonyasından başka sanık gösteremediler. Swing yapanlar ise ne düşüneceklerini bilemediler ve teşhis koymak yerine, 'ılımlı İslam' önermeyi seçtiler.
Bence Türk toplumunda bugün yaşanan kriz, 'kimlik bunalımı' değil, 'kimliksizlik bunalımı'dır. Çünkü Türkçeyi bırakıp İngiltürk konuşan, Türkiye'de oturup ABD'de gibi yaşayan insanların ne Türk, ne de Amerikalı oldukları söylenebilir. Ama aynı biçimde, altına Arap yeldirmesi, üstüne Suudi takkesi geçirip dolaşan, Tanrı'nın yalnızca Arapça konuştuğuna inanarak dualarını Arapça eden, harıl harıl Arapça öğrenen, dolayısıyla kendisinin birey olarak ve Tanrı katında Araplardan sonra gelen ikincil bir soy olduğunu kabulle, 'efendilerin' sınıfına yükselmek için Araplaşan toplulukların da Türk oldukları söylenemeyeceği gibi, tüm çabalarına rağmen Arap olarak da kabul edilemezler. Türkiye'de karşımıza çıkan bu topluluklar ne kuş, ne devedirler, yani kimliksizdirler. Gerek din baskısını, gerekse Batı taklitçiliğini reddeden özgün ve bağımsız kimlikli bir avuç insan da iki yeni dalga arasında sandviç olmaktadır.
Tarihe baktığımızda da köşeleri belirli bir Türk kimliğinden söz etmek zordur. Tek ortak ögeleri dil olan, ama bu dille pek de büyük bir kültür yaratamayan göçebe Türklerin, Çin'i istila ettiklerinde Çinlileştiklerini, Hindistan'da Hint olup çıktıklarını, Arap yarımadasını işgal ettiklerinde İslamiyet'le birlikte Arap ve Acem kültürlerini benimsediklerini, hatta bu kültürleri İstanbula kadar taşıyıp ortak dili bile kirleterek Osmanlıcayı ve her şey olup aslında hiçbir şey olmayan Osmanlı kavramını uydurduklarını görürüz. Dolayısıyla bizler, ezelden beri kimliksizliğe idmanlıyızdır ve ortak dilimize bile sahip çıkmak Cumhuriyet sayesinde mümkün olabilmiştir. Atatürk'ün 'Türkçülüğü' bile, sınırları daralan, ama toplumsal yapısı karmakarışık bir ülkede üniter devleti yerleştirebilmek için gerekli ortak payandaları icat etmek, yani yokluktan yaratmak zorunluluğundan kaynaklanır.
Araplaşan Türklerin saldırısıyla karşı kimlik üretemeyen İngiltürkler arasında sıkışıp, yerini bulamayan pırıl pırıl çocukların niçin intihar ettiklerini ve henüz etmeyen Zeynep'lerin, bırakın toplumsal kimlik, evrensel bir insanlık tanımından uzak, varoş medyacısı akbaba sürüleri tarafından nasıl 'intihar'a sürüklendiklerini yarın anlatacağım.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız