Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


RTÜK'e ortak eylem

RTÜK'ün verdiği ekran karartma cezalarının artması televizyoncuların ve meslek örgütlerinin sabrını taşırdı. Televizyon Yayıncıları Derneği, ekran karartmalara karşı ortak eylem yapmaya hazırlanıyor
İSTANBUL - Televizyon ve radyoların tepesinde Demokles'in kılıcı gibi sallanan Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ve çağdışı cezalar, meslek örgütlerini ve Televizyon Yayıncıları Derneği'ni harekete geçirdi. Özel televizyonların yöneticileri, ekran karartma cezasına karşı, "Artık eylemin zamanı geldi" diyerek bir günlük boykot için çalışma yaparken, görüşlerine başvurulan televizyon yöneticilerinin tümü, ekran karartmaların demokratik olmadığını, böyle bir uygulamayla cezalandırılanın televizyon kanalı değil izleyiciler olduğunu dile getirdi.
Televizyoncular ve meslek örgütleri Özel Radyo Televizyon Yasası'nın gözden geçirilmesi ve siyasi müdahalelerden bağımsız bir kurulun oluşturulması konusunda görüş birliğine vardı. TV yöneticileri ve meslek örgütleri temsilcileri ekran karartma konusunda şunları söyledi:
Nuri Çolakoğlu (NTV Genel Koordinatörü ve Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı): Ekran karartarak televizyonlar, yapımcılar değil, doğrudan izleyici cezalandırılıyor. Bu karartmaların kalkması için televizyonların ortak bir eylem yapmasının zamanı gelmiştir. Bu konuda temaslara başladık. Hafta başında herhalde ne yapacağımız konusunda bir karara varıp, kamuoyuna açıklayacağız.
Haluk Şahin (Kanal D Haber Koordinatörü): Ekran karartma cezası demokrasi ile bağdaşmayan sansür olayıdır. Ekran karartma nedeniyle biz haberleri, yorumları, gerçekleri veremeyerek engellendiğimiz düşüncesindeyiz. Bunun adı resmen sansürdür ve sansür Anayasa'ya aykırıdır. Ayrıca bu karar siyasi bir yapıda olan bir kurul tarafından verilmekte ve hiçbir zaman adil olmayan birtakım sonuçlar doğurmaktadır. Yapılacak eylemi destekliyoruz.
Türker İnanoğlu (atv Yönetim Kurulu Başkanı, Ulusal TV - Süper Kanal ve Erler Film'in sahibi): RTÜK'ü protesto için ekranımızı bir günlük karartmaya yönetim kurulu karar verecek. RTÜK'ün ekranları karartması karşısında üzüntü ve endişe içindeyim. Kültür Bakanlığı'nın sansürlediği bir film düşünün. Antalya Film Festivali'nde büyük ödülü alan filme, devlet büyükleri orada ödülünü veriyor ve sonra bu film televizyonda oynuyor. Tüm bunlardan sonra filmin yayınının sakıncalı görülüp ekranın karartılması çok yanlış. Bu ülkede iki devlet mi var? Şaşırdım kaldım. Sansür bile bir nizama intizama sahiptir, bu sansür bile değil.
Ali Baransel (TGRT Genel Müdürü ve eski RTÜK Başkanı): RTÜK başkanlığı yaptığım için bu konuda iki farklı görüş ve yorum yapma konumundayım. 3984 sayılı yasanın yaptırımlara ilişkin bölümü yürürlükte olduğu sürece RTÜK'ü protesto etmek için yapılacak ekran karartma boykotuna katılmayız. Ama biz 3984 sayılı yasanın yaptırımlarla ilgili bölümünün değişikliği, yani ekran karartma cezasının hafifletilmesi, araya hafif, orta ve ağır para cezalarının getirilmesi konusunda yapılacak çalışmalara da her türlü katkıyı sağlamaya hazırız.
Selahattin Sadıkoğlu (HBB Genel Koordinatörü): RTÜK'e karşı çıkmak bir şeyi değiştirmez. RTÜK'ü değil, yasaları değiştirmeliyiz. Öncelikle medyada otosansür şart. Ben RTÜK'ün siyasi hareket ettiğine inanmıyorum. Ekran karartmaya gelince; kesinlikle karşıyım.
Abdullah Bağ (Samanyolu TV Yayın Koordinatörü): Biz hangi program ceza alıyorsa, o programa ceza verilmesini, cezaların ön planda para cezası olarak uygulanmasını ve karartmanın tüm yayına değil, o programın yayın saatinde uygulanmasını istiyoruz. Bütün gün ekran karartmaya kesinlikle karşıyız.
Oktay Ekşi: (Basın Konseyi Başkanı): 1997 Eylül ayında Basın Konseyi adına basın kuruluşlarına yayın ihlallerinden dolayı verilecek cezalara ilişkin Adalet Bakanı Oltan Sungurlu aracılığıyla hükümete bir yasa önerisi sunduk. Öneriyi Sungurlu çekmeceye kilitledi ve öneri orada kaldı. Mevcut rejimi, yani 3984 sayılı yasayı hem hazırlık aşamasında, hem komisyonlardan geçme, hem de genel kurul aşamasında Sungurlu çok gayretle müdafaa etti. Onun çabalarıyla bugünkü şikâyet edilen yasa kabul edildi. Bu yasa özünde spastik doğmuştu, faturasını ise medya dünyası ödüyor.
İsmet Demirdöğen (Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı): Biz RTÜK'e karşı değiliz. Ancak bu kurulun siyasi müdahalelerden
uzak olması gerekir. Ekran karartma cezası
çağdışı bir uygulamadır. Bu ceza, ekran
karartanların yüzünü kızartan bir cezadır.
Fikret İlkiz (Avukat): Türkiye'de Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi'ne uygun bir kanun yok. Türkiye için gerekli olanın yayınların yasa ile düzenlenmesi değil, tüm iletişim kanunlarının tek bir kanun çatısı altında toplanması. 3984 sayılı kanunun 4. maddesinde yer alan yayın ilkelerinin uygulanmasında aynı yasanın 33. maddesine göre üst kurul yansızlığı ve görevlerindeki yetkinlik bakımından tartışmalıdır. (Radikal)

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız