![]() |
![]() |
![]() |
|
Demokrasi savaşçısı bir kadın btuncer@radikal.com.trMyanmar, eski adıyla Burma, Güneydoğu Asya'da orta büyüklükte bir ülke. Burada bir kadın politikacı 10 yıldan beri büyük bir özgürlük ve demokrasi mücadelesi veriyor. Muhalefetin lideri olan kadının adı, Aung San Suu Kyi. Direnişin çeşitli yöntemlerini denemiş olan Aung San Suu Kyi, seyahat etme özgürlüğünü otoritelere kabul ettirmek için dar bir köprü üzerinde park ettiği bir otomobil içinde günlerdir bekliyor. Doktorlar çok sıcak ve nemli havanın sağlığını bozacağından endişe ediyor. Fakat o sabır ve metanetle hakkının verilmesini bekliyor. Yaklaşık 10 yıldan beri göz hapsinde tutulduğu evinde beklediği gibi. Aung San Suu Kyi'nin Myanmar'da muhalefetin nasıl başına geçtiği ilginç bir hikâye. Kendisi 1940'larda suikasta kurban giden bir 'halk kahramanı'nın kızı. Babasının ölümünden sonra İngiltere'ye gitmiş. Orada okumuş, yerleşmiş, bir İngiliz'le evlenmiş. 1980'lerin sonuna doğru, ölümcül bir hastalığa yakalanan annesine bakmak için ülkeye dönmüş. Bu yıllar Burma'da tek bir diktatörün yönetiminden askeri bir cuntanın yönetimine geçiş dönemi. Askeri cunta demokrasi için gösteri yapan öğrencilerin üzerine en acımasız şekilde gidiyor. Böyle bir ortamda, demokrasi için direnişte bulunan gruplar, geçici olarak ülkede bulunan Aung San Suu Kyi'ye muhalefetin başına geçmesi için teklifte bulunuyor. O da kabul ediyor. Arkasından da kendisini inanılmaz bir mücadelenin içinde buluyor. Aslında Myanmar gerçekten talihsiz bir ülke. Yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından belki de bölgenin en zengin ülkesi. 40-50 yıl öncesine kadar herkes Burma'yı parlak bir geleceğin beklediğine inanıyormuş. Başkent Raugoon (şimdiki adıyla Yangon) bölgedeki zenginlerin alışveriş yapmak ve eğlenmek için geldikleri bir kentmiş. Daha sonraki yıllarda yönetimi ele geçiren diktatörlerin uyguladıkları inanılmaz derecede kötü politikalar sonunda hiçbir alanda ilerleme olmamış. Ülkede her şey olduğu yerde kalmış; hatta birçok alanda geriye gitmiş. 1990 yılında Myanmar ekonomisi ile ilgili bir rapor hazırlama göreviyle başkent Yangon'da üç hafta kalmıştım. Askeri cunta kendisine özgü kurallarla bir seçim yapmaya hazırlanıyordu. Oyların dağılarak güçlü bir hükümetin çıkmaması için 90'ın üzerinde partiye seçime girme izni verilmişti. Önde gelen muhalefet lideri Aung San Suu Kyi evinde göz hapsinde, diğer güçlü temsilcileri ise hapisteydi. Aung San Suu Kyi'nin göl kenarındaki evinin yanından geçerken çevredeki askerlerin çokluğu dikkati çekiyordu. Kadının dışarıyla olabilecek bütün iletişimi kesilmişti. Mayıs 1990'da yapılan seçim sonuçları herkesi şaşırttı. Bütün baskı ve oyunlara rağmen Aung San Suu Kyi'nin partisi oyların yüzde 60'ından fazlasını almıştı. Ancak, beklenen şey oldu. Cunta iktidarı devretmedi. Muhalefet üzerinde daha büyük baskı kurdu. O günden bu yana Aung San Suu Kyi evinden pasif direnişini sürdürüyor. Bir daha geri dönmeme şartı ile cunta ülke dışına çıkmasına izin verdi. Fakat o kabul etmiyor. Bu arada Nobel Barış Ödülü'nü de aldı. Ülkesine demokrasinin gelmesi için yıllardır savaş veren Aung San Suu Kyi bakalım başarabilecek mi? Bize gelince, herkes bu hikâyeden istediği dersi çıkarsın.
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |