Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


Symi'den ayrılırken

mbelge@radikal.com.tr
Symi'den ayrıldığım bugün, Yunan Adaları temasını biraz daha sürdüreyim.
Dün akşam, yaptığımız toplantı için özel bir yer seçilmişti: 'Yalos' denen liman köyünde, yamacın en tepesindeki evlerden biri ve evin avlusu. Amaç keyifle çalışmayı birleştirmekti ya, işte tam buna göre.
Limanı oluşturan koy ince uzun; köy, bu koyu kuşatan dik yamaçlarda kurulu; evler set set yükseliyor. Dediklerine göre, her evin en azından bir odasının pencerelerinin limana bakması gerekirmiş. Sonuçta adada
yaşayan herkesin denizle şöyle ya da böyle bir ilişkisi olduğu için, bir gözü limanda olmalıymış. 'Aşağıda ne oluyor?' 'Bizimkiler döndü mü?' vb.
Ama, bir de, daha makro düzeyde bir özellik var: Her evde bir pencerenin limana bakması gerektiği gibi, her adanın bir gözünün de Anadolu'ya bakması gerekiyor. Ada güzel bir şey, adalı olmanın kendine göre keyfi var filan. Ama adanın handikapları da söz konusu. Çoğu küçük, çoğu kıraç, sonuç olarak çoğu kendine yeterli değil.
Symi, örneğin, susuz bir ada. Otelin banyolarında bir uyarı asılı: 'Suyu tasarruflu kullanın. Aralıka kadar yağmur yağmayacak' diyor.
Suyu eksik de, domatesi, patlıcanı tamam mı? Birçoğunda onlar da tamam değil. Symi'nin suyu Rodos'tan geliyor. Onca turistin onca adada tükettiği kalamar, barbunya, çupra kimbilir nerelerden geliyor.
Onun için bu adalar, geleneksel olarak, kendilerini anakarayla tamamlamışlar. Zamanında, her alanda, her şeyin ana kaynağı, Anadolu'daymış.
Böyle olunca, bütün bu adaların başlıca kenti, anakaraya en kolay erişilecek noktada kurulmuş; yani, Anadolu'ya doğru. Uzun Osmanlı döneminde de bu özelliğin değişmediğini biliyoruz. Zaten çok yerde, bir adadaki konut mimarisiyle, anakarada en yakın olduğu kentteki mimari aynıdır: Midilli ile Ayvalık gibi.
Tabii şimdi durum çok farklı ve bu nedenle adaları yaşatmak pahalı bir iş. Aramızdaki ticarette artış da hâlâ sınırlı. Bunları konuşurken, öteden beri kafamı kurcalayan soruyu sordum: "Peki, siz bu ticaretin artmasını sahiden istiyor musunuz?" "Evet" dediler. İyi de, şimdi Sakız'ın domatesi Atina'dan gelirse mi daha rasyonel, İzmir'den gelirse mi? "İzmir'den" dediler. Ama uzun vadede domates yalnız başına gelmez; arkasından geleceklere sahiden razılar mı? Buna da, "Saldırgan biçimde değil, dostça gelecekse, tabii" diyorlar.
Bence sorun o kadar basit değil. Ama iyi niyet gerçekten varsa-tabii, iki tarafta da varsa-bu yeterince önemli bir aşama. Coğrafya, bu kıyılarda bir düzenleme yapmış; tarih gelip bunu bozmuş. Bence coğrafya
haklı. Bir taraftan bakıp 'Şu kıyılar bende kalsaydı', öbür taraftan bakıp 'Şu adalar benim olsaydı' diye olmayacak hayallerle uğraşacağımıza, 'ulusallığı' bariyer olmaktan çıkarıp, coğrafyanın hakkını vermeyi öğrenmeliyiz bence.
'2. Kütübi Sitte' diye bilinen altı muteber hadis kitabıyla İmam Malik ve İmam Ahmet bin Hambel'in kitaplarındaki hadislerin fihristi olan 'El Mu'cemü'l Müfehres li Elfazı'l Hadisi'n Nebevi' adlı dev eser de Hollandalı Müsteşrik Dr. A.J. Wensınck tarafından Avrupalı üniversitelerin ortak maddi katkıları sağlanarak 1936'da yayımlandı.
3. Bugüne kadar kendi alanında Müslüman dünyanın da itibar ve kabul ettiği tek başvuru kaynağı niteliğinde olan İslam Ansiklopedisi de 1908'de başlayıp otuz yıl süren çalışma neticesi Hollanda'da yayımlandı.
Tüm bunlara bakarak '..Hiçbir fert veya zümre dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda ilahi bir yetkiye sahip olduğu iddiasında bulunamaz' düşüncesinden hareketle,
günümüz Müslümanlarının
gündelik problemlerini çözüme kavuşturma yetkisine sahip olduklarının, hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olması ilkesinin Allah'ın mutlak hâkimiyetiyle çelişmediğinin ve laikliğin hiç bir dini veya felsefi görüşe ödün vermeme anlamında anayasal bir tanıma kavuşturulması ihtiyacının vurgulandığı belgeyi, sadece Türkiye Müslümanları açısından değil, tüm İslam dünyası açısından ümit işareti olarak görmek gerek.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız