Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


Austen'e karşı James

Üç yıl önce sinema dünyası Jane Austen ile flört halindeydi. Yazarın dört kitabı sinema filmi ve TV mini dizisi şeklinde, onun okuru olan ya da (daha büyük ihtimalle) olmayan seyircilerin karşısına geldi. Önceki yıl ise, Shakespeare yılıydı. Edebi klasiklerden medet umma eğilimi geçen yıl da sürdü (ki özgün senaryoların çoğunun hal-i pür melali düşünülürse, buna şaşmamak gerek) ve 1997'nin kahramanı Henry James oldu. Bir yıl içinde kitaplarından üç tanesi beyazperdeye uyarlandı: 'Bir Kadının Portresi' (Portrait of a Lady), 'Güvercinin Kanatları' (The Wings of the Dove) ve nihayet, 'Kadınsı Duygular' (Washington Square). Diğerleri şimdilik huzur içinde.
Aslında 'Washington Square' beyazperdeye ikinci kez aktarılıyor. 1949 yılında William Wyler yazarın bu eserini 'Miras' (The Heiress) adıyla uyarlamıştı. Bu yeni uyarlamada Jennifer Jason Leigh'in oynadığı silik kız Catherine'i o vakit Olivia De Havilland oynamış, hatta bir de Oscar almıştı. Film, Broadway'de o sıralarda pek makbul sayılan bir oyun versiyonundan uyarlanmıştı. Bu versiyonun, James'in metninin incelikli yanlarını tırpanladığı da söylenir. Geçen yıl yeniden sahnelenen 'Miras'ta ise Cherry Jones oynadı ve bir Tony ile ödüllendirildi.
'Washington Square' iyi bir oyuncu kadrosu olan (Leigh'in yanı sıra Albert Finney, Ben Chaplin, Maggie Smith) bir uyarlama. Yönetmen
Agniezszka Holland'ın ritmi de iyi tutturduğu söyleniyor. Çoğuna göre, aslına sadık bir uyarlama, kimine göre ise duygusal vuruculuğu elden kaçmış. Tabii, görmeden bir şey demek mümkün değil. Jane Campion'un 'Bir Kadının Portresi'nden ağzımızın payını almış bulunuyoruz. Ama, bütün bunlar bir yana, en sevdiğim yazarlardan biri olan Henry James'in sinemacılara niye bu kadar cazip göründüğünü söylemek zor. Bu 'novella'nın kahramanı sadece silik olmakla kalmayıp sıkıcı
olan bir kız, sevgisi acınacak zaaflar içinde, (kitabın) finali de romantik duygular peşindekileri
pek tatmin edecek türden sayılmaz. Zaten Henry James, kolaycı okuyucuların da pek dişine göre bir yazar sayılmaz. Hele sinematik özellikler taşıyan bir yazar olduğunu (dönem şatafatını saymazsanız) söylemek handiyse imkânsız.
Fatih Özgüven ve Sema Kaygusuz, 'Kitaplık' dergisinin 'Kitapsever Tutanakları'nda, "Hangi kitabın filmini görmek isterdiniz?" sorusuna benzer cevaplar vermişler. Kaygusuz, "Hiçbirinin filmini görmek istemem" demiş. Özgüven ise, "Sevdiklerimden hiçbirinin, mümkünse" diyor. Doğrusu, bu duyguları paylaşmamak elde değil.
Her iki sanat dalını da seven biri olduğum ve ender olsa da bazı uyarlamaları beğendiğim halde,
ben de sevdiğim herhangi bir kitabın beyazperdeye yansımış halini görmeye hevesli değilim. Uyarlamalar, film olarak kitabı okumamış
kişilere çok hoş da görünebilir, ama okumuş
olanlar, hemen hemen her seferinde bir kırılan beklenti sendromu ile karşı karşıya kalmaya mahkûmdur. Gene de, akl-ı selimine güvendiğim Holland'ın makul bir James uyarlaması yapmış olduğuna inanmak istiyorum.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız