![]() |
![]() |
![]() |
|
ZAPÇININ SEYİR DEFTERİ zapci@radikal.com.trKanal 7'de, bir anneanne ile torununun günlük hayatlarını anlatan bir film var. Bendenizi evvela, televizyona bakan bir anneanne ile torunun televizyonda benzer bir ikiliye tesadüf etmesi cezbetmişti. Sonraları bir nevi iptila halini aldı. Seyrettiğim son bölümde, anneanne torununa çorba pişiriyordu. Mektepte ciddi bir imtihandan çıkan torun da eve döndüğünde çok acıktığını ifade ediyor, lakin gene çorba pişirildiğini işitince burun kıvırıyordu. Bunun üzerine anneanne, en son üç gün evvel çorba pişirildiğini ifade ederek kendilerini müdafaa etmek cihetine gittiler. Naçizane kendimden de bilirim; Allah kimseyi fakirlikle terbiye etmesin. Netice itibariyle torun, sofrada muhtelif latifeler yaparak anneannelerinin gönlünü almaya gayret ettiler. Mesela, "Bilir misin bir laf vardır; çok yedim şehriye, herkesten düştüm geriye" dediler. Bendenizin sıcaklardan biraz asabı bozulmuş olmalı; bu latifeye pek gülemedim. Ancak görebildiğim kadarıyla, anneanne de gülmedi. Hatta torununa, "Sofrada konuşacağına Allah'a şükret" cümlesiyle mukabelede bulundu. Bu kanaatkar tabiat, bendenize her defasında çocukluğumda birkaç kitabını okuma fıratını bulduğum Kemalettin Tuğcu'nun hikâyelerini hatırlatıyor. Diğer taraftan, şartlarımız aşağı yukarı aynı olmasına rağmen, benim anneannemin de televizyondaki hanım kadar mütevekkil olmadığını yeri gelmişken ifade etmek arzusundayım. Neyse dağıtmayayım, torun yemeği müteakıben terkar mektebe dönüp hendese dersine girdiler. Ders esnasında muallim bey, karatahtaya çizdiği çemberin merkezinden bir çizgi çekip, "Dairenin içindeki bu çizgiye ne denir?" sualini tevdi ettiler. Talebeler hep beraber, "Yarıçap" diye cevap verince, anneannemin, "Şimdi olmadı işte" dediğini hatırlıyorum. "Yapma anneanne" dedim, "Ona yarıçap dendiğini herkes bilir." Bunun üzerine anneannem, kelimelerin üzerine tek tek basarak yarıçapın daire yerine çember üzerinden tarif edilmesinin daha doğru olduğu söyledi. "Ne ehemmiyeti var Allah aşkına?" dedim, biraz da sıkılarak. Anneannem, bir kahkaha attı ve "Kusura bakma ama" dedi, "pek yemesen de şehriye, fena düşmüşsün geriye."
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
|
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |