| |
|
Taksici Şevki'nin dünyası'Yüksek ilkokul mezunu' Şevki'nin taksisine binip, 'İyi akşamlar' dedim, 'Teşekkür ederim, size de iyi akşamlar dilerim' yanıtını alınca bayağı keyiflendim. Nezaketine, tıraşına, kılığına diyecek yok İSTANBUL - Yoldan geçen her taksi bir Pandora'nın Kutusu'dur, içinden ne çıkacağı bilinmez. Aceleniz vardır, bir yere yetişeceksinizdir, bir taksiye atarsınız kendinizi, sonrası şansınıza kalmış... Sürücünün huyu suyu, kılığı kıyafeti ve kentin belli başlı semtleri konusundaki bilgisi sizi üzebilir de memnun da edebilir. Dahası, her ne kadar sıradan bir meslek gibi gözükse de, gün boyu 'direksiyon sallayan' taksi şoförleri arasında da ne ilginç kişiler, nice saklı kalmış cevherler vardır, bilirsiniz.
Kendi tabiriyle 'yüksek ilkokul mezunu' taksici Şevki de benim piyangom oldu. Yoldan çevirdiğim arabasına 'iyi akşamlar' deyip gideceğim yeri söyledim 'lütfen'i de unutmadan. Aslında, bu asgari insani iletişim sözcüklerini kullanırken alıp vermeyi sevmedikleri gibi, 'teşekkür'ü bile esirgiyorlar müşterilerinden. Ben de onların yorgunluklarına bağlıyorum, diyeyim. Her neyse, ön koltuktan 'Teşekkür ederim, size de iyi akşamlar dilerim' diye bir yanıt alınca, şaşırmadım değil. Bayağı keyiflendim hani.
'Sür' lafına yanıt Şoförümüz güleç adam. Nezaketine, tıraşına, kılığı kıyafetine diyecek yok. TV reklamındaki gibi müşterilerine gazete ve bir fincan kahve ve mobil telefon servisi olmasa bile, mükemmel. Bakırköy'den Taksim'e müşteri getirmiş, dolanırken de ben gelmişim. Havadan sudan laflıyoruz. Genelde taksicileri yeterince kibar bulmayız ama biz müşteriler de ayrı bir âlemizdir doğrusu. Sohbet koyulaşırken Şevki bir gün durakta sıradayken lacivert elbiseli, şık bir beyin arabasına bindiğini anımsıyor. Beyefendinin ilk sözü 'sür' olmuş... Şevki de hiç bozuntuya vermemiş, "Affedersiniz, 'sür' diye bir semt bilmiyorum, tarif ederseniz götüreyim" diyebilmiş. Müşterisi de ilk başta 'ne yani?' dedikten sonra, geç de kalsa gideceği yeri söylemiş ve iş tatlıya bağlanmış. Durun daha bitmedi: Ertesi gün aynı müşteri Şevki'nin durağına gelmiş ve onu aramış. Şevki de o sırada işteymiş. Duraktaki arkadaşları şık beyefendiye "Sizi üzdü mü yoksa. Şevki iyi çocuktur, bir yamuğu olmaz" derken Şevki de çıkagelmiş.
Lacili bey, yeniden Şevki'nin arabasına binmiş ve biraz gittikten sonra Şevki'ye "Dün benim 'sür' dememe verdiğiniz
cevap bana çok dokundu. Bütün gün düşündüm. Eğer bana hakaret etseydiniz bu derece koymayacaktı. Sizden özür dilerim" demez mi...
Hazırcevap olduğu kadar efendiliği de hiçbir zaman yitirmeyen Şevki'yi tanıdıkça sevmemek mümkün değil. Kırklareli'nden İstanbul'a yerleşmiş aslen Üsküplü göçmen bir ailenin çocuğu. İğneada 1936 doğumlu Şevki, küçük yaşından beri Bakırköylü. Babası bir tekstil fabrikasında uzun yıllar ustabaşılık yaptıktan sonra yeniden Kırklareli'ne dönmüş emekliliğin tadını çıkarmak için. Adama köyde küçük bir ev yapmışlar,
60-70 kuzu da
almışlar, gençleşivermiş birden...
Şevki Bakırköy'deki taksi durağında günde 12 saat çalışır, araba kendisinin değil, 'plaka kiralık' yani. Pazarları izin günü. Tümüyle ailesine ait. Eşi de Balkanlar'dan. Bulgaristan'dan önce İtalya sonra Amerika'ya göç edip bu ülkenin vatandaşlığını elde eden ancak Türkiye'den hiç kopmayan bir ailenin kızıyla evlenmiş. Bakırköy'de tanışmışlar. "Amerika'da doğmuş. Onu ilk gördüğümde
13 yaşındaydı bense 16. Kısmet, evlendik." Şevki 16 yıllık eşi Tezcan'la çok mesut. Gerçekten, hem güzel hem de
hanım hanım bir eş. İkisinin de gözleri gülüyor. Şirin,
12 yaşında bir kızları var, Özlem. Bir de 9 yaşında oğulları, Özgür. Şevki'nin gururları. Yedinci sınıfa geçen Özlem bilgisayar tutkunu. Üstelik miniklerde Türkiye karate şampiyonu. Özgür daha ilkokulda ama onun da kahverengi kuşağı var karatede. Mutlu bir ailenin mutlu çocukları...
Eli her işe yatkın Şevki'nin tutkusu bu şoförlük. İlkokulu bitirdi, paydos dedi. Okumadı. Önce mobilyacılık öğrendi sonra da elektrikçilik. Huyu kurusun, mahalledeki minibüsleri kaçırır, arada muavinlik yapardı. Daha
16 yaşındayken Topkapı-Bağcılar hattında minibüsçülüğe başladı. Ehliyeti yoktu, 'mimliydi' ama polis ağabeyleri ile de arası iyiydi. "Bir yolunu bulup" çalışıyordu işte, fazla kurcalamayın o günleri... Yaşı dolunca ehliyetini aldı hemencecik. Üç kardeş bir ara inşaatçılığa soyundular, yazlık ev müteahhitliği yaptılar. Şevki'nin eli her işe yatkındır, bir marangozhane açtı. Ama sıkıcı geldi bu meslek ona: "Şoförlük benim her şeyim, akşama kadar değişik insanlar tanıyacağım, hem hizmet edeceğim hem de muhabbet edeceğim"...
İşin ilginç yönü, ABD vatandaşı kayınpederinin mesleği de taksi şoförlüğü. Taksi, Şevki'nin ekmek teknesi. Kazandığı da ailesine. tatil yapamaz ama onları Erdek'e gönderir iki haftalığına. Kendi 3 milyonluk ayakkabı giyer, ama okulda takdirname alan çalışkan ve sporcu kızına Adidas gerekiyorsa 23 milyonu bastırır alır. "Kızım hukuk okuyacak, Allah nasip ederse"... Oğlu Özgür ise "önce güçlü erkek, sonra da emniyet amiri' olmak istiyor şu sıralar. Eşi Tezcan Hanım'ın İngilizcesi çok iyi. Eh çocuklar da büyüdü. Belki yakında bir özel ilkokulda İngilizce derslerine yardımcı olacak. Hele bir okullar açılsın...
Şevki'nin tek geliri şoförlükten. Allah'a şükür para sıkıntısı yok. Taksicilik niyet ve inanç mesleği. "Niyetin neyse ona göre kazanırsın. Kısa mesafe, uzun mesafe diye ayrılmamalı. Taksici kısmet tepmez." "Güven mesleği" de. Ama ilerisi için biraz çekimser. "Taksicilik bitiyor be abi"... Peki ne yapmayı düşünüyor? Onu direksiyondan ayırmak mümkün mü? Özel şoförlük yapmak istiyor düzgün bir patronun yanında. Korumasını bile üstlenebilir. Usta şoför çünkü. Ama 'memurluk' ona göre mi, bilemem. Şevki hep değişik yüzlere alışıktır. Bana kalırsa taksiciliği bırakamaz. Tek isteği 'Trafikçi abiler bizle uğraşmasın. "Bakırköy Özgürlük Meydanı'ndan yolcu alamıyoruz. Biz çalışamıyoruz, oysa korsan plakalara müsamaha ediliyor". derler ya taksicinin vırvırı bitmez. Ama Şevki bir başka taksicidir, başlı başına bir şahsiyet...
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !
|