| |
|
'Af'ta nereden nereye gelindi? ANKARA - Hükümet ortağı DSP'nin gündeme getirdiği adi suçlulara genel af, hem siyasi partiler tarafından hem de toplum tarafından ilgi görmedi. Önce destekler nitelikte demeçler veren bazı siyasi parti temsilcileri de tepkiler üzerine geri adım attı. İşte affın seyri:
18 Temmuz 1998 DSP PM, Cumhuriyet'in 75. Yıldönümü nedeniyle adi suçlular için af çıkarılması amacıyla Meclis Grubu'nun af teklifi hazırlaması yönünde karar aldı.
Başbakan Yardımcısı ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit:
"Adi suçlar için getirilecek bir af, cezaevlerini büyük ölçüde boşaltacağı için, hükümetin cezaevlerinde yeni bir düzenlemeye geçiş çabalarını da kolaylaştırır. Af terör gibi bölücü eylemler ve
inanç sömürüsü konularını kapsamamalıdır. Anayasa'nın
14. maddesi de bu gibi hükümlülerin affını önlemektedir. Ancak adi suçların yanı sıra 14. madde kapsamına girmeyen düşünce suçları da çıkarılacak af kapsamına alınmalıdır."
Adalet Bakanı Oltan Sungurlu: "DSP lideri Bülent Ecevit'in önerisinden Türkiye'nin seçim rotasına girdiği anlaşılıyor."
19 Temmuz 1998 Adalet Bakanı Oltan Sungurlu: "Ben bu konuda herhangi bir beyan ve yorumda bulunmadım ve bulunmayacağım."
TBMM Başkanı Hikmet Çetin: "Bu konuda parlamento karar verir. Öneri geldiğinde TBMM kararıyla ne gerekiyorsa yapacak. Bu konu ciddi bir konudur. Konuşulduğu zaman ne gerekiyorsa sonuçlandırmak lazım."
DYP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Gölhan: Af önerisine destek veren Gölhan, "Ama bir ayrım yapmak gerekir. Devlet düşmanları, hırsızlık, rüşvet gibi yüz kızartıcı suçların dışında kalan kader kurbanlarını affetmekte yarar görüyorum. Fikir suçluları da affedilmeli" dedi.
Devlet Bakanı Hasan Gemici: "1974'den bu yana genel af ilan edilmedi. Hükümlü ailelerinin büyük bir beklentisi var."
FP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz: Partisinin affa sıcak baktığını belirtti ve bunu DSP'nin seçime yönelik mesajı olarak değerlendirdi.
21 Temmuz 1998 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Başbakan Yardımcısı
Bülent Ecevit'i eleştiren Baykal şunları söyledi: "Eğer af çıkarmak istiyorsanız bu konuyu Bakanlar Kurulu'nda konuşur, karar alır ve ilan edersiniz. Eğer bunu yapmıyorsanız siz bu konuyu siyasi istismar konusu olarak kullanmaya çalışıyorsunuz. Aylarca mahkûm, tutuklular ve aileleri 'af çıktı', 'çıkmadı' tartışmaları ile oyalanacak. Peki çıkmazsa ne olacak? Eğer af gerektiğine inanıyorsanız kendi aranızda konuşun, gelin bizimle konuşun çıkartalım."
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan: "Keşke biraz daha araştırılarak bütün partilerle mutabakat sağlandıktan sonra tartışmaya açılsaydı."
Oltan Sungurlu: Af konusunun henüz hükümete gelmediğini ancak bakanlık olarak konu her an gündeme gelecek gibi çalışma yaptıklarını söyledi.
Devlet Bakanı Eyüp Aşık:: "Her 10-15 yılda bir af çıkarmak doğru değil diye düşünüyorum."
FP Genel Başkanı Recai Kutan: "Bugünkü Ecevit, demokrat Ecevit değildir. Sayın Ecevit ideolojik nedenlerle suçluları, dahil olmak üzere, siyasetten men edilen herkesin bu af kapsamınnda olduğunu ifade etmelidir."
DYP Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı: "Amaç gündemi değiştirmektir. Siz 'af' diyeceğinize adalet refomu deyin. Önce yargıyı bağımsız hale getirin, önce hapishanelere hâkim olun."
25 Temmuz 1998
Hükümet ortaklarının en son gerçekleştirdiği ortak zirvede seçim ve af kararı çıktı. Zirvenin ardından açıklamayı yapan Başbakan Mesut Yılmaz, DSP tarafından ortaya atılan af fikrinin, Cumhuriyet'in 75. yılı nedeniyle devletin bağışlayıcılığının bir göstergesi olacağını ileri sürdü.
Başbakan Yılmaz: "Hükümet olarak bir af uygulamasının sınırlarının esaslarını belirlemek üzere bir teknik çalışmayı derhal başlatmayı kararlaştırdık. Burada üzerinde mutabık kaldığımız ilkelerden ilki af önerisinde Anayasa'da belirtilen kısıtlamalara mutlak sadık kalınmasıdır. Yani terör suçlarının Anayasa'nın
14. maddesi kapsamındaki suçların böyle bir af kapsamına alınması mümkün değildir. Bu af uygulamasıyla eşzamanlı olarak infaz koşullarında iyileştirme çalışmalarını da başlatmayı kararlaştırdık. Örneğin kadın mahkûmların küçük çocukları ile ilgili olarak infaz kanunlarında durumlarını gözeten iyileştirici bir düzenleme yapılması konusunda mutabık kaldık."
28 Temmuz 1998 Deniz Baykal: "Genel affın içinde neyin yer alacağı belli değil. 'Devletin parasını alıp, yurtdışına kaçanları affedecek misiniz?', dediğiniz zaman 'Hayır' diyorlar. 'Siyasileri af kapsamı içine alacak mısınız?' diyoruz, 'Hayır' diyorlar. Öyle bir af önerisi ki, af kapsamı içine neyin girdiği belli değil ama neyin girmediği belli. Düşünce, basın ve siyasi suçlar girmiyor. Bu nasıl bir genel af? Kısmi genel afmış. Neresi genel? Adi suçlara yönelik kısmi af yasa tasarısı fikir ve düşünce suçlularını cezaevinde bırakarak gerçekleştirilemez. Bir kısmını Anayasa engel değil diyerek dışarıya bırakacaksınız, bir kısmını da cezaevinde bırakacaksınız. Bu toplumu çok ağır bir adalet krizinin içine sokar."
Kutan: "Teklif, yazarlar, çizerler, siyasiler ve üniversitelerdeki disiplin suçlarını da kapsamalı. Bunlar beleş teklifler. Bize göre fikir suçluları, disiplin cezası almış üniversite öğrencileri, hocaları ve siyasiler de bu kapsama dahil edilmeli. Düşünce suçlarını kapsamayacak, bir af teklifi ile gelenlere destek olmayacağımızı peşinen söylüyoruz. FP olarak düşünceyi suç kapsamına almıyoruz."
Başbakan Yılmaz: "Terörle ilgili suçları af kapsamına almak mümkün değil."
Ağustos 1998 Başbakan Yılmaz: "Anayasa'nın 14. maddesi kapsamına giren suçların böyle bir af kapsamında olması mümkün değil.
ANAP olarak bu konuda, bir
Anayasa değişikliğine kesinlikle karşıyız. Kamuoyunda yapılan son günlerdeki yoğun tartışmalar da affın aleyhine olanlar, devletin bu suçların mağdurları adına böyle bir af yetkisine etik açıdan sahip olamayacağını ileri sürmekte. Bu görüşler ışığında meseleyi tartışacağız.
Genel af olması halinde, suçun bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkması söz konusudur. Özel af olması halinde, suç ortadan kalkmamakta sadece kişiler açısından cezaları azaltmak şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu alternatifler arasında değerlendirme yapacağız."
2 Ağustos 1998 DSP tarafından önerilen af konusu, ANAP MKYK toplantısında da gündeme geldi. DSP'nin af önerisine karşı çıkan ANAP yönetimi, af yerine cezalarda indirim uygulamasını benimsedi. Başbakan Yılmaz, "Orta yol buluruz" dedi. (Radikal)
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !
|