Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


Bu kriz kimin krizi?

mbelge@radikal.com.tr
MURAT AKSOY
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, çeşitli aralıklarla dile getirdiği 'Başkanlık' tartışmasını da kapsayan bir dizi öneriyi bir süre önce tartışmaya açtı. Yine aynı Demirel'in, Arnavutluk dönüşü uçakta bir soru üzerine 55. Hükümet ile ilgili olarak ilk kez 'kriz' kelimesini kullanması, medyada önemli bir yankı buldu. Aynı günlerde 55. Hükümet'in birinci yılı değerlendirilirken, hükümetin kendisine biçilen rolü gerçekleştiremediğini öğrendik. Bu misyon, 'normalleşme' imiş. Yani Refahyol'un sonunu hazırlayan 'gerginliğin' yarattığı anormalleşmenin geçen bir yıla rağmen 'normalleşmemesi'. Üstelik birinci yılında, üstüne üstlük sivil toplumuyla, aydınıyla medyasıyla herkesin kol kola olduğu bir dönemde. Niye acaba? Ve acaba gerçek 'anormal' durum bu olmasın? Bir yanda kriz, bir yanda normalleşme. Tüm farklı kesimlerin zimmen paylaştığı bir gariplik var ortada, o da, yaşananların bir 'kriz'e denk düştüğü. Ortak bir krizden bahsedeceksek, bunun bir 'adaptasyon krizi' olduğu açıktır.
Adaptasyon krizi, iki boyutlu yaşanmaktadır. Kabaca birincisi devletin içerde yani toplumsal düzlemde yaşananlara cevap verememesi ile ortaya çıkıyor. İkincisi ise uluslararası düzlemde toplumsal meşruiyetin zayıflığının sonucu olarak dışlanmanın yarattığı kriz.
Beğensek de beğenmesek de dünya hızlı bir değişim yaşıyor. Sermaye ve bilginin hızlı bir şekilde yayılması, iktisadi ve siyasi aktörleri ölçeğe bağımlı olarak bağımsızlaştırırken, bu gelişmeler otoriter devletleri çaresizliğe itiyor. Türkiye tarihi boyunca sürekli olarak toplum dışından verilen rollere uydurulmaya çalıştı. Tarihsel olarak buna uygun zihni yapımız yüzünden, bugüne değin cılız hamleler dışında, bu geleneğin dışına pek çıkılmış gözükmüyor. Yani tarihsel bir gelenekten bakıldığında yaşananlar 'normal'. Ancak bu normallik sadece otoriter zihniyetten bakıldığında anlamlı. Demokrat zihniyetten baktığımızda, bütün bu yaşananların açık ifadesi 'anormal'liktir.
Uluslararası düzeyde, Türkiye ciddi biçimde bir sıkışma içinde. Küreselleşme ile iktisadi ve siyasi kurumların kendilerini yeniden ürettikleri ve bir ölçüde mevcut ulus-devletlerden bağımsızlaşma yönünde adım attıkları bir gerçek. Bu gelişme aynı zamanda bir belirsizlik demek. Bu belirsizlik yeni bir dünya düzenini yani yeni hiyerarşi oluşumunun yolunu açıyor. Bu yeni süreçte hiçbir ülkenin geçmişteki özellikleri, bu ülkelere bu hiyerarşide ebedi konumlar kazandırmıyor. Tam tersine yeni hiyerarşi oluşumu, ülkelerin önüne göreli şansları çıkarıyor.
Türkiye gibi, devlet-toplum ilişkisini otoriter zihniyette tanımlamış ülkelerde, bu süreç daha sancılı geçmeye aday. Dolayısıyla yolumuz daha uzun. Ve bizim tarafımızdan atılmayan her adım, bizi başkaları tarafından atılacak adımlara mahkûm edeceği de açık. Türkiye olarak bu yeni süreçte dünya hiyerarşisi içinde yukarılara çıkmak, yaşananları anlamaya yönelik adımlar atmaya ve bunun doğrultusunda toplumsal meşruiyete dayanan projeler gerçekleştirmenize bağlı gözükmektedir.
Murat Aksoy: Araştırmacı

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız