Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


KUMPAS: Bay Nikito

Politika sosa bulanmış Hollywood aksiyon filmlerinin sinemalarımızdaki son örneği 'Kumpas' (Most Wanted)... Bu tür filmlerde genellikle CIA, FBI gibi çeşitli ABD kurumları birbirleriyle çatışır ya da namuslu bir kasaba şerifi herkese haddini bildirir ama ne olursa olsun sonunda 'Hollywood daha beyaz yıkar!' altın kuralı işler ve sistemin içindeki sapkın unsurlar temizlendikten sonra işlerin tıkırında gideceği iddia edilir. Kendisinin ve diğer masum insanların başına örülen çorabın farkında olan cesur bir adam ve sürece zoraki katılmış olan bir asistan kadın, önce kendi canlarını kurtarmak, sonra da kötülerin canına okumak için oradan oraya koşuşturur dururlar. Dürbünlü tüfekler, zaman ayarlı bombalar, helikopterler ve kötü kalpli zenginlerle dolu, yeraltı tünellerinden gökdelen çatılarına sıçranan, yüksek köprülerden atlanan, otomobillerin hurdahaş olduğu bir serüvenle gönüller hoş tutulmaya çalışılır.
'Kumpas', zaman zaman parodiye de başvurarak türün tüm gereklerini yerine getiriyor ve Başkan'ın eşine düzenlenen bir suikast çerçevesinde ABD ordusunda yuvalanan çok gizli ve kontrolden çıkmış bir kontrgerilla örgütlenmesi ile CIA arasındaki kapışmayı anlatıyor. CIA bu kez iyilerin safında ama kötülere asıl kılıç çeken, söz konusu gizli örgütlenmenin içine girmiş ve ortadaki kumpası anladıktan sonra saf değiştirmiş siyah bir komando. Körfez Savaşı'nda 10 yaşındaki Iraklı çobanı öldürme emrini veren subayı vurarak idama mahkûm edilen ve tıpkı 'Nikita' tarzı bir teklif alıp özel birime dahil olan dazlak kafalı, Alaattin'in cini gibi, 'makasa alındığı' için çok öfkeli bir adam...
Siyahları aşağılayan macera örnekleriyle dalga geçen önceki filmini izleme fırsatı bulamadığımız oyuncu-yönetmen-senarist Keenen Ivory Wayans, 'Kumpas'ın ilk 20 dakikasında eni konu bir macera duygusu yaratabiliyor ve seyirciyi gerilim atmosferi içinde tutabiliyor. Sonrasında işler iyi işlenmemiş bir entrika-kumpas dahilinde ilerliyor ve binlerce kez kullanıldıkları için artık kullanılamaz hale gelmiş klişelerin sökün etmesiyle birlikte 'Kumpas' da doğal olarak parodi yapısı kazanıyor. Sonunda ne olacağı, kimin ölüp kimin kalacağı filmin ortalarında aşağı yukarı kesinlik kazanıyor, sürprize yer verilmiyor, önümüze sürülenler de sürprizden başka her şeye benziyor.
Başına olmadık işler gelen, ölü ya da biri 10 milyon dolarlık ödüle değer görülen zavallı Çavuş Dunn'ın, ödül kazanmak isteyen yüzlerce insan tarafından kovalandığı ve büyük bir kargaşanın yaşandığı sahne, filmin iyi düşünülmüş tek bölümü gibi geldi bize. İster ciddiye alın, ister parodi niyetine yutmaya çalışın, 'Kumpas'ın bu sahne dışında akılda kalıcı yanı yok... Yılların usta oyuncusu, son zamanlarda şansı kötü adamları canlandırmak konusunda hayli açılmış olan Jon Voight'un da varlığı belli oluyor kuşkusuz ama sapık general rolündeki 'abartının' dışında filme katkısından söz etmek zor.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız