Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...


Loizidou davası ya da diplomasisi

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), 1996 yılının aralık ayında, Kıbrıslı Bayan Titina Loizidou'nun Türkiye aleyhine açtığı davada verdiği karar, o tarihte de epey tartışma konusu olmuştu. Hatta, basındaki yorumlarda, Türkiye'nin, AİHM'nin yargılama yetkisini tanıdığına dair beyanını geri çekmesi bile önerilmişti. Geçen haftadan beri, bu tartışma yeniden canlandı. Zira, Türkiye'nin bu dava sonucunda 640 bin dolar tazminat ödemesi kararlaştırıldı. Konunun hukuki seyrini hatırlamaya çalışalım.
Bayan Loizidou, 1974 yılındaki malum olaylar nedeniyle Türkiye'nin askeri müdahalesi sonucunda, ülkenin güneyinde yaşamak zorunda kalmıştı. Bu nedenle ülkenin kuzeyinde, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) topraklarında bulunan taşınmaz mallarından yararlanamıyordu.
Loizidou'nun mahkemedeki iddiasına göre, bunun hukuki gerekçesi, 1985 tarihli KKTC Anayasası'nın 159. maddesiydi (paragraf 1-b). Bu maddeye göre, Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilan edildiği 13 Şubat 1975 tarihinde terk edilmiş bulunan veya o tarihten sonra, yasa tarafından terk edilmiş ya da sahipsiz taşınmaz mal olarak nitelenen veya hüküm ve tasarrufu kamuya ait olması gerekli olup da aidiyeti saptanamamış olan tüm taşınmaz mallar, bina ve tesisler "devletin mülkiyet hakkı" içinde kabul ediliyordu.
Türkiye'ye göre, Kuzey Kıbrıs yönetimi, Kıbrıs Türk halkının kendi kaderini tayin hakkını icrası sayesinde kurulmuştu ve bu hukuki düzenlemeyi yapma yetkisi KKTC yönetimine aitti. Dolayısıyla bu davada, husumetin kendisine (Türkiye'ye) yöneltilmesi hukuka uygun değildi. AİHM'ye göre, Türkiye'nin, KKTC makamlarının politikaları ve eylemleri üzerinde, ayrıntılı olarak bir denetim icra etmekte olup olmadığını belirlemeye gerek yoktur. Böylece, Türkiye'nin, adanın kuzeyinde bulunan büyük sayıdaki silahlı kuvveti, adanın bu kesimi üzerinde zaten etkili bir denetim icra ettiği anlamına gelir. Ve AİHM'ye göre, bu denetim kabiliyeti, KKTC'in politikaları ve eylemleri konusunda Türkiye'nin sorumlu olmasını gerektirir.
Bayan Loizidou'nun mülkiyet hakkının ihyası konusuna gelince. Türkiye'ye göre, dava, bir maldan rahatlıkla yararlanma konusuna ilişkindir. Ancak, adadaki de facto (fiili) siyasi durumu göz ardı etmek, yegane çözüm yolu olan toplumlararası görüşmeleri de baltalayacaktır. Zira, mülkiyet hakkı konusu da bu görüşmelere dahildir. AİHM'ye göre, Loizidou'nun, malından mülkünden yararlanması için geri dönmesine engel olunması, mülkiyet hakkının ihlalidir. Ve mülkiyet hakkının toplumlararası görüşmelerin konuları arasında bulunması da, bu durumu meşru kılmaz.
Görüldüğü gibi, AİHM, tamamen kendine özgü bir uyuşmazlıkta böyle bir karar verdi. Ancak uyuşmazlık konusunun, karmaşık bir hukuk ve siyaset örgüsü ile dokunmuş olması, hem AİHM, hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işlev ve etkisi konusunda esaslı bir tartışmayı sonuçlayacak gibi gözüküyor.
Bu durum, kararın oylanmasına katılan yargıçların hukuki konumundan da çıkartılabilir: Karar, yukarıda aktardığım hukuki konularda, altıya karşı onbir oyla kabul edildi. Karara muhalif kalan yargıçlar, KKTC'nin uluslararasında tanınmamış olmasının, onun tarafından yapılan hukuki işlemlerin tümünün de tanınmayacağı anlamına gelmeyeceğinin altını çizdiler.
Bir mahkeme kararının, hukukun sınırları dışında, sosyal, siyasi, ekonomik vb. etkilerinin olması şaşırtıcı değildir. Ama buradaki sorun, uyuşmazlık tipolojisi bakımından 'siyasi' niteliği ağır basan bir uyuşmazlık olan Kıbrıs uyuşmazlığını, sadece bir davada verilen bir yargı kararı ile yerinden oynatmanın güçlüğüdür. Zira, bir yargı kararının icrasını beklemek yerine, siyasi bazı kararların alınmasını ön plana çekmek, o yargı mekanizmasının gücünü çok örseleyebilir.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->
    

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika]
[Yorum] [Dış Haberler] [Ekonomi] [Borsa/Finans]
[Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız