| |
|
24 Ağustos 1998
Ekonomik dengeler hassasUluslararası piyasalarda krizin boyut değiştirerek sürdüğü şu günlerde iç piyasada ekonomi yönetiminin güven artırıcı politikalara yönelmesi gerekiyor. Şu an için olumlu bir gösterge ise aritmetik olarak yıl sonuna kadar düşüşünü sürdürmesi beklenen enflasyonMEHMET BESİMOĞLU / İSTANBUL - 7-14 Ağustos haftasında, Merkez Bankası döviz pozisyonundaki en hızlı düşüşlerden biri yaşandı. 7 Ağustos'ta artı 9.9 milyar dolar düzeyinde bulunan döviz varlık/yükümlülük farkı, 14 Ağustos'ta artı 8.8 milyar dolara indi. Döviz satışları ilerleyen günlerde de sürdü ve pozisyon 19 Ağustos'ta artı 8.2 milyar dolara doğru geriledi. Söz konusu hafta içerisindeki Hazine bono ihalesinde sadece 50 trilyon nominal tutarda bono satılması ve maaş ödemeleri, kamu mevduatında 526 trilyondan 106 trilyona, 420 trilyonluk bir azalışa yol açtı. Hatta bu nedenle, Hazine'nin gerekirse Merkez Bankası'ndan kısa vadeli avans kullanabileceği belirtildi.
Açık Piyasa İşlemleri ile piyasadan çekilmiş olan miktar 391 trilyondan 380 trilyon liraya geriledi. Bu durumda, 'Diğer Merkez Bankası" 917 trilyon liradan 485 trilyon liraya geriledi. Yani, bu miktarda fon piyasaya bırakıldı.
Döviz talebi arttı Hazine'nin maaş ve tarım ödemeleri nedeniyle emisyondaki artış sürdü. Emisyon 1 katrilyon 193 trilyon liradan, 1 katrilyon 317 trilyon liraya çıkarken rezerv para da 1 katrilyon 878 trilyondan 2 katrilyon 5 trilyon liralık rekor düzeye yükseldi. Yılın ikinci yarısında bu kalem bir hedef olmaktan çıkmıştı. Artan bütçe harcamaları, parasal genişlemeyi hızlandırınca rezerv paradaki yılbaşına göre artış oranı yüzde 76 oldu. (Bu aynı hızla giderse yıllık yüzde 147 artışa işaret eder.)
Bunun dışında piyasaya bono itfası yoluyla çıkan para ise, döviz talebine yol açtı ve Merkez Bankası döviz satışlarıyla 261 trilyon sterilize edildi. Döviz satışı, Merkez Bankası bilançosunda da küçülmeyi beraberinde getirdi. Bilanço büyüklüğü 29.7 milyar dolardan 28.3 milyar dolara geriledi.
1998 Haziran ayında ihracat geçen yıla göre yüzde 4.5 gerilerken ithalat yüzde 6.3 arttı ve dış ticaret açığı da yüzde 19.5 oranında yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 50'nin altına düştü. Rusya'daki ve Doğu Asya'daki durum, bu yıl ödemeler dengesi açısından daha dikkatli olunmasını gerektiriyor. Parasal büyüklüklerdeki duruma baktığımızda, yılın ilk yedi ayında yüzde 65'lik bir M2 büyümesi göze çarpıyor. (Yıllık yüzde 136'yı işaret eder.) Bu oran 1997'nin aynı döneminde yüzde 44'tü. Kısacası, parasal kontrolün de çok sıkı olduğundan söz edemeyiz.
İlk altı aylık bütçe rakamlarına göre, bütçe nakit açığı 2 katrilyon olarak gerçekleşti. Bu rakam, geçen yıl aynı dönemde 773 trilyon düzeyindeydi. Yıllık bazda, yüzde 160'lık bir artış söz konusu. Yani, bütçede disiplinli hareket edildiği iddiasına karşın, kronik açıklar büyümeye devam ediyor. Hiçbir önlem alınmayan sosyal güvenlik sistemi açığı, kamu kesiminde personel fazlası, Bulgaristan'dan buğday girişine yol açtığı iddia edilen tarım sübvansiyonları, verimsiz çalışan KİT'ler ve en önemlisi politik istikrarsızlık nedeniyle bir türlü vadesi uzamayan iç borç ödemelerinin de etkisiyle bütçedeki sağlıksız yapı sürüyor.
Enflasyona dikkat! Şu an için olumlu bir gösterge aritmetik olarak yıl sonuna kadar düşmesi beklenen enflasyon. Ancak, bir önceki yıl yüzde 90 düzeyine fırlayan enflasyonun bu yıl yüzde 60'a inmesi iki yıllık ortalama enflasyonun yüzde 75 olmasını değiştirmez.
Önemli olan 1999'da ne olacağı. Kısacası, içinde bulunulan küresel durum da düşünülürse ekonomi yönetiminin ve özellikle politik iradenin durumun ciddiyetine uygun şekilde çalışmalarını yoğunlaştırması gerekiyor.
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !
|