![]() |
![]() |
![]() |
|
|
24 Ağustos 1998
Gençlerin önermeleri'Yeni Öneriler/Yeni Önermeler Sergisi 2'de Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden dört genç sanatçının göç ve birey konulu çalışmaları yer alıyor BUKET ÖKTÜLMÜŞ / İSTANBUL - Borusan Sanat Galerisi'nin genç sanatçıları sanat ortamına tanıtmak amacıyla düzenlediği 'Yeni Öneriler/Yeni Önermeler'in ikinci sergisi başladı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden Şeyda Cesur, Deniz Akaydın, Şükran Mertcan ve Başir Barlakov'un göç, birey olmak, bireysel ve toplumsal bellek gibi kavramlara bakışını yansıtan sergi, 19 Eylül'e kadar açık kalacak. Şeyda Cesur'un 'göç'ü ele aldığı çalışması 'Metropolden Kesitler' adını taşıyor. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği tarafından toplanarak sanatçıya verilen gazeteler ve bunları 'kaplayan/mühürleyen kâğıtlar'dan oluşan çalışma, 'göç'e bağlı iletişim sorununu tartışıyor. Galeride 244 pakete ulaşan çalışmasının yalnızca bir bölümünü sunan Cesur'un çalışması ise henüz tamamlanmış değil. Beral Madra, bunu, "Yapıtta bir sivil örgütle işbirliği içinde eylem süreci söz konusudur. Süreç toplumsal bir olaya bağımlıdır ve işlevsel bir sonuca ulaşacaktır" sözleri ile anlatıyor. Yorumunu Anadolu'nun çeşitli kent ve kasabalarının isimlerinin damgalandığı paketler aracılığıyla yapan Cesur ise, kendi işini anlatırken, "Metropollere yapılan göçlerde insanlar kendi kültürlerini yaşadıkları için paketleri kapattım ve mühürledim" diyor. Cesur'a göre insanlar metropollere gitseler de oranın kültürüne ayak uyduramıyor. Sanatçı, sorununu, "Ortak bir paydaya ulaşamıyor, bir üst kültüre sıçrayamıyoruz" şeklinde formüle ediyor. Deniz Akaydın da 'Göç' adlı işinde göç olgusunu ele alıyor. Akaydın'ın 'bulunmuş / toplanmış' atık demir parçalarından oluşturduğu bavullar, ağır malzemeyle üretilmesine karşın, kapalı olmaması nedeniyle hafiflik duygusu iletiyor. Sanatçı bunu, "Bavullar kapalı form olarak görülür. Fakat bunların içleri gözüküyor ve hafiflik elde ediliyor" sözleriyle anlatıyor. 'Bulunmuş ve işaretlenmiş taşlarla yaptığı bir sokak performansının sonuçları'nı sergileyen Şükran Mertcan'ın 'Taß/Ölçek:1/Sonsuz' adlı işi, yan yana dizilmiş 24 tane siyah-beyaz fotoğraftan oluşuyor. Taşı bir temel öğe, bir birim olarak alan Mertcan'a göre, sokaklar ise bir labirent. "Mertcan Tünel çevresinde 24 sokağa giriş - çıkış yapar ve 24 taşı işaretlerken bu performans fotoğrafla belgelenir. Sanatçı, bir yandan kendi belleğiyle ilgili bir sorgulamayı gerekli görürken, bir yandan da, çok geniş bir mekânda, uzun bir zaman dilimi içinde, 'Sistemli bir yapıt nasıl üretilir'in yanıtını da vermektedir" diyen Beral Madra'ya göre bu performans, yaşamla sanat yapıtı arasındaki geçiş sürecinin 'hakikilik' üzerine yapılandığının da kanıtı. "Neden 24?" sorusunu, "Bu sayılar benim için birer kod" diye cevaplayan Mertcan, fotoğrafların siyah-beyaz oluşunu da siyah-beyazdan hoşlanmasıyla açıklıyor. İnsan gövdesini bilgisayar tekniklerinden yararlanarak sanat yapıtına dönüştüren Başir Barlakov'un kimlik sorununu ele alan işi, 'İsimsiz' adını taşıyor. Herkesin bir maskesinin oluşu Barlakov'u harekete geçirmiş. "Bazı kişilerde maskenin altında bir yüz bile yok. Neredeyse kafayı yemeye başladım. Sonuçta böyle bir çıkmaz bu" diyen Barlakov'a göre, kimlik çok önemli bir problem.
[Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. |
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |