![]() |
![]() |
![]() |
|
|
24 Ağustos 1998
Ateş ile toprağı elleriyle birleştirdiTürkiye'de çağdaş seramik sanatının öncüsü Füreya Koral'ın bugün ölümünün birinci yıldönümü. Yaşamının 50 yılını sanata adayan Koral'ın yapıtlarının özelliği, seramiğin ana malzemesi kili, özgün yorumunu iletmede bir araç olarak kullanmasıydı TURGAY NAR / Ülkemizde çağdaş seramiğin öncüsü ve Cumhuriyetimizin değişim güzelliklerinin sanatçı kişiliğinde toplandığı Füreya Koral'ı ölümünün birinci yılında saygıyla anıyoruz.Füreya Koral, 1949'da seramiğe ilgi duyar; bunda 1947'de sağlık nedeniyle İsviçre'ye gitmesinin payı büyüktür. Lozan'da, Paris'te ünlü Serre'nin atölyesinde çalışmalarını sürdürür. Haziran 1951'de J. Lassaigne ve Estiene'in de ilgisiyle Paris M. A. I. Galerisi'nde, kasım ayında da Maya Galerisi'nde ilk sergilerini açar. Füreya Koral'ın yapıtlarının en büyük özelliği seramiğin ana malzemesi kili, özgün yorumunu iletmede bir araç olarak kullanmasıdır. Onun bu tutumu, 1950'li yıllara kadar Batı'da bile yaygın değildir. Füreya Koral'ın çağdaş öncülüğü bu anlamda önemlidir. Ayrıca kurduğu Batı düzeyinde donanımlı atölyesinde Alev Ebüzziya, Birgül Başarır, Binay Kaya, Tüzüm Kızılcam gibi sanatçıları yetiştirir. Çalışmalarıyla seramik sanatımızı dünyaya açan Füreya Koral, ayrıca çini sanatımızı da çağdaş bir yorumla Türk mimarisine yeniden kazandırır. Füreya Koral, seramiğin tüm yapım evrelerinde, çamur halinden pişirmeye kadar, tam bir yaratıcı olarak vardır. Vazolar, tabaklar, kuşlar, baykuşlar, kapılar, duvar panoları... tüm bunlarda sınırsız bir yaratıcılığın gücü görülür. Füreya Koral, ateşle döllediği topraktan bir Tanrıça güzelliğini yeniden yaratır. Ateşle toprağın binlerce yıllık kutsal sevişmesi, onun ellerinde yeniden biçimlenir, yüreğinin fırınında pişer ve insancıl olana erişir. 1955'te Cannes'da Gümüş Madalya, 1962'de Prak'ta Altın Madalya, 1967'de İstanbul'da Gümüş Madalya; Washington Smithsonian Enstitüsü'nden ödül, Fransa'daki Vallauris bienalinden onur diploması alır. 1981'de Kültür Bakanlığı ödülü, 1986'da Sedat Simavi Vakfı Plastik Sanatlar Ödülü'nü de kazanır. Ahmet Hamdi Tanpınar 1958 yılında onun için şunları yazmıştı: "Daha ilk tecrübelerinden itibaren seramiği başka iklimlere taşımaya çalıştı. Bu sayede seramik eserlere ilk işaretimizde piştikleri ateşin karşısında hizmetimize koşan uysal cariyeler olmaktan kurtuldu. Bu ateş kızları şimdi büyük resmin ve heykelin gururuyla bize geliyorlar. Tabak gibi, fincan gibi hususi bir iş görenler bile bizimle bir sevgili nazıyla, edasıyla konuşuyorlar."
[Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar] |
Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
|
|
Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. |
Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız |