Radikal-online Sanal Kütüphanesi için tıklayınız...

Dış politika basittir

Konunun uzmanı aydınlarımızın bir bölümü, zaman zaman, dış politikamızın hedefsizliğinden, perspektifsizliğinden, herkesle düşman olmasından vb. şikâyetçi olurlar.
Sorunun bir kısmı tek kutuplu sisteme geçilmesinden kaynaklanıyor. Geçmişte iki kutup arasındaki husumetin geri plana ittiği ulusal çıkarlar birer birer ortaya çıkmaya başladı. Her ülke diğer ülkelere karşı çok daha açık bir çıkar politikası izleme imkânına kavuştu. Bu amaçla bölgesel düzeyde kuvvetler dengesi sistemleri oluştu. Bu sistemin özelliği olan güvensizlik ve istikrarsızlık dış ilişkilerde belirginleşti.
Bu genel olgu tüm ülkeler için geçerli. Yani soğuk savaş sonu dönemde Türkiye'nin çevre ülkeleriyle ilişkilerinde çıkar çatışmalarının artışı dolayısıyla sorunları arttıysa, bu ülkelerin de hem bizimle, hem de diğer ülkelerle sorunları artıyor.
Buna rağmen Türkiye'nin güvenliği eskisine oranla çok daha iyi. Sovyetler Birliği sadece sınırlarımızdan çekilmedi. Yok oldu. Kafkaslar'da ikisi dost ve müttefik üç küçük ülke çıktı. Rusya ile sorunlu Ukrayna bizimle dost. Büyük ekonomik ortağımız olma yolundaki Rusya, imparatorluk sonrası şartlara uyum sağladıkça en büyük siyasi ortaklarımızdan biri olmaya da aday. Romanya'dan sonra Bulgaristan da dost bir ülke oldu. İran'la ilişkilerimizin en zor zamanlarında bile istikrar kaynağı olan ortak sınırımız, şimdi yumuşamaya başlayan köktendinci devrimin ilk günlerinde dahi sorgulanmadı. İran'la savaştan sonra tüm çevresine olduğu gibi, bize de tehdit oluşturan Saddam'ın Irak'ının başına gelenler ortada.
Yunanistan ve Suriye ile sorunlarımız devam ediyor. Ancak İsrail'le gelişen ilişkilerimiz ve Suriye liderliğinin eski patronu Sovyetler'i kaybetmiş olması bu ülkeyi bize karşı çok zayıf düşürdü. Dost Suriye halkı ve yaşlı despotik liderliği ile sınır aşan sulara ilişkin hukuka uygun ve komşularının haklarına saygılı Türk politikası birleştiğinde, ikili barış ve işbirliğinin geleceğini tahmin etmek mümkün.
Bugün Batı Avrupa ya da AB ile ilişkiler Türk dış politikasında en önemli sorun alanı olarak beliriyor. Yunanistan'la ihtilaflar da bu çerçevede ağırlaşıyor.
Türkiye AB'ye tam üye olmak istiyor ve bunun hukuki, siyasi, ekonomik, coğrafi ve kültürel hakkı olduğuna inanıyor. Bu yönleriyle konu Türk milleti için dış politikanın geleneksel sınırlarını aşan bir tarih boyutu kazandı.
Peki AB'ye neden giremiyoruz? Demokrasi ve insan hakları ile kültür ve din farkı konularını bir sonraki yazıya bırakarak, diğer nedenlere kısaca değinelim.
Ekonomimiz hazır değil deniyor. Oysa Türkiye, parasal bütünleşme dışında kalarak, bugün üye olsa Gümrük Birliği'nin getirdiği yükümlülüklere ciddi hiçbir ilave olmayacak. Tersine AB fonlarından yararlanmaya başlayacağından yapısal uyumunu halkına çok daha az sıkıntı vererek gerçekleştirebilecek.
Türkiye üye olursa milyonlarca Türk, iş aramaya Avrupa'ya yayılır iddiası bir öcüyle korkutma girişimi. Bundan önceki tecrübeler göçmen işçilerin ülkelerinde iş imkânları arttığında geriye döndüklerini gösteriyor. Üyelik Türkiye'nin ekonomik büyümesini hızlandıracağından aynı durum Türkler için de geçerli olacak. Katılma öncesi dönemde (preaccession) ise işsizliğimiz önemli ölçüde düşünceye kadar kısıtlama uygulanabilir.
Türkiye'nin büyük ülke olduğu, bunun AB kurumlarında ülke ağırlıklarının dağılımını etkileyeceği endişesi de en azından abartı. Zira 11 ülkenin girişini sağlayacak formül Türkiye'nin yol açacağı bu muhayyel sorunu da çözer.
Türkiye'nin orta, doğu sınırlarının Avrupa sınırları olması istenmiyor. Bu, dünyanın enerji kaynakları üzerinde söz sahibi olmayı istememekle eş anlamlı. Bir yandan ABD'ye rakip bir siyasi ve ekonomik güç olmayı amaçlayacaksınız, öte yandan da bunun birinci adımını atmaktan kaçınacaksınız.
Gerçekten perspektifsiz ve hedefsiz bir dış politika varsa, o da AB'ninki olmalı.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu haberi doyurucu buluyorum --------------->
Bu haberi yeterli buluyorum -------------------->
Bu haberi yetersiz buluyorum ------------------>
Bu haberi taraflı buluyorum --------------------->

[Ana Sayfa] [İnsan] [Yaşam] [Türkiye] [Politika] [Yorum] [Dış Haberler]
[Ekonomi] [Borsa/Finans] [Spor] [Kültür/Sanat] [Arka Sayfa] [Yazarlar]


 
 

Bu konuda paylaşacağınız görüşleriniz var mı? Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor. Etkileşimli okurluğun sınırları bu sayfada beliriyor.
TIKLAYIN !

 
Yukarı  Yukarı Çık

Geri  Geri Dön

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bu site en iyi Netscape 3.0 veya üstü ile görüntülenebilir. 800x600 çözünürlük tavsiye edilir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.
 

Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız