|
|
|
Finansal hizmetler ve kriz certura@radikal.com.tr Dünya finans piyasalarında özellikle son on yıldır büyük bir gelişme yaşanmıştı. Birçok finansal yenilik ortaya çıkmış ve finansal hizmetler gerek kurumsal yapı, gerekse işleyiş mekanizmaları açısından radikal dönüşümler geçirmişti. Para ve sermaye hareketleri teknolojik ilerlemelerin de etkisiyle global bir nitelik kazanmış; pek çok gelişmekte olan ülkede reformlar yapılarak yeni yeni borsalar ve piyasalar devreye girmişti. Bu arada son yıllarda internet kullanımının yaygınlaşması sayesinde işlemler çok daha hızlı ve daha az maliyetli hale gelmişti.
Gelişmelerle ilgili çarpıcı bazı örnekler vermek istiyoruz. Bunlardan biri, '80'li yılların sonlarından itibaren büyük sanayi kuruluşlarının finans departmanlarının artık bir aracıya ihtiyaç duymayacak şekilde örgütlenmeye başlamış olması. Buna bağlı olarak, bu kuruluşlar bazı menkul kıymetleri (özellikle finansman bonolarını) kendileri doğrudan ihraç etme yoluna gittiler; döviz ve faiz risklerini yine kendi başlarına yönetme olanaklarına kavuştular. Geleneksel yöntemlerle finans hizmeti almanın maliyetleri ile karşılaştırıldığında çok daha ekonomik bir şekilde gerçekleştirilen bu işlemler, daha sonraları şirketleri finans mühendisliği teknolojisine yönelik adımlar atmaya zorladı.
Bir diğer örnek, bireysel bankacılık konusunda ortaya çıkan yoğun rekabete dayalı gelişmeler. Artık tek tek tasarruf sahiplerinin bile, hem de evlerinden, elektronik sistemler yoluyla yararlanabildiği hizmetler çağına girildi. Bu şekilde çok sayıda uzman ve memur çalıştıran bankalar devreden çıkmaya başlayarak, bunların yerine daha az sayıda kalifiye personel ile daha az sayıda şubede faaliyet gösteren ve hizmetleri daha sofistike hale gelen yapılar oluştu. Hız, kalite ve etik daha büyük önem kazanarak, bankalar elektronik teknolojisinin en son harika olanaklarıyla donatıldı.
Bu gelişmeler ortamında, bireyler için olsun, şirketler için olsun para ve sermaye piyasalarında aracılık işlevi eski önemini yitiriyordu. Ancak bunun yanı sıra yatırım danışmanlığı, portföy işletmeciliği gibi teknik uzmanlık alanlarına olan talep artıyordu. Bunlar da, eskiden alışılageldiği gibi dev kuruluşlardan çok küçük ve etkin danışmanlık şirketlerinden daha düşük maliyetlerle sağlanabiliyordu. Ek olarak gelişmiş ülkelerde şirketlerin Internet yoluyla halka açılması uygulamaları başladı ve sadece elektronik ortamda çalışan borsalar ortaya çıktı. Zaten uzun zamandır elektronik piyasalar geleneksel borsaların ciddi rakipleri olmaya adaydılar.
Finans piyasalarında büyük bir çehre değişimine yol açan gelişmeler sürüp giderken, geçen yıl Uzakdoğu Asya'da patlak verip, şimdilerde Latin Amerika dahil tüm dünyayı sarsan kriz ortaya çıktı. İnsanlar ve kuruluşları tedirginlik kapladı. Bu durumda ne olacak sorusu kafaları bulandırıyor. Bizim tahminimiz, piyasalarda geçici de olsa (ancak süre vermek imkânsız) gelişmeler açısından durgun bir döneme girilecek, bir kısım yenilikler şimdilik ertelenecek. Krizin yarattığı psikolojinin iyimserlik havasını yok ettiği ortada. Buna karşılık, önümüzdeki dönemde bir toparlanma ve yeniden yapılanma sürecine girilecek. İşte bu çok önemli. Çünkü krizden akılcı bir yönetim sayesinde daha az hasarla kurtulan piyasalar, daha sonra edindikleri deneyimlerin de etkisiyle eskisinden daha sağlam çıkacak. Bu bakımdan günümüzde yaşadıklarımızı çok iyi değerlendirmemiz ve geleceğe sağlam adımlarla yönelmemiz gerekiyor. Bugün ciddi zararlar da görmüş olabiliriz. Bunun nedeni kriz yönetiminin çok zor bir iş olması. Ama her ne olursa olsun kendimizi toparlama kararlılığını gösterebilmeliyiz. Açıkçası yetkililere büyük işler düşüyor ve piyasa güçlerinin onlara destek vermeleri şart.
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|