|
|
|
'Nerdesin?' dsezgin@radikal.com.tr Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü... İkinci Dünya Savaşı'nın acıları, hüzünleri, yıkımları, ölümleri unutulup gitmesin diye, Almanların Polonya'ya saldırdıkları 1 Eylül günü, 'Dünya Barış Günü' olarak kabul edildi. 1949'da Paris'te toplanan 'Dünya Barış Konferansı'nda 1 Eylül 'Dünya Barış Günü' olarak kabul edilirken, 'kabul' diye imza atanların arasında Picasso vardı, Şarlo vardı. Dünya barış konferansında bir araya gelenler ne istiyordu? İnsanoğluna 'öldürmekten vazgeçin' diyorlardı. "Artık dünyada savaş ve şiddet olmasın" diyorlardı. Gerçekleşti mi istedikleri? Hayır, o günden bugüne hızla silahlandı insanoğlu. Ne yazık ki, savaşlar, açlıklar, ölümler, salgın hastalıklar sürüp gidiyor. Ama barışı savunmaktan hiç mi hiç geri kalmayan gelişmiş ülkeler, askeri harcamalarına milyarlarca dolar ayırmaktan da vazgeçmiyorlar. Böylesine büyük bir aldatmacanın ortasında barışı savunmak elbette zor. 1 Eylül Dünya Barış Günü geldi geçti. Bakıyorum gazetelere; yine de insanlar barışı savunmak için, bir şeyler yapmaya çaba gösteriyorlar. Bildiriler yayımlıyorlar, 'Barış için insan zinciri' oluşturmaya çalışıyorlar, barış zinciri için çağrı duyuruları veriyorlar gazetelere. Çağdaş Hukukçular Derneği'nin, Türk Tabipler Birliği'nin, Hizmet-İş'in, Yapı Yol-Sen'in, TMMOB'nin, Mazlum-Der'in, Tüm Sosyal-Sen'in, İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın yayımladıkları barış mesajlarını yüreğim kabararak okuyorum gazete sayfalarında. Gözlerim, bunların arasında bir sanatçı kuruluşunun da mesajını arıyor. Satın alabildiğim beş gazeteye bakıyorum; tek satırlık bir söz arıyorum sanatçı kuruluşlarından. Hatta 'Barış istiyoruz' diye iki sözcük. Sanki İzmir'in sanatçıları bu dünyada barış istemiyorlar. Savaşa, şiddete karşı değiller.
800 milyon insanın çektiği açlık, onların yüreklerini sızlatmıyor. Sanki ölen üç milyon, sakat kalan beş milyon çocuğun çığlıkları, onların yüreklerinde hiç iz bırakmamış. Hepsi suskun. Sanki insanoğlunun doymasını, şu kahrolası dünyada ayrımsız yaşamasını istemiyorlar. Ahmet Kutsi Tecer'in şiiri geliyor usuma; 'nerdesin'. Şair dostum, yazar dostum, sanatçı dostum nerdesin? Onlarca, yüzlerce üyesi bulunan sanatçı örgütlerimiz, sizler neredesiniz?
Bu ilgisizlik neden? Bu sahiplenmeme eyleminin altında hangi nedenler yatıyor? İnsan Hakları Derneği'nin düzenlediği, Diyarbakır'a gidecek
barış otobüslerinden 127 insan sille tokat alınıp götürülürken de yoktunuz ortalıkta. Günümüz Türk şiirinin yürekli sesi, usta sesi, başkaldıran sesi Can Yücel'i hasta yatağında ziyaret etmek için yapılan çağrılara da uymadınız. Hangi kuytudan, hangi serin yerden, hangi deniz kıyısından ayrılmadınız bir türlü? Karaburun Sivil İnisiyatifi'nce hiçbir resmi ve özel kuruluştan destek almadan düzenlenen, o güzelim 'Şeyh Bedrettin ve Börklüce Mustafa Şenliği'nde de yoktunuz. Artık açlık grevleri, işkenceler de pek ilginizi çekmiyor. Yalnızca geçtiğimiz temmuz ayı içinde İstanbul'da dört gazeteci saldırıya uğradı. Sekiz gazeteci gözaltına alındı. 10 TV ve radyo, RTÜK tarafından kapatıldı, 26 gazete ve dergi toplatıldı, acaba bunlar biraz etkiler mi sizi? İzmir'in en güzel yerlerinden olan Kordon'da, bir yıldır, otoyol geçişi için yapılan dolgu, yüzlerce yılın doğal ve kültürel birikimiyle oluşan tarihsel değerler toplamını yok ediyor. Dizelerinizle, resminizle, müziğinizle, öykünüz ve romanınızla, hukukun iptal ettiği bu girişime karşı çıkmayı düşünür müsünüz? 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, ülkemizin, belki de en içerikli, en titiz sinema dergisini çıkarmaya başladılar. Kendi harçlıklarından artırdıkları parayla çıkarıyorlar bu dergiyi. Dergilerinin adı: 'Sine Masal.' Yaptıkları da bir masalın gerçek olması gibi bir şey. Onlar da sanatçıların, dönüp kendilerini görmelerini istiyor ve bekliyorlar. Şöyle bir dönüp bakar mısınız acaba onlara? Evet, bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü. Nerelerdesiniz?
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|