Radikal-online   Yazarlar 12 Eylül 1998
Reklam

Ana Sayfa
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu

 

Radikal-online Kitap Kulübü


Abdullah Gül ne istedi?

hdevrim@radikal.com.tr
Fazilet'lu Abdullah Gül Bey'in refikası Hayrünisa Hanım'ı öğrenci kaydını yaptırmak üzere Ankara'da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'ne götürdüğü gün, yeni Medeni Kanunumuza aykırı düşmemek için isterseniz birlikte oraya gittikleri gün diyelim, Türker Alkan'ın iki gündür yayımlamakta olduğu liste tamamlanmıştı (Radikal, 9 eylül).
Alkan'ın bu listesi 'başörtüsü savaşları' üzerine hazırlanmış raporlardan, yayımlanmış genelgelerden, Yüksek Öğretim Disiplin Kurulu, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonu kararlarından ve mevcut kanunlara eklenmiş yeni maddelerden oluşuyordu; 1982'den günümüze kadar bu konuda hukuk adına ne denmişse, iki yazıda özetlenmişti.
FP milletvekili, eski bakan, dinci cephenin gelecek vaat eden lider adayı, kafilede aile avukatının yanı sıra bir de noterin bulunmasını gerekli görmüştü. Hadiseyi önceden basına duyurmayı da ihmal etmediler.
Görevliler, türbanlı fotoğrafla düzenlenmiş başvuru evrakını nezaketle geri çevirdiler. Avukat noterden, bu reddin belgelenmesini istedi. Bu da yapıldı ve Gül'ler evlerine döndüler.
'Bir kısım medya' başvuruyu siyasi şov amacına bağladı. Ben böyle düşünmüyorum. Abdullah Gül, üniversitedeki görevlilerin herhangi bir suç işlemediğini, bütün yaptıklarının Türker Alkan'ın saya saya bitiremediği kanun, karar ve yönetmelikler uyarınca davranmaktan ibaret olduğunu resmen belgeletmek istemiştir. Umur görmüş adam, görevlilerden kanunlara aykırı hareket etmelerini bekleyecek ve isteyecek değil ya!

Lakırdı
Fatih Altaylı 'Ne zaman adam oluruz?' diye her gün sorar.
Yargıtay Başkanı'nın adli yılın açılış törenindeki konuşması üzerine dün yazdıklarını okuduktan sonra, patenti ona ait olan bu güzel suali bir kere de ben cevaplandırayım istedim. İznini almadım kusura bakmasın!
'Çok milyarlık spor arabalarda gezenler, 268 milyon lira maaşlı yüksek mahkeme hâkimlerine ahlak dersi verme hakkını kendilerinde görmedikleri zaman!'

Kambersiz...
Gündemde hâkimler var ve Yekta Güngör Özden'in sesi sedası çıkmıyor. Hasta olmasın sakın diye ben de meraka kapılmıştım ki, haber gözüme ilişti: 'Anayasa Mahkemesi'nin şimdiki başkanının yerinde olsaydım, Yargıtay Başkanı konuşurken Anayasa Mahkemesi bunun dışındadır diye müdahale ederdim, diyor. İnsanlar sorarlar, madem yargı bağımsız değil siz ne yaptınız, diye... Yıldan yıla nutuk vererek mi yargının bağımsızlığını sağlayacaksınız. Yıl içinde ne yaptınız? Kitap yazdınız mı? Yazı yazdınız mı? Girişimleriniz oldu mu? Toplantılara katılıp katkıda bulundunuz mu?, diye sorarlar'.
...düğün olmaz, derler.

Bazen cesaretim kırılıyor
Televizyon programlarına beni de çağırıyorlar. İlerlemiş yaşına rağmen, yeniden ve birdenbire ortaya çıkmış biriyim. Farklıca bir dinozor, program yapımcılarına cazip geliyor.
İkinci bir sebep, davetlilerin de katıldığı programların adam tüketmesi; her hafta iki kişi çağırsanız yılda 104, dört kişi çağırsanız 208 kişi bulmanız lazım, ki kolay değil!
Beni aramalarının bir üçüncü sebebi de, son zamanlarda Türkçe konusuna genel bir ilgi duyulduğu düşüncesi.

   - Bizim programda sizi de ağırlamak istiyoruz.

   - Neyi konuşacağımızı sorabilir miyim?
'Türkçenin durumu...' derlerse, teşekkür ederek özür diliyorum. Aynı lafları tekrar eder duruma düşmüş olmamız bir yana, öyle büyük kitlelerin Türkçeye ilgi duyduğu filan da yok. Kendimizi aldatmayalım! İlgi duyanlar okuyor, arıyor, fakslar, mektuplar alıyorum; bir kısmını burada yazıyorum, bazılarıyla konuşuyorum, yazışıyorum, geri kalanlarını dosyalamakla yetiniyorum... Hepsi o kadar.
Tartışacak konu ve o konuda laf edecek adam arayan programlarda boy gösterip, pek bir ilgi duymayanların karşısında konuşa konuşa Türkçe sorununu büsbütün aşındırmak yerine, durup, gerçekten ilgi duyulacak günleri beklemek daha faydalı olur, diye düşünüyorum.
O günler, bizden sonra da olsa, şayet gelecekse!
Cihannüma basın-yayın dünyamızın sorunlarına ve kişilerine ilgi duyan bir köşe olduğu için, beni okuyanlar arasında meslektaşlarımın oranı yüksektir. Bu bana, yazarken ayrı bir haz verir. Arada Dil Yâresi köşeciğinin de ilgi gördüğünü ümit ederim.

   - Senin bugün keyfin yok; cesaretini kaybediyormuşsun gibi bir halin var, diye düşünüyorsanız, haksız değilsiniz.
Kaçtır yazıyorum. Geçen gün yardımcı fiil alan yabancı kelimeleri (hani montajlamak'tan hareketle monte etmek, buket yapmak, paketlemek... diye, Radikal, 6 eylül) uzun uzun anlatmıştık. Milliyet'in ekonomi sayfalarında Mustafa Özyürek imzalı ve 'Aklama miladına adım adım' başlıklı aynı bir haberde blokaj kelimesinin üç farklı şekilde kullanıldığını gördüm: Neler bloke edilecek? Blokaj yapmak zorunlu mu? Blokaj etmek zorunda olanlar...
Evet, bazen cesaretim kırılır gibi oluyor. Ama kendimi toparlarım!

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu yazıyı doyurucu buluyorum --------------->
Bu yazıyı yeterli buluyorum -------------------->
Bu yazıyı yetersiz buluyorum ----------------->
Bu yazıyı taraflı buluyorum --------------------->


[Ana Sayfa]  [İnsan]  [Yaşam]  [Türkiye]  [Politika] 
[Yorum]  [Dış Haberler]  [Ekonomi]  [Borsa/Finans] 
[Spor]  [Kültür/Sanat]  [Arka Sayfa]  [Yazarlar]



Haftanın Kitabı

Satın almak için tıklayınız...
The Day Diana Died

Prenses Diana öldüğünde mücevherlerini kim çaldı? Mercedes'teki kokain kime aitti? Prens Charles Diana'nın cesedini gördüğünde ne oldu? Yüzyılın en sansasyonel trafik kazasının detayları bu kitapta.
Satın almak için tıklayın. ($18.90)


Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor.
TIKLAYIN !


"Radikal neden değişti?"



Yukarı Yukarı Çık
Geri Geri Dön



Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bilinen tüm tarayıcı, çözünürlük ve işletim sistemleri altında test edilmiştir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. İzin almadan kullanılması durumunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun elverdiği en yüksek ceza geçerli olacaktır.