|
|
|
Hangi hukukun üstünlüğü? ismet.berkan@radikal.com.tr Zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal, "Anayasa bir kere delinmekle bir şey olmaz" dediğinde aslında kıyamet kopmamıştı. Cılız kalan birkaç eleştiri dışında, kimse Anayasa'nın delinmesini önlemek için elini bile kıpırdatmamıştı.
Konu, TRT'ye yayın tekeli veren Anayasa maddesiydi. Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, bir özel TV istasyonunun ortağı olmak istiyordu. Sonucu hepiniz biliyorsunuz.
Bu örneği vermemin nedeni şu: Anayasa, bir kuruma bir ayrıcalık tanımış. TRT, elektronik yayın ayrıcalığını, tekelini elinde tutuyor. Ama TRT siyaseten öyle güçsüz, hükümetlere öyle bağımlı bir kurum ki, elindeki tekel yasalara aykırı biçimde yıkılınca kendini savunamıyor bile. Her şey kendinden yana olduğu halde kurum ne polise şikâyet edebiliyor durumu, ne savcıya.
Şimdi, uzun zamandan beri ilk defa siyasi iktidarın hukuk dışı istemlerine direnen, kendi hak ve görevlerini kıskançça savunan bir kurum görüyoruz. YÖK'ü beğenirsiniz beğenmezsiniz. Şahsen benim de çok sayıda eleştirim var bu kuruma karşı. Ama YÖK'ü, yasaların kendisine verdiği görevleri yapıyor diye eleştiremezsiniz.
Türban meselesi bu yılın mart ve nisan aylarında bu köşeyi çok uzun süre meşgul etti. Hafızası güçlü okurlar, Etyen Mahçupyan'la aramdaki tartışmayı da hatırlayacaklardır.
Türkiye'de halen yürürlükteki hukuk, üniversite öğrencilerinin türban takmasına izin vermiyor. Bu hukuku değiştirebilmenin kolay bir yolu da yok. Türban yasağı Anayasa Mahkemesi'nin bir kararına dayandığı, mahkeme de kararını Anayasa'nın 'değiştirilmesi teklif dahi edilemez' bir maddesine (2. madde) dayandırdığı için yapılabilecek çok az şey varmış gibi gözüküyor. (Daha doğrusu görünen iki yol var: 1. Anayasa'ya sırf üniversitelerin kılık kıyafet düzenini belirtir bir madde eklemek, 2. Bir İslam devrimi yapıp Anayasa'yı yürürlükten kaldırmak.)
Bütün bu hukuki yapı, elbette öğrencilerin 'demokratik bir hak' olarak gördükleri türban için eylem yapmasına engel değil. Hukuk sınırları içinde kalındığı sürece protesto eylemleri yapılması son derece normal, hatta gerekli. Eylemcilerin siyasi partiler üzerinde baskı kurması ve partileri kendi fikirlerine yaklaştırmaya çalışması da normal. (Yalnız Anayasa Mahkemesi, Refah'ı kapatan kararında 'türbana serbestiyeti savunmayı' da laikliğe aykırı eylem kabul etti ve parti kapatma gerekçelerinden biri olarak saydı, o yüzden partiler dikkatli olmak zorundalar.)
Bütün bu olup bitenler içinde 'anormal' olan bir şey var: Başbakan Mesut Yılmaz'ın dünkü Milliyet gazetesinde çıkan sözleri.
Başbakan, "Bana göre üniversitelerde başörtüsü konusunda yumuşak bir tutum takınmak lazım" diyor, "İstanbul'daki üniversite dekanları ile yaptığımız görüşmeler olumlu sonuç verdi. Hatta devlet dairelerinde hizmetlilere de başörtüsü esnekliği tanınabilir. Ama memurlar kıyafet yönetmeliğine uymak zorunda."
Başbakan Mesut Yılmaz'ın sözleri özetle, "Yasaları bir sefer uygulamasak bir şey olmaz" anlamına geliyor. Başbakanın, devlet dairelerindeki 'hizmetliler'le ilgili 'müjdesi' ise aynı çatı altında yaratacağı iki farklı kıyafet rejimi nedeniyle hayli tartışmalı olacağa benziyor.
Başbakan, türban konusundaki görüşlerinde samimiyse, YÖK'e ve üniversite yöneticilerine yasaları uygulamamalarını tavsiye etmek yerine bu konuyu siyasi arenada hararetle savunan Fazilet, Doğru Yol gibi partilerle işbirliği yapmalı ve Anayasa'ya bir madde ekleyerek türbanı serbest bırakmalı. Bu üç partinin Anayasa'yı değiştirecek yeterli çoğunluğu var.
Yok bunu yapamıyorsa, o zaman geniş kitleleri yanlış yöne sevk edecek, üniversite kapısında istenmeyen olayların çıkmasını teşvik edecek tarzda konuşmaktan da kaçınmalı.
Oluşacak tepkileri İstanbul Üniversitesi Rektörü'ne ya da YÖK Başkanı'na yöneltmenin bir anlamı yok. Onlar hukuku uyguluyorlar. Hukuku demokratik talepler doğrultusunda geliştirme, değiştirme makamı ise Türkiye Büyük Millet Meclisi. Başbakan, kamu görevlilerine işlerini yapmamaları, hukuku uygulamamaları için baskı yapacağına yüzünü Meclis'e çevirmeli. Meselelerin halledileceği yer orası çünkü.
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|