|
|
|
Kör kurdun kitaplığıBorges'in kitaplığına girmek yürek ister. Yürek yani cesaret ve heyecan. Cesaretiniz yoksa, onun kültür dünyasındaki emprovize dansı başınızı döndürür. Anlaşılmaz olduğuna hükmedip kestirip atarsınız. Borges'den mahrum kalırsınız. Heyecanınız yoksa, onun boyutlar ötesi imgelemi sizi etkilemez. Dünyanızı dünyasının içine taşıyamazsınız. Yaptığınız yavan bir okuma olarak kalır. Dost Kitabevi ilk gününden itibaren bir kültür misyonu yüklendi. Yalnızca kitap ve edebiyatla değil, plastik sanatlar, sinema ve video ile de haşır neşir oldu. 12 Eylül'ün ilk yıllarında yayıncılık yaptı. Şimdi yeniden yayıncılığa soyundu. Dost Kitabevi bu bakımdan Ankara'da ve belki Türkiye'de tektir. Erdal'ı ve yayın kurulunu hiç kimse kutlamayacak olsa da.... Dost şimdi de J.L.Borges'in kitaplığını yayınlıyor. Babil Kitaplığı. Şimdiden ilk dört kitap yayınlandı bile. 100 kitap olacak. Her ay bir kitap. Koleksiyonun öyküsü kısa ve basit. İtalyan yayıncı F.M.Ricci, Borges'e diziyi sipariş eder. Dizi 1975-1985 arasında yayınlanır. Türkiye'de F.M. Ricci'nin yazdığı önsözle ve P'u SungLing'in 'Konuk Kaplan'ı ile başladı. Borges'in kitaplığına girmeye yüreğiniz var mı? Kör kurt J.L.Borges bir kitap sihirbazıydı. Buenos Aires'de Maip sokağındaki dairesinde kaç ayrı kitaplık hazırlamış olabilir? Arjantin'degazete bayilerine dağıtım yapan Hyspamerica, 1984 yılında Borges'e 'Kişisel Kitaplık' başlığını taşıyacak bir dizi hazırlanmasını önerdi. Mayıs '85'de kitapların yayını başladı.
Her hafta bir kitap! Magazin okuyacağınıza Gılgamış, Wilde ya da Kafka... Proje, 1986'da Borges'in ölümüyle yarım kaldı. Borges altmış altı önsöz yazdı. Kimisi ikişer ciltlik yetmiş iki kitap yayınlandı. Borges, 'Kişisel Kitaplık' dizisine yazdığı önsözde önemli laflar ediyor. Seçtiği metinlerin tümünün tanınmış olmadığını yazıyor. Nedeni ise açık. Ona göre, ünü dağıtan profesörler edebiyatın gelgitleri ve tarihleriyle ilgilenmekten güzelliği göz ardı ediyorlar. Bu ise okurun umurunda değil. Doymak bilmeyen merakıyla Borges, ünlü cümlesindeki gibi "okuma şerefine erdiği kitaplarla övünüyor." Yaşadıklarıyla değil. Ona göre, kitap 'kayıtsız evrende' şeyler arasında bir şey, ciltler arasında bir cilt. Ta ki okuruna ulaşana dek. Babil Kitaplığı'nı
gazete bayimizde görmeyi istemek çok mu ileri gitmek olur? 'Kayıtsız evren'den çıkıp okuruna ulaşsın diye.
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
|