Başıboşların zengin babasıTürkiye'de bir tekstil şirketinin sahibi olan İngiliz işadamı Robert Smith, Kemerburgaz çöplüğü yakınında kurduğu merkezde sahipsiz köpeklerin tedavilerini yaptırıyor. Smith, sokak köpekleri için milyarlar harcıyor EMEL ALPTEKİN
İSTANBUL - Kentler böyle devasa boyutlara ulaşmadan önce, bakkal kasap tarafından beslenen, hastalandıklarında mahallenin çocuklarının harçlıklarıyla veterinere götürülen eskinin 'arsa köpekleri' artık gerçek anlamda 'sahipsiz'. Sadece İstanbul'da sayıları 200 bine ulaşan cadde-otoyol köpeklerinin durumu vahim.
15 yıldır iş nedeniyle Türkiye'ye gelip giden İngiliz tekstilci Robert Smith sokak köpekleriyle yakından ilgili. Türkiye'de bir tekstil fabrikası bulunan Smith; Kemerburgaz çöplüğü yakınlarında kurduğu merkezde İstanbul sokaklarında dolaşan 200 bin kişilik dev ailenin 200-250 kadar üyesini ağırlıyor.
Sokaklara borcunu ödüyor İngiltere'de Cambridge yakınlarında güzel evinde, eşi, üç köpeği ve dört kedisiyle birlikte refah içinde yaşayan Robert Smith'i İstanbul'un sokak köpekleri neden ilgilendiriyor?
"1981'de İstanbul'a ilk kez geldiğimde çok sıska ve zavallı sokak köpekleri gördüm. Ama o zamanlar param yoktu ve açıkçası herkes gibi gözlerimi kapamıştım bu soruna. Ama son dört-beş sene içinde iyi para kazanmaya başladım. Ve bir şeyleri geri vermeye karar verdim kendimce. Çünkü başka ülkelere gidip ucuz işgücünü sömürüp geriye hiçbir şey vermemek adil değil."
Merkezde Kemerburgaz çöplüğü, Göktürk ve Beşiktaş'tan toplanan köpeklerin kuduz ve gençlik aşıları vuruluyor. Hastalar tedavi ediliyor, yetişkinler kısırlaştırılıyor. Sadece kaba inşaat için 13 milyar lira harcayan Smith, üç veteriner, beş bakıcı ve bir de gece bekçisinden oluşan personelin, tüm ilaç ve ameliyat masraflarının şimdilik tek finansörü. 'Şimdilik', çünkü merkezin faaliyetleri pek yakında yine Smith ve arkadaşları tarafından kurulan 'Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği'ne aktarılacak.
"Sahipsiz köpeklerle ilgili soruna ancak belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının el ele vermesiyle yanıt bulunabilir" diyen Smith, gereken koordinasyon kurulursa İstanbul sokaklarında üç yıl içinde sokak köpeklerinin sayısının azalacağı, beş yıl içindeyse hemen hemen hiç kalmayacağı görüşünde:
"Belediyeler, bizim önce insanların sorunlarını çözmemiz lazım, diyor. Ama bu sorun insanları da ilgilendirir. Sahipsiz köpekler, trafik kazalarına yol açıyor, hastalık yayıyor ve çocukları korkutuyor. Zaten belediyeler köpeklerle hiç 'ilgilenmiyor' değil. Şikâyetler çoğalınca köpekleri toplayıp Kemerburgaz çöplüğü gibi yerlere atıyor ya da zehirliyorlar. Zalimce olması bir yana etkili de değil bu. Çünkü İstanbul'un sokaklarında 200 bin köpeği besleyecek derecede çöp var ve 'temizlenen' bölgeye kısa süre sonra başka köpekler geliyor."
Kent sokaklarında vahşi doğadakinin benzeri bir sistem olduğunu söyleyen Smith, "Merkezdeki köpekleri sonsuza kadar kafesler içinde tutamayız. Amacımız tedaviden sonra onları isteyen birine vermek. Ama eğer böyle birini bulamazsak yeniden aldığımız yere bırakıyoruz. Her köpek beslendiği bölgeyi koruduğundan yaşadığı sürece o sınırlardaki köpek nüfusu sabit kalıyor. Merkeze gelip giden köpeklerin kulaklarında küçük bir işaret var. İnsanların aşılı köpeklerden korkmalarına gerek yok" diyor. Sokaktaki bir köpeğin ancak dört-beş yıl yaşadığını söyleyen Smith, ilaçlar ve ameliyat masrafları nedeniyle pahalı gibi görünse de İstanbul gibi büyük bir şehir için en etkili çözümün
böyle birkaç merkez kurmak olduğunu söylüyor. "Orta vadede
en ucuzu da bu" diye ekliyor.
Bundan bir buçuk sene önce Beşiktaş Belediyesi'nin kendilerine Ortaköy'de bir yer tahsis ettiğini söyleyen Smith, o günden bu yana Beşiktaş'taki 500 köpeğin aşılanıp kısırlaştırıldığını söylüyor. Ortaköy'deki bu merkez bugün Kemerburgaz'daki merkezin istasyonu olarak faaliyet gösteriyor.
Sahipsiz Hayvanları Koruma Derneği'yle iletişim kurmak isteyenler için tel: 274 63 64
|