Aşık'tan bu kadarÇakıcı ile görüşmesinin gerekçelerini açıklayan Aşık, 'Mafyayla mücadelede önemli bir savaşçı kaza kurşununa gitmiştir. Haksızlığa uğradım. Kırgınım' dedi... İSTANBUL - Alaattin Çakıcı ile yaptığı telefon konuşmalarından sonra milletvekilliği ve bakanlıktan istifa ettiğini açıklayan Eyüp Aşık, çetelere hiçbir zaman yardımının olmadığını söyledi. Aşık, Tekel Genel Müdürlüğü'ndeki basın toplantısında son cümlesini en başta söyleyerek sözlerine başlayacağını belirtti. Aşık şöyle devam etti: "Herkese sesleniyorum. Çetelere hiçbir zaman, hiçbir yardımım olmadı. Mafya ve çetelerle mücadele, siyasi hayatımın en öncelikli işlerinden oldu. Bunlarla ilgili çok az kişinin alacağı riskleri üstüme aldım.
Hepsinin düşmanıyım." Bir parlamenter olarak çetelerle mücadeleyi görev saydığını vurgulayan Aşık, PKK itirafçıları, Sabancı'nın katili, Çakıcı ile pek çok görüşmeler yaptığını ve aldığı bilgileri devlete yarar ümidiyle hep ilgililere aktardığını ifade etti. Kasetin bir komplo olduğunu iddia eden Aşık, kaseti televizyonları aracı yaparak kamuoyuna sunanların amaçlarının açık olduğunu ifade ederek, "Yılmaz'a, hükümete, Aşık'a savaş açtıklarını söylemişlerdir" dedi. Sadece Çakıcı'nın değil, yakalanan bütün çete üyelerinin kendilerine savaş açtığını ifade eden Aşık, şunları söyledi: "Bu çeteler bizim zamanımızda türemediler. Fakat bizim zamanımızda çökertildiler. Mafya son bir yılda en ağır darbeyi yedi. " Kendisinin Çakıcı'nın düşmanı olduğunu ifade eden Eyüp Aşık, reyting peşindeki medyanın Çakıcı'yı kahraman ilan ettiğini savundu.
Aşık, onun söylediklerinin ilk haber olarak değerlendirilip geniş yer bulmaya devam etmesi halinde her gün bir başka senaryoyla ortaya çıkacağını ileri sürdü.
Basına imada bulundu Aşık, "Çakıcı'nın açıklamalarıyla pek çok köşe yazarı, siyasetçi bunları önemli belge kabul ederek, onun istediği yere saldırmıştır. Çakıcı'nın tehditle kalemini kırdırdığı köşe yazarı bile bugün aslan kesilmiştir" diye konuştu. Mafya ile işbirliğine giren, iş sipariş eden, ihale alıp satan, korunma talep eden pek çok kişi bulunduğunu kaydeden Aşık, şunları anlattı: "Onları basının önemli noktalarındaki kişiler bilmektedir. İstifamdan önce bir buçuk gün düşündüm ve olayın değerlendirilmesini görmek için bekledim. Bu olayda suç yok, gayrı ahlaki bir şey yok. Ama bu şekilde devam ederse, kamuoyunun rejime ve parlamentoya olan güveni daha da sarsılabilir. Benden istenilen bakanlıktan istifa etmemdi. Milletvekilliğinden, bakanlıktan istifa ettim, DGM'den de hakkımda soruşturma açılmasını istedim. Çağrıldığımda dokunulmazlık zırhına bürünmeden ifade vereceğim,"
Çok büyük haksızlığa uğradığını söyleyen Aşık şöyle devam etti: "Bunun yarattığı çok büyük kırgınlık var. Mafyayla mücadelede önemli bir savaşçı kaza kurşunuyla kaybedilmiştir. Bu olayda basında çıkan haberler mafyayı özendirici tavırdır. Benim Çakıcı'ya yardım ettiğimi düşünenler, Çakıcı'ya yardım ettiklerinin farkında değildir. Türkiye'de mafya öyle kısa sürede kökünden kazınacak kadar yüzeysel değildir." Aşık, konuşmasının ardından, basının sorularını yanıtladı. Gazetecilerin 'abi'li konuşmalarla ilgili sorusu üzerine Aşık, "Çakıcı benimle görüşmelerinde bazıları için 'ablam', 'eniştem' diye bahsediyordu. Bunları önemsemiyordum. Ancak birisi size 'Ben size bağlıyım' ve 'abi' diye hitap etse, git kardeşim bana abi diyemezsin denilmez" yanıtını verdi.
Bu kasetlerin altı ay önce de var olduğunu öne süren Aşık, "Çakıcı ile diyaloğu kim kurdu?" sorusunu ise "Ben kendisini hiç aramadım. En çok altı-yedi kez konuştum. Mayıs, haziran ve temmuz aylarında konuştuk. Konuşmaya muhalefet döneminde başladım ve iktidar dönemindeyken de konuştuğumuzu hatırlıyorum. Beni ilk kez Türkbank'ın el değiştirmesiyle ilgili bir bilgi vermek için aradı. Hükümetten birisinin kendisinden 20 milyon dolar rüşvet istediğini söyledi. Bundan sonra yine beş-altı kez yine bilgi verdi. Örneğin Sabancı suikastına katıldığını söyleyen bir kişi beni arayarak, suikastta kullanılan silahın Susurluk'taki arabada çıkan silahlardan birisi olduğunu söyledi. 'Bunu tetkik edin' dedi. Bu bilgiyi verdikten 10-15 gün sonra Sabancı'nın katili yakalandı. Yeşil yaşıyor ve kullanılıyor dememden altı ay sonra bu da doğru çıktı" diye konuştu.
Aşık, Çakıcı'nın, ABD'ye giden Türk güvenlik güçlerinin elindeki belgelerin noksan olması nedeniyle, bu ülke yetkililerinin operasyona izin vermemesi sonucu ellerinden kaçtığını söyledi. Çakıcı ile hep telefonda görüştüğünü belirten Aşık, "Çakıcı şimdi de seninle hesaplaşmamız bitmedi' diye haber gönderiyor" açıklamasını yaptı. Aşık sözlerini şöyle tamamladı: "Beni en iyi anlayacak olan kişiler eşim, ailem ve Sayın Başbakan'dır. Bana 'İstifa etme' diyeceğini düşündüğüm için kendisine söylemedim. Kendisini aradığımda bana beklememi söyledi. 'Ben Türkiye'ye gelince konuşuruz' dedi. Affımı istedim. Kırgın olduğumu belirterek, sade bir vatandaş gibi kendimi savunacağımı ve aklayacağımı söyledim. Başbakan Yılmaz ısrar etse bile istifamdan vazgeçmeyeceğim." (Radikal)
|