En son dolandırıcılık yöntemleriGeçmişte Anadolu'dan gelen saf vatandaşlara Galata Köprüsü, Dolmabahçe Saat Kulesi gibi yerleri satan dolandırıcılar, artık yeni yöntemler geliştirdi. İşte polisin kayıtlarına geçen bazı dolandırıcılık hikâyeleri:EDİRNE - Tanıştıkları kişilere çocuklarını bırakarak güven kazanan Salih S. ile Belçikalı eşi Rita D'nin, 'İthalat ve ihracat işiyle uğraşıyoruz. Biraz para göndermemiz gerekiyor. Siz verin, alacağımız para gelince öderiz. Kızlarımız da biz gelene kadar sizin yanınızda kalsın' diyerek, birçok kişiyi dolandırdıkları belirlendi.
Edirne'de, bir köfteciye gelen dolandırıcı, "Sizin köftenizi çok beğendim. Arkadaşlarıma tavsiye edeceğim" diyerek, işyeri sahibinin kartvizitini aldı. Daha sonra beyaz eşya mağazasına giden dolandırıcı, "Bu dükkâna bir halı yıkama makinesi gönderin. Parayı orada ödeyecekler" diyerek kartviziti bıraktı. Sonra köftecinin sokağına giden dolandırıcı, siparişi getiren kişiye, "Nerede kaldınız? Ben parayı bir çocukla dükkâna gönderdim" diyerek makineyi aldı ve ortadan kayboldu. Bu yöntemle iki işyeri dolandırıldı.
'Seni sevdim abi..' Edirne'de, kahvehanelerde tanıştığı insanların güvenini kazanan bir kişi, "Eşimin altınlarını bozduracağım. Ancak, kuyumcular beni kandırır, gel birlikte gidelim" diyerek, kurbanıyla kuyumcuya gitti. Kuyumcuda, bileziğin '150 milyon lira ettiğini' bu kişinin duymasını sağlayan dolandırıcı, işyerinden çıktıktan sonra, "Ben seni sevdim. 150 milyon yerine 100 milyon ver altınlar senin olsun" dedi. Dolandırıcı, bu kişiye, sahtesiyle değiştirdiği bileziği sattı.
İki dolandırıcı gözlerine kestirdikleri bir işyeri önünde hasarlı trafik kazası yapmış gibi kavga etti. İçlerinden biri işyeri sahibine, "Hasara karşılık bana 50 milyon lira getirecek. Teminat için yanındaki 80 milyon liralık bileziği bırakacak" dedi. Dolandırıcı bir süre bekledikten sonra işyeri sahibine, "Benim gitmem lazım. Sen bu bileziği al, bana 50 milyon yerine 40 milyon ver" diyerek, gerçeği yerine sahte bileziği bırakıp gitti. Edirne ve Kırklareli'de fotoğrafçılara giderek, "Nişanlımın video görüntüsünü çektirmek istiyorum. Ancak tesettürlü olduğu için kamerayı küçük çocuk kullansın" diyen bir kişi çırakları lokantaya götürdü. Bu kişi, çıraklara "Sen yemeğe devam et, ben geleceğim" diyerek, kameralarla kayıplara karıştı. (aa)
|