|
|
|
Seçim korkusu etuncer@radikal.com.tr Uzunca bir süredir, toplumun bilinçaltına bir seçim korkusunun yerleşmiş olduğu gözleniyor. Seçimler demokrasilerin en vazgeçilmez gereği olduğuna göre, bu korkuyu doğuran nedenlerin ciddi bir biçimde sorgulanması gerekiyor.
Bu konudaki kaygıların birinci bölümü, ekonomiye dayalıdır. Yurttaş, esasen yeterince bozulmuş olan ekonomik dengelerin, seçim ekonomisi uygulamaları nedeniyle daha da bozulacağı endişesini taşımaktadır.
Seçime yönelik kaygıların ikinci bölümü ise siyasal niteliklidir. Toplumda yerleşik kanı, yeni seçimlerin, bugünkü siyasal tablodan çok da farklı sonuçlar vermeyeceği yönündedir. Böyle bir sonuç ise toplum için, bir yandan Fazilet Partisi'nin yeniden birinci sıraya gelmesi, bir yandan da istikrarsızlığın devamı anlamına gelmektedir.
Bu yazımızda, yalnızca siyasal istikrara yönelik kaygıları irdeleyeceğiz.
* * *
Bu ülkede 'liste usulü çoğunluk sistemi' uygulamasının ortaya çıkardığı sakıncalar üzerine, 'nispi seçim sistemi'ne geçilmiştir. 1960'lardan bu yana ülkemizde bu sistem uygulanmaktadır.
Nispi sistemin uygulandığı ülkelerde, bir partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğa sahip olması her zaman mümkün değildir. O nedenle bu ülkeler sık sık koalisyon hükümetleriyle yönetilmektedir. Ülkemizde de, Batı demokrasilerinde de bunun çokça örnekleri yaşanmaktadır.
Ülkemizde nispi seçim sisteminin uygulanmış olduğu ilk seçimler olan 1961'den bu yana 37 yıl geçmiş bulunuyor. Bu süre içerisinde:
* 9 genel seçim yapılmış, bu seçimlerden 2'sinde Adalet Partisi (1965 ve 1969 seçimleri), 2'sinde de Anavatan Partisi (1983 ve 1987 seçimleri) tek başına hükümet kuracak çoğunluğu yakalamışlardır. Diğer 5 seçim sonucunda ise hükümetlerin kurulabilmesi için koalisyonlara başvurma zorunluluğu doğmuştur.
* 1961'deki 1. İnönü Hükümeti'nden başlayarak günümüze kadar geçen 37 yıllık sürede kurulmuş olan hükümetlerin sayısı, tam tamına, 30'u buluyor. Bu hükümetlerin büyük çoğunluğu (21'i), koalisyon hükümeti biçiminde şekillenmiş ve bu koalisyonların toplam ömrü, 19 yılı aşkın bir süreye ulaşmıştır.
* * *
Görüldüğü gibi, siyasal yaşamımızın önemli bir bölümünü koalisyon hükümetleriyle birlikte geçirmiş bir toplumuz. Üstelik 1991 seçimlerinden bu yana, sürekli olarak koalisyon hükümetleriyle yönetilmekteyiz. O nedenle koalisyonlara alışmış olmamız gerekiyor. Kaldı ki, bugünkü siyasal tablo, -beğensek de, beğenmesek de- daha uzunca bir süre koalisyon gerçeğiyle bir arada yaşamamızı kaçınılmaz hale getirmektedir.
Unutulmamalıdır ki, bir ülkede siyasal istikrarın birden çok boyutu vardır ve hükümet biçimi - ne kadar önemli olursa olsun - bu boyutlardan yalnızca birini oluşturmaktadır.
Çözüm, seçim korkusuyla yaşamak yerine, koalisyonlara alışmak, diyalog, hoşgörü ve uzlaşma ortamını yerleştirmekten geçiyor. Uzun süredir koalisyonlarla yönetilen ve siyasal istikrar sorunu bulunmayan birçok Batı ülkesinin durumu,
bu konuda bize örnek olmalıdır.
|
Clinton Skandalı'nın tüm detayları Radikal-online'da...
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
Haftanın Kitabı
 The Microsoft File
Bu kitap Microsoft'un okunmasını istemediği kitap... İki kişilik bir maceradan yola çıkan firmanın milyarlarca dolar kâr eden ve ABD'yi bile ürküten tarih çizgisi, etkileyici bir üslupla bu 320 sayfalık kitapta toplanmış durumda. Sırlar, zaferler ve ezilenler... Satın almak için tıklayın. ($15.57)
Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor.
TIKLAYIN !
"Radikal neden değişti?"
|
|
|