Radikal-online   Yazarlar 26 Eylül 1998
Reklam

SON DAKİKA HABERLERİ


Konular

Ana Sayfa
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu


Sanal Meydan... Sizin Sayfalarınız...


Haftanın Albümü

Satın almak için tıklayınız...
City of Angels
Satın almak için tıklayınız


Türkiye'ye örnek

Çakıcı olayı üzerine kıyamet kopuyor. Ben bu tür olaylara ilişkin yazıları okuyamadığım gibi yazamıyorum da. Ne de olsa gerçek gazeteci değilim. 'Sıcak' haber bana çoğu kez eksik ve yanlış haber gibi geliyor.
Anlamak için olayın kendisine bakmak daha doğru bir yol sanki. Olay büyük sabıkalarından dolayı aranan birinin yakalanmış olması. Burada kimin yakaladığı önemli. Yakalananla geçmişte yakalamayanın birleşip yakalayan hakkında söyledikleri değil.
Şimdi başka bir konuya geçelim.
Gecikmiş yaz tatili için Bozcaada'dayım. Yüz yirmi beş yıllık bir evimiz var. Yirmi bir yıl dünyanın neresinde görev yaptıysam, ailemle birlikte tatil için buraya geldim. Bozcaada bizim için hep çok önemli oldu. Artık Türkiye için de önemli olmaya başladığını düşünüyorum.
Ada, sahillerimizdeki yapılaşmanın dışında kalabildi. Bunda, 1960'larda yazlık yaptırmış olan bazı Güzel Sanatlar Akademisi öğretim üyelerinin, bunların etkilediği Anıtlar Kurulu'nun ve adanın yönetiminde söz sahibi MGK Sekretaryası'nın katkısı oldu. Böylece adada kooparatifleşmeye imkân verilmedi, 400 civarındaki eski evin korunması ve yeni yapıların eski mimariye uyması büyük ölçüde sağlandı.
Ege'de yerleşik nüfusa sahip 160 civarındaki Yunan Adası'ndan 10-15'i gerçekten tarihi özelliklerini koruyabilmiş. Bozcaada, kuşkusuz bunlar içinde yıldız gibi parlayan bir Hydra, Mikonos ve ya Santorini olmaktan henüz uzak. Ancak son beş yıl içinde alınan mesafe küçümsenemez.
Başlangıçta Bozcaadalıların, kışın içinde yaşaması zor ve tamiri pahalı olan bu eski evleri pek sevmediğini, onarım formalitelerinin uzunluğundan da bıktıklarını hatırlıyorum. Onlar da çok katlı betonarme ve 'modern' binaları tercih ediyorlardı. Eski binaları savunanlar, bunların ilerde sağlayabileceği yararları izahta zorlanıyorlardı. Birkaç yerel mimarla yapı ustasının ısrarı yavaş yavaş etkili oldu. Kendisi de eskiden inşaatla uğraşmış olan Belediye Başkanı Mustafa Mutay'ın bu sonucun alınmasında büyük payı var. Mutay, sadece yeni binaların yasalara uygun olmasına çaba harcamadı. Festivaller düzenledi. Muhteşem kaleyi tamire başladı. İçinde bir müze kurdu. Sahilde bir park yaptı. Yanılmıyorsam Türkiye'de ilk kez bir yörede plastik torba kullanımı yasaklandı. Artık çöplükten çevreye torbalar uçuşmuyor.
Sonuç: İlk kez bu yaz adaya olağanüstü bir turist akımı oldu. İlginç olan, gelenlerin deniz, kum, Bozcaada çavuşu ve şarabından ziyade, mimari dokusu iyi korunmuş, yani karakterini muhafaza etmiş olduğu için Bozcaada'yı tercih etmiş olmaları. Bir başka deyişle, sözü geçen Yunan adalarında olanlar, şimdi de Bozcaada'da olmaya başladı.
Bundan sonra ne yapmalı?
Önce 'ne yapmamalı'dan başlayalım. Kooparatifçiliğe geçit vermemeye devam etmeli. Koylara büyük oteller yapılmamalı. Kasaba dışında şimdiye kadar titizlikle uygulanan yüz metrekareye beş metrekare inşaat sınırlaması sürmeli.
Ama daha da önemlisi, geçmişte yapılan hataları nasıl düzelteceğimizi düşünmeye başlamalıyız. Birçok evin penceresi standarttan geniş, serpme sıva kullanılmış, çatılar saçaksız ve Marsilya kremitiyle örtülü. Mütevazı bir kredi politikasıyla bu değişiklikler kimseye yük olmadan yapılabilir. Karakterini koruyan evler de uygun eşyalarla döşenirse kaliteli ve pahalı pansiyonculuk için daha da elverişli olurlar.
Adada gerçek sorun oluşturan binaların hepsi devlete ait. Hükümet binası, PTT, Ziraat Bankası, eski belediye ve lojmanlar, ne kadar beyaz badana yapılırsa yapılsın, ciddi biçimde tadil edilmedikçe mimari dokuya uyum sağlayamaz. Tek istisna, Kutlu Aktaş'ın kaymakam iken kale dibine yaptırdığı taş ilkokul.
En kötüsü ise 1996'da tüm direnmelerimize rağmen Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yasaları açık biçimde ihlal ederek yaptırdığı yazlık lojmanlar.
Kendi yasasını ve kuralını cezasız çiğneme hakkı Bozcaada'da da devlete ait.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu yazıyı doyurucu buluyorum --------------->
Bu yazıyı yeterli buluyorum -------------------->
Bu yazıyı yetersiz buluyorum ----------------->
Bu yazıyı taraflı buluyorum --------------------->


Clinton Skandalı'nın
tüm detayları
Radikal-online'da...


[Ana Sayfa]  [İnsan]  [Yaşam]  [Türkiye]  [Politika] 
[Yorum]  [Dış Haberler]  [Ekonomi]  [Borsa/Finans] 
[Spor]  [Kültür/Sanat]  [Arka Sayfa]  [Yazarlar]



Haftanın Kitabı

Bu haftanın kitabı...
The Microsoft File

Bu kitap Microsoft'un okunmasını istemediği kitap... İki kişilik bir maceradan yola çıkan firmanın milyarlarca dolar kâr eden ve ABD'yi bile ürküten tarih çizgisi, etkileyici bir üslupla bu 320 sayfalık kitapta toplanmış durumda. Sırlar, zaferler ve ezilenler...
Satın almak için tıklayın. ($15.57)


Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor.
TIKLAYIN !


"Radikal neden değişti?"



Yukarı Yukarı Çık
Geri Geri Dön



Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bilinen tüm tarayıcı, çözünürlük ve işletim sistemleri altında test edilmiştir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. İzin almadan kullanılması durumunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun elverdiği en yüksek ceza geçerli olacaktır.