Ayşegül vapurda, Hakkı Bey Rolling Stones'da, tabii Tuğrul Eryılmaz da İşte vaat ettiğim fotoroman karşınızda. Bu esnada memleketin hop oturup hop kalkması, ilan ettiğim mevzularımın dışında kaldığından, beni alakadar etmemektedir. Pazar'a: Mustafa Süzer Rolling Stones'da.
'Hakkı Bey su alıyor' Hakkı Bey, sahaya indi. Athena sahnede. Üstelik
bayağı iyiler. Etrafımızda gençler hoplayıp zıplıyorlar. Hakkı Bey su satın alıyor; su satan genç adam yoksa makyajlı mı? Geçenlerde Fulya televizyonda bir Zeki Müren filmine rastlamış. Zeki Müren, her zaman olduğu gibi ünlü sanatçı Zeki Müren rolündeymiş; lüks bir otelin havuz başında lükslük yapıyormuş. Bir cüce taklalar atarak gelip "Size telefon var Zeki Bey," diyormuş. Yani o otelin taklalar atarak telefonları haber veren cücesi durumları. Hayır, Hakkı Bey gençleri yadırgamıyor. Su satan genç adam makyajlı da olabilir, olmayabilir de.
'Hakkı Bey yağmura bozuk atıyor' A, yağmur çiseliyor. Hakkı Bey'in bej bir montu, bir de kasketi var. Hakkı Bey, çok bozuldu: Rolling Stones gecesi, yağmur ha! Şöyle bir yukarı doğru baktı. O geceki yağmurun imlası zayıfmış. Yağmur, "Şimdi yüzüme vuracak", dedi. İmlasını yani. Çekti gitti. Evet, Hakkı Bey yağmur meselesini de halletmişti. Yerimizdeyken, sahaya inmemizden önce ya da sonra yani, bana: "Ellerinde salladıkları kırmızı kartonlar ne?" diye sordu. Hani Rolling Stones'un ünlü dudakların arasından çıkarılmış dil işaretiymiş. Ben kör görmez uydurur misali: 'Türk bayrağı' dedim. Laik genç tugaylar Rolling Stones konserinde de cumhuriyete bağlılıklarını kanıtlamak istemişlerdir, diye düşünerekten.
'Hakkı Bey yeni yerinde bütün stada hakim' Ben Hakkı Bey'i korkunç yerimizden kurtarmanın kıvancı içindeyim. O, habire fotoğraflarını çekmemden, mahcup. Sonra benim için 'Konser boyunca bir kere bile yanıma uğramadı', filan yazıp kalbimi duman edecek. Oysa onu yerleştirdikten sonra üstüme iki demir kapı, kitlendi. Aramızda bu engeller olmasaydı, habire habire yanına gitmez miydim? Evet, aşağıda sahanın içindeyim. Ama aklım Hakkı Bey'de. Mick Jagger, siyah vokalistinin ayak parmaklarını emerken: "Eyvah", diyorum mesela, 'şimdi Hakkı Bey ne diyecek?' Hakkı Bey'in yanında oturan Yankees şapkalı adamın olayla hiçbir ilgisi yok. Ama o, bunun farkında değil.
'Mick'le başbaşa Tuğrul Eryılmaz "Sen bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" "Yok abi, ben sana Rolling Stones konserinde Tuğrul Eryılmaz'ı vereyim."
Tuğrul, hakikaten öyle mesuttu ki. Habire dans ediyor; habire şarkı sözlerini damardan haykırıyordu. Hele 'Gimme Shelter'da 'It's just a kiss away' diye haykırırken, onu görmek vardı. Ben onu fotoğraflarken: "Senin için kutsal bir şey yok mudur?" diye haykırdı. Hayır! Ben, o hayvanat bahçesinde çocuğu aslanın kafesine itip ASLAN ÇOCUĞU YEDİ diye haber yapan gazeteci tipindenim.
Bütün bu bambiler bir yana, Hakkı Bey'in: 'Kurt Cobain'in gelip geçtiği bir dünyada, artık Armani'ler içinde çöp adamlarla duygulanmak mümkün müdür? Heart Shaped Box'tan sonra 'Can't Get No Satisfaction'la içimiz hâlâ dalgalanabilir mi?' yargısına katılmamazlık, edemiyorum.
Haklısınız Hakkı Bey, Kurt Cobain'den sonra herkes ondan az, ondan az; üstelik' ayrılmak' nedir bilmiyorlar.
|