|
|
|
Türkiye yürekli savcı bekliyorDevlet Bakanı Eyüp Aşık ile Alaattin Çakıcı arasındaki telefon kayıtları, Çakıcı'nın adamlarınca ortaya yayılmadan önce 18 Haziran 1998 günü bu köşenin konusu olmuştuBir gazeteci için 'ben yazmıştım' demek, sevindirici bir şey. Olayla ilgili uzmanlığınızı, öngörünüzü ortaya koyuyor. İyi haber aldığınızı belgeliyor. Hele bu haber bir bakanın görevinden ayrılmasına kadar uzanacak bir olaylar dizisinin başlangıç noktasını oluşturuyorsa, kıymeti daha da büyüyor.
İstifa eden Devlet Bakanı Eyüp Aşık ile Çakıcı arasındaki telefon kayıtları, Çakıcı'nın adamlarınca ortaya yayılmadan önce bu köşenin konusu olmuştu.
İşte 18 Haziran 1998 günü 'Mafyanın Kökleri Devlette' başlığıyla bu köşede dile getirdiklerimiz:
"Alaattin Çakıcı ile Tarık Ümit aynı zamanlarda MİT'e başvuran ve 'bizden yararlanılsın' diyen iki kişi. Tarık Ümit öldürüldüğünde MİT'in elemanı idi. Kadro derecesi de, diğer bilgileri de mahkeme dosyalarında duruyor. Kaçırılıp öldürüldüğünde, çetelerle özdeşleşmişti. Kendisini kaçırıp öldürenlerle birlikte pek çok olaya karıştığı biliniyor. Bize göre içinde bulunduğu cinayet şebekesinin paylaşamadığı paraları ya da sırları yüzünden öldürüldüğü kesin.
Çakıcı ise MİT içinde hep birilerinin korumasında idi. Ankara'da arandığında dönemin Emniyet Müdürü Mehmet Ağar ile Çiftlik Lokantası'nda yemek yiyip teslim oldu. İstanbul'a kadar, Ankara'dan gelen MİT'çiler kendisine refakat etti. Bugün de aynı koruma ve kollamanın
'ağabeylik' düzeyinde bazı adlarla devam ettiği kesin. Yurtdışından birkaç telefonla sağladığı bütçe neredeyse 3-4 milyon doların altına düşmüyor.
Şimdi soralım bakalım; bugünlerde meydanlarda bu düzenden en çok yakınan Sayın Tansu Çiller, iktidarı sırasında can düşmanı bellediği Çakıcı'yı neden yakalayamamış? Yurtdışına Çakıcı'nın yakalanması için gönderdiği daire başkanı düzeyindeki devlet görevlilerinin son dakika opeasyonunu kim engellemiş?
Özel görevli memurların Amerika'da olduğunu saptadıkları, hatta 20 metre yakınına kadar sokuldukları halde Çakıcı'yı niçin yakalayamamışlar? Niçin bu kişilere geri çekilin talimatı verilmiş?
Birilerinin elini kolunu tutan şey, sakın ola ki Çakıcı'nın sağ ele geçirilip konuşturulması korkusu olmasın?
Düzen yerine önce şu kafaları değiştirmeye ne dersiniz?
Politikacılarımız, bugün çok üst düzey makamlarda oturan siyasi liderlerinin adlarını da verdikleri telefon konuşmalarında, mafya gruplarının liderlerine selam ve saygıda kusur etmiyorlar.
'Aman kendine dikkat etsin. Yakalanmasın' demekten kendilerini alamıyorlar. Sonra da o telefon konuşmalarının kasetleriyle yapılan şantajlara boyun eğiyorlar.
Korkunun krallığı Ankara'yı esir alıyor, İstanbul'da taht kuruyor. Banka alınıp satılmasından, adalet dağıtmaya kadar her şey babalardan soruluyor.
Babaların iktidarı pekişiyor. Adalet can çekişiyor."
Şimdi yazılanlar belgelendi. Ankara bugünlerde çetelere karşı daha net. Korkaklığını attı. Ama bakan deviren olaylar karşısında hep geri çekilmesi ile ünlü Ankara'da, bu olay geri çekilmenin değil, aksine ileri fırlamanın işareti olmalı.
Bakın Çakıcı olayına; Çakıcı neredeyse ilah olacak. Kimse bu adam katil zanlısı, mafya babası demeyecek yakında. Herkes siyasi sonuç peşinde. Olayları unuttuk bile. Buna kanmamak lazım. Çakıcı, konuştuğu anda çözülecek cinayetler var.
Türkiye'nin nasıl haraca bağlandığı gerçeği var. Çakıcı hep siyaset zemini üzerinde oynamayı tercih ediyor. Çünkü kurtuluşu bunda görüyor. Bütün umudunu Türkiye'yi siyaseten karıştırmaya bağlamış. Oysa Çakıcı'nın boyunu aşan dosyalar aydınlanmak için onu bekliyor. Türkiye değil bakan, cumhurbaşkanı feda etse bu fırsatı kaçırmamalıdır.
Çakıcı'nın iş dünyasındaki kuryeleri kimlerdir? Spor dünyasında bulunan kuryeleri ne işlerde kullanılmıştır? 'Büyük Kulüp' mafyası ne demektir? Eskiden kimlerin elindeydi, şimdi kimler etkili olmaktadır? Bunun Çakıcı ile ne alakası vardır? Siyaset dünyasından Çakıcı için araya giren kuryeler kimlerdir? Çakıcı'nın ballandıra ballandıra anlattığı cinayetlerin dosyalarında karartılan deliller var mıdır? Bunlar nelerdir? Susurluk sürecinin doruğunda bu soruların yanıtları verilmelidir. Artık geri dönüş olamaz.
Olaylara sadece siyaset penceresinden bakmayı yeğleyen Meral Akşener, Kanal D ekranlarında dün akşam yayınlanan kaset sonrasında ne yapacaktır?
Çakıcı'nın iddiası odur ki Akşener, İçişleri Bakanı iken bir yakını aracılığıyla kendisine haber yollayıp 'kaçsın' demiş.
Şimdi Akşener, Kanal D'den sonra açıkladığı Aşık-Çakıcı ses kasetini kim aracılığıyla elde ettiğini, Çakıcı veya yakınlarıyla kendisi arasında dolaylı veya doğrudan bir ilişkinin bulunup bulunmadığını açıklamalıdır. Çünkü hiçbir şey gizli kalmıyor. Bu anlamda Eyüp Aşık'ın istifa kararı ve sonrasındaki mücadele kararlılığı takdire değerdir.
Türkiye bir yol ayrımına gelmiş durumdadır. Bu noktada mafyaya, siyaseti yönetme şansı tanınmamalıdır.
Olaylarla ilgisi ortaya çıkan siyasetçiler politik sahneden temizlenmeli, ama asıl işin, güvenlik birimleri ve yargıda çözüleceği göz ardı edilmemelidir.
Çakıcı, 'Hükümet devirmek istiyorum' diye bağırıyor. Mafya hükümeti devirememelidir. Yargı derhal görevini yerine getirip acil soruşturmalar açmalıdır. Mafyanın şantaj kasetleri temizlik harekâtının hızlanmasına araç olmalıdır. Mafyanın köklerini devletten, siyasetten, yaşamdan söküp atmak adaletin görevidir. Adalet seyrederse meydan Türkiye'de seçim yatırım yapmak isteyenlere kalır. Pisliğin üstü cilayla örtülür, Türkiye'nin yüreğine kurt düşer. Buna izin vermeden İtalya örneğinde olduğu gibi savcılar temizlik harekâtına başlamalıdır. Türkiye üç yürekli savcı ile yargıç bekliyor. Adalet'in çelik tokadının tam sırasıdır.
|
Clinton Skandalı'nın tüm detayları Radikal-online'da...
|
[Ana Sayfa]
[İnsan]
[Yaşam]
[Türkiye]
[Politika]
[Yorum]
[Dış Haberler]
[Ekonomi]
[Borsa/Finans]
[Spor]
[Kültür/Sanat]
[Arka Sayfa]
[Yazarlar]
|
|
|
|
Haftanın Kitabı
 The Microsoft File
Bu kitap Microsoft'un okunmasını istemediği kitap... İki kişilik bir maceradan yola çıkan firmanın milyarlarca dolar kâr eden ve ABD'yi bile ürküten tarih çizgisi, etkileyici bir üslupla bu 320 sayfalık kitapta toplanmış durumda. Sırlar, zaferler ve ezilenler... Satın almak için tıklayın. ($15.57)
Sohbet odamız sizlere kapılarını sonuna kadar açıyor.
TIKLAYIN !
"Radikal neden değişti?"
|
|
|