Radikal-online   Yazarlar 10 Ekim 1998
Reklam

SON DAKİKA HABERLERİ


Konular

Ana Sayfa
İnsan
Yaşam
Türkiye
Politika
Yorum
Dış Haberler
Ekonomi
Borsa/Finans
Spor
Kültür/Sanat
Arka Sayfa
Yazarlar
Hava Durumu


Sanal Meydan... Sizin Sayfalarınız...


Bir banka uğruna...

ismet.berkan@radikal.com.tr
Alaattin Çakıcı'nın yakalanmasının ardından yaşanmakta olanları, ortaya çıkanları dikkatle takip ediyorsanız, bütün gelişmelerin eninde sonunda gelip bir bankanın ele geçirilmesine dayandığını da fark ediyor olmalısınız.
Banka sahibi olmak, Türkiye'de insanların statüsünü bir anda yükselten bir şey. Alaattin Çakıcı, bunu bir seferinde Erol Evcil'e çok veciz biçimde itiraf ediyor: "Gökdelenin tepesinde olmak var, gecekonduda oturmaya devam etmek var."
Her gün kara parayla uğraşıyorsanız bir bankaya fena halde ihtiyacınız var demektir. Mesela öldürülen 'kumarhaneler kralı' Ömer Lütfü Topal her gün inanılmaz miktarlarda kara parayla uğraşıyordu ama bir bankası yoktu. O yüzden bir sürü bankada yüzlerce değişik isim altında şirket hesaplarını yürütmeye çalışıyordu. O yüzden parasının hesabını bilemiyordu. O yüzden varlık
içinde yokluk çekiyordu. Oysa bankası olsa, bunların hiçbiri başına gelmeyecekti belki de.
Banka sahibi olmak, daha önce kimsenin yüzüne bile bakmadığı insanları birden hükümet seviyesine çıkartıyor Türkiye'de. Çünkü Türkiye'nin en büyük kara para kullanıcılarının başında siyasi partilerimiz geliyor. Seçim dönemi harcamaları hiçbir biçimde şeffaf olamadığı için partilerin ve tek tek adayların nereye ne kadar para harcadıklarını bir tek Allah biliyor. Bu paraların kaynağını ise partiler Allah'tan bile gizli tutmaya çalışıyorlar. Seçim dönemlerinde çok büyük miktarlara
ulaşan bu paraların kullanımında bankalar sizinle işbirliği yapmıyorsa işiniz çok zor demektir. İşte o yüzden, banka sahibi olduğunuzda iktidarla ve potansiyel iktidarlarla birden içli dışlı hale gelirsiniz.
Bankalar Kanunu'nun kötü duruma düşen bankalarla ilgili ünlü
64. maddesinin Türkiye'de banka sahiplerinin lehine kullanılmaya başlanması hep son dönemlerin ürünü.
Birbirinin içine fazlasıyla geçmiş bir sistemden söz ediyorum. Çakıcı buradaki sansasyonel unsur aslında. Emlakbank'ın 80'lerin başından itibaren servet transferi yaptığı gruplar ve o grupların hepsinin bugün en az bir bankaya sahip olduğu bilinmeyen bir şey değil. Türkiye'deki bütün karanlık, çetevari ilişkilerin ya önünde ya arkasında mutlaka bir banka var.
Tabii burada Türkiye'nin saygın, büyük bankalarından söz etmiyorum. Söz konusu olanlar, çoğunlukla isimlerini bile doğru dürüst bilmediğimiz küçük bankalar.
Dün Özal ve Çiller aileleri, bugün hükümetin bazı bakanları sözünü ettiğim banka ilişkilerini sürdürüyor. Özel uçaklar, tekneler bakanların kara kaşı kara gözü için tahsis edilmiyor.
Bugün yaşadığımız bütün tartışmalar, bir zamanlar reklam sloganları kimsenin dilinden düşmeyen, dağıttığı anahtarlıklar herkesin
anahtarını süsleyen Türk Ticaret Bankası'nın bir zamanlar içinde bulunduğu durumla ilgili.
Özel kişilerin elindeki özel bir banka olan Türkbank'ın düşürüldüğü durum içler acısı ve hazin. Bu banka etrafında dönenler hakkında bir kitap yazılabilir ve bu kitap inanın Türkiye'nin son 8-10 yılını nice tarih kitabından çok daha iyi anlatır.
Geçmişte ünlü 64. madde kapsamına girdikten sonra büyük ölçüde Hazine kontrolüne giren banka,
o dönem Hazine'yi istediği gibi kontrol edebilen siyasi iktidarın oyun sahasına döndürüldü.
İşte bu dönemde Erol Evcil gibi yakın zamana kadar kimsenin adını bile bilmediği asker kaçağı bir işadamı bu bankadan, bankayı batma noktasına getirecek kadar çok miktarda karşılıksız kredi alabildi.
Kâr amacıyla çalışan, ekonomik verimlilik ilkelerine bağlı hiçbir banka Erol Evcil'e bu kredileri vermezdi, ama devreye giren siyasi iktidar (ve Alaattin Çakıcı) bu paraların verilmesini sağladı.
Çakıcı dediğiniz eli silahlı bir suçlu. Polis, o ve onun gibileri her zaman yakalar. Önemli olan Çakıcı gibilerin sistem içinde at oynatmasının önüne geçilmesi. Bunun yolu da, finans sisteminin siyasi baskıların dışına çıkartılmasından, partilerin mali ilişkilerinin şeffaflaşmasından geçiyor.
Konu uzun, devam edeceğiz.
H H H
Yarın, Türkbank'la ilgili yaşanan olayların göbeğine yerleşen bir isimin, geçen yıl Alaattin Çakıcı tarafından kurşunlatılan Adil Öngen'in olayları nasıl anlattığını okuyacaksınız bu köşede.

RADİKAL ONLINE OKUR ANKETİ
Bu yazıyı doyurucu buluyorum --------------->
Bu yazıyı yeterli buluyorum -------------------->
Bu yazıyı yetersiz buluyorum ----------------->
Bu yazıyı taraflı buluyorum --------------------->


[Ana Sayfa]  [İnsan]  [Yaşam]  [Türkiye]  [Politika] 
[Yorum]  [Dış Haberler]  [Ekonomi]  [Borsa/Finans] 
[Spor]  [Kültür/Sanat]  [Arka Sayfa]  [Yazarlar]



Abonelik Formu
Radikal-online'a ücretsiz olarak abone olup, yeniliklerden anında haberdar olmak istiyorsanız, lütfen aşağıya e-mail adresinizi yazınız


"Yeter Artık, beni de dinleyin!"

Sesinizi duyurun!
Detayları için tıklayın...




Yukarı Yukarı Çık
Geri Geri Dön



Bu konuya ait haber listesine dönmek için tıklayınız

Görüş ve düşüncelerinizi webadmin@radikal.com.tr adresine yazabilirsiniz. Bilinen tüm tarayıcı, çözünürlük ve işletim sistemleri altında test edilmiştir. RADİKAL-Online sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları SİMGE Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz. İzin almadan kullanılması durumunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun elverdiği en yüksek ceza geçerli olacaktır.